X

Psikolojik destek alma ihtiyacına temelden giriş: Psikolog kimdir?

Yıllardır psikologlar olarak mesleki tanım konusundaki ihtiyacımız sanıyorum son zamanlarda daha da zorunlu hale geldiğini hissettiğimiz bir konu olmaya başladı. Artık bizler bu boşluktan faydalanmaya çalışanları tespit ettikçe hem mesleğimizin değeri hem de ruh sağlığı alanının ve insan sağlığının önemi için gereken müdahalede bulunuyoruz.

Peki ya alanda çalışmayan ve bir ruh sağlığı profesyoneline gitmek isteyenler “gerçek” psikoloğa nasıl ulaşabilecekler? Bu ayki yazımın amacı sadece tanımlama yapmanın ötesinde varolan bu boşluğu bilgilenme sayesinde hep birlikte kapatabilmektir.

Ruh sağlığı alanında çalışan kalabalık bir ekip bulunmaktadır. Psikoloji bilimi çok yönlü bir disiplin olup  hizmet ettiği tek mecra elbette ki ruh sağlığı alanı değildir. Ben ise sadece çalışma alanımın sınırları içerisinde bulunan tanımlamalara yer vermeye çalışacağım.

Psikolog kimdir?

Psikologlar; üniversitelerin ilgili fakültelerinden 4 yıllık Psikoloji lisans bölümünü tamamlayan kişilerdir.  Psikoloji biliminin bir çok alt dalı bulunmaktadır. Adli psikoloji, deneysel psikoloji, klinik psikoloji, bilişsel psikoloji, gelişimsel psikoloji, evrimsel psikoloji, sosyal psikoloji ve daha başka alt alanları da bulunmaktadır. Tüm bu alanları insana, doğasına ve davranışlarına farklı yollardan ilerleyerek ulaşırken aynı zamanda birbirlerini de beslerler.

Psikologlar faaliyet gösterdikleri kurumların gerekliliklerine bağlı olarak almış oldukları sertifika eğitimleri çerçevesinde:

  • Birey ve/veya yakınları ile görüşme ve gözlem yaparlar, kuruma uyumlarına yardımcı olurlar. Eğitimini almış olduğu psikolojik girişimleri yürütürler
  • Objektif ve tarama test uygulamalarını yürütürler ve rapor hazırlarlar
  • Psikolojik destek, rehabilitasyon ve psiko-eğitim çalışmaları yürütürler
  • Koruyucu Ruh Sağlığı Hizmetlerine katkıda bulunurlar
  • Hizmet içi eğitim programlarının düzenlenmesinde ve uygulanmasında görev alırlar
  • Alan çalışmalarına katılırlar
  • Araştırma ve incelemelerde görev alırlar.
  • Psikologlar, yukarıda sayılan görevlerini diğer meslek elemanlarıyla işbirliği içinde yürütürler.

(TÜRK PSİKOLOGLAR DERNEĞİ TANIMLAR KOMİSYONU RAPORU)

*** Sadece lisans eğitimini tamamlamış bir kişi eğer terapi eğitimi ya da yüksek lisansı yoksa psikoterapi hizmeti veremez.

Klinik psikologlar; psikoloji lisans eğitimlerinin üzerine klinik psikoloji alanında yüksek lisanslarını tamamlayan kişilerdir.  Bilim ve teori klinik bilgi üzerinde şekillenerek fonksiyonel olmayanı ve patolojik olanı tespit edebilme ve üzerinde çalışabilme yeterliliği kazandırır.

Psikoterapistler; geçerliliği olan bir terapi ekolünün eğitimini almış ve süpervizyon sürecini tamamlamış olan kişilerdir. Bu terapi eğitimleri arasında Bilişsel Davranışçı Terapi, Psikanalitik Terapi, Varoluşcu Psikoterapi yaygın kullanılan terapi ekolleri arasında bulunmaktadır.

Pedagog/ Çocuk psikologları; en çok kafa karıştıran unvanlardan biri de pedagogtur. Çocukları için uzman desteği almak isteyen ebeveynler pedagog arayışına geçmektedir ancak şu ayrım önemlidir; 1982’den beri Türkiye’de pedagoji alanında bir lisans eğitimi verilmiyor. Maalesef çocuk gelişimi bölümü mezunları kendilerini pedagog olarak tanımlayıp tedavi yapabiliyorlar ancak bu tamamen usulsüz bir durum. Çocuklar için tedavi hizmeti veren kişilerin çocuk odaklı klinik psikoloji mezunu olmaları ya da çocuklarla terapi üzerine eğitim almış olmaları gerekmektedir.

Herhangi bir sebeple psikolojik destek almak insan sağlığı için bir ihtiyaçtır ve bu ihtiyaç doğrultusunda kime gitmeniz gerektiğini bilmek ise bir haktır. Bunun için kişinin eğitimlerine yönelik bilgilendirilme isteyebilirsiniz.

Dilan Üzgün: İzmir Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nü yüksek onur derecesi ile bitirdikten sonra aynı üniversitede Aile Danışmanlığı eğitim programını tamamladı ve “aile danışmanı unvanını kazandı. Şu anda Ege Üniversitesi Madde Bağımlılığı Yüksek Lisans programında tez aşamasındadır. Akademik eğitimlerinin yanı sıra MMPI, WISC-R gibi psikolojik değerlendirme ve “Kanser Hastalarında Psikoterapi Uygulamaları” eğitimlerini aldı. Çalışmalarında Şema Terapi, Sanat Terapisi, Bilişsel Davranışçı Terapi yaklaşımını kullanmaktadır. Halen İzmir Terra Psikolojik Danışmanlık Merkezi’nde yetişkin, çift ve ailelere danışmanlık hizmeti vermektedir. Türk Psikologlar Derneği üyesidir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale