X

Psikolojik rahatsızlıkları kökünden çözmenin yöntemi: Bilişsel davranışçı terapi

Psikolojik bir rahatsızlık yaşadığımızda, ilaç alarak bundan hemen kurtulabileceğimiz yanılgısına kapılırız. Özellikle depresyon söz konusu olduğunda, hele etrafımızda anti-depresan kullanan birileri varsa, ilaç isimleri de havada uçuşur. Oysa, tıpkı diğer sağlık sorunları gibi, psikolojik sorunlarda da doktor tavsiyesi olmaksızın ilaç kullanmak çok sakıncalı olacağı gibi; sadece ilaç tedavisi ile psikolojik bozuklukların iyileşmesi de mümkün değildir. İlaç kullanmak kişinin mutsuzluk, endişe ve kaygı duygusunun yoğunluğunun azalmasını sağlasa da, kişinin düşünce yapısını değiştirmediği için sıkıntılarda kalıcı çözüm sağlamaz. Bazı kişiler ilaç kullandıkları halde olumsuz duygu durumu yaşamaya devam edebilirler.

Bilişsel davranışçı terapi kişinin düşünce yapısının, algılarının ve olayları yorumlayış şeklinin, duygusal tepkilerini ve davranışlarını belirlediği kuramına dayanır. Bu doğrultuda terapideki amaç, kişinin olumsuz ve işlevsel olmayan düşüncelerini yeniden yapılandırmak ve yerine gerçekçi ve olumlu düşünce şeklini getirmektir. Bu şekilde kişinin duygu ve davranışlarının değişmesi sağlanır.

Bilişsel davranışçı terapi kısa süreli, planlı, yapılandırılmış bir psikoterapi türüdür. Bu terapinin etkinliği bilimsel kanıtlarla desteklenmiştir.

Bilişsel davranışçı terapide ne yapılır?

Kişinin hayatında sorun olarak gördüğü konular belirlenir. Bu sorun alanları, ilişki alanı, sosyal yaşam ve iş yaşamı, ailevi sorunlar olarak değerlendirilebilir. Kişi ile terapistin iş birliği içinde belirledikleri sorunlar doğrultusunda çalışmaya başlanır.

Ne kadar sürer?

Bilişsel davranışçı terapi yapılandırılmış bir terapi türü olduğundan, ilk seanstan itibaren terapinin hedefleri ve amaçları belirlenir. Kişinin öyküsü alındıktan ve sorunlar belirlendikten sonra hedeflere yönelik çalışmaya başlanır.

İlk görüşmeler birer hafta ara ile yapılır, kişi iyi hissetmeye başlayınca görüşmelerin arası açılır. Zamanla görüşmelerin sıklığı azalır. Belli bir değişim ve gelişme sağlandıktan sonra, belirli aralıklarla kontrol görüşmeleri yapılır.

Terapi ne zaman etkisini göstermeye başlar?

İlk görüşmeden itibaren soruna dair farkındalık başlar ve neler yapılacağı belirlenir. Yani iyileşme süreci ilk görüşmede başlar. Birkaç seans sonra kişinin düşüncelerindeki yeniden yapılandırma ile birlikte kişideki duygular değişmeye başlar.

Terapi sürecinde danışan neler yapar?

Bilişsel davranışçı terapinin davranışçı bölümünde kişinin hayatında işlevini bozan davranışların değiştirilmesi için çalışılır. Kişinin uyumsuz davranışları tespit edilir ve yerine uyumlu davranışların konulması için adımlar atılır. Bu amaçla sorunu belirleyebilmek için kişiye ”ev ödevleri” verilir. Bu ev ödevleri üzerinde çalışılarak, danışanın uyumsuz davranışları belirlenmiş olur. Bundan sonraki amaç bu uyumsuz davranışların yerine hangi davranışların konacağının üzerinde çalışmaktır.

Bilişsel davranışçı terapi ile hangi alanlarda çalışılır?

Bilişsel terapinin uygulandığı pek çok psikolojik alan vardır. Depresyon, obsesif- kompulsif bozukluk, kaygı bozuklukları, panik atak, sosyal fobi, hipkondriya (ciddi fiziksel bir hastalığa yakalanmakla ilgili duyulan kaygı) bilişsel davranışçı terapinin çalışma alanlarındandır.

Pek çok bilimsel araştırma, bilişsel davranışçı terapinin psikolojik bozuklukların iyileşmesinde çok etkin bir tedavi yöntemi olduğunu göstermektedir. Sadece ilaç tedavisi ile aşılabilecek bazı durumlar olsa da kişinin düşünce yapısında kalıcı bir değişikliğe gidilmeksizin uygulanan tedaviler, rahatsızlığın tekrarlamasını engellemeyecektir. Dahası bazı kişiler ilaç kullandıkları halde olumsuz duygu durumu yaşamaya devam edebilirler.

Bilişsel davranışçı terapide terapistin amacı kişinin düşünceleri ve inançlarını yeniden yapılandırarak, duygu ve davranışlarında kalıcı bir değişmeye yol açmaktır. Kişinin düşünce sistemindeki değişiklik ve seanslar içinde kendisi ile ilgili fark ettikleri ile kişi bir süre sonra kendi kendisini daha iyi tanır ve sorunlarla daha kolay bir şekilde baş edebilmeye başlar.

Uzman Klinik Psikolog Romina Kuyumcuoğlu: Romina Kuyumcuoğlu // Uzman Klinik Psikolog - Haliç Üniversitesi Psikoloji lisans eğitiminin ardından aynı üniversitede Klinik (Uygulamalı) Psikoloji yüksek lisansı yaparak uzmanlık eğitimini tamamladı. Akademik eğitimlerin yanı sıra çeşitli kurum ve enstitülerden mesleki eğitimler aldı. Bunlar arasında Bilişsel Davranışçı Terapi, Aile ve Çift Terapisi eğitimleri bulunmakta. Kuyumcuoğlu, bireysel psikoterapilerin yanı sıra çeşitli grup çalışmalarında yardımcı terapistlik yapmaktadır. Türk Psikologlar Derneği üyesidir. http://www.rominakuyumcuoglu.com/

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale