X

Popüler anti-aging takviyeleri: Hangi takviye ne işe yarıyor?

Yaşlanma “hayatta kalma ve doğurganlık için gerekli fizyolojik fonksiyonların zamana bağlı bozulması” olarak tanımlanabilirken, çoğu insanın yavaşlatmak istediği bir süreçtir. Yaşlanmanın başlıca nedenlerinden bazıları, serbest radikaller olarak bilinen reaktif moleküllerin neden olduğu birikmiş hücresel hasar ve hücresel bölünmede önemli bir rol oynayan kromozomların uçlarında bulunan yapılar olan telomerin kısalmasıdır.

Yaşlanma kaçınılmaz olsa da, insan ömrünü uzatmak ve yaşlanma sürecini yavaşlatmak yıllardır bilimsel araştırmaların odak noktası olmuştur. Bu araştırmalar sayesinde bilim insanları, yaşlanma sürecini yavaşlatmak ve yaşa bağlı hastalıkları önlemek için doğal yollar arayanların takviye olarak alabileceği yaşlanma karşıtı özelliklere sahip çok sayıda madde tanımladılar. Ancak bu listenin çok kapsamlı olmadığını ve farklı birçok takviyenin de kişiye özel vitamin ve mineral eksikliklerine göre yaşlanma karşıtı etkileri olabileceğini unutmayın.

İşte yaşlanma karşıtı özelliklere sahip popüler takviyeler…

1. Kurkumin

Zerdeçaldaki ana aktif bileşik olan kurkuminin güçlü antioksidan potansiyeline atfedilen güçlü yaşlanma karşıtı özellikleri vardır. Hücresel yaşlanma, hücreler bölünmeyi bıraktığında ortaya çıkar. Yaş aldıkça, yaşlanmayı ve hastalığın ilerlemesini hızlandırdığına inanılan yaşlanan hücreler birikir.

Araştırmalar, kurkuminin, hücresel yaşlanmayı geciktirmeye yardımcı olan ve uzun ömürlülüğü destekleyen sirtuinleri ve AMP ile aktive edilmiş protein kinaz (AMPK) dahil olmak üzere bazı proteinleri aktive ettiğini göstermektedir. Yemeklerinizde zerdeçal tozu kullanarak, zerdeçal kökü ile çaylar tüketerek veya kurkumin takviyesi alarak kurkumin alımınızı artırabilirsiniz.

2. EGCG

Epigallocatechin gallate (EGCG), yeşil çayda konsantre edilmiş bir polifenol bileşiğidir. Bazı kanserlerin yanı sıra kalp hastalığı gibi diğer sağlık risklerini azaltmada faydalı olan özelliklere sahiptir.

EGCG’nin sağlıklı özellikleri arasında, yaşa bağlı hastalık gelişimine karşı koruma yeteneği vardır. EGCG, hücrelerdeki mitokondriyal fonksiyonu geri yükleyerek ve AMP ile aktive olan protein kinaz sinyal yolu (AMPK) dahil olmak üzere yaşlanmada yer alan yolaklara etki ederek yaşlanmayı yavaşlatabilir. Her gün 1-2 kupa yeşil çay içerek bu antioksidandan yararlanabilirsiniz.

3. Kollajen

Kollajen, cilt yaşlanması görünümünü azaltması nedeniyle son dönemlerin en popüler desteklerinden biri oldu. Cildinizin yapısını korumaya yardımcı olan cildin ayrılmaz bir bileşenidir. Yaşlandıkça kollajen üretimi yavaşlar ve kollajen kaybıyla ciltte kırışıklıklar gibi yaşlanma belirtileri hızlanır.

Bazı araştırmalar, kollajen takviyesinin kırışıklıklar ve kuru cilt de dahil olmak üzere yaşlanma belirtilerini azaltabileceğini göstermektedir.

Örneğin 72 kadında yapılan 2019 tarihli bir çalışma, 12 hafta boyunca günde 2,5 gram kollajen içeren bir takviyenin -biyotin de dahil olmak üzere diğer bazı bileşenlerle birlikte- alınmasının cilt hidrasyonunu, pürüzlülüğünü ve elastikiyetini önemli ölçüde iyileştirdiğini göstermiştir. 114 kadında yapılan bir başka çalışma, 8 hafta boyunca 2,5 gram kollajen peptid ile tedavinin göz kırışıklıklarını önemli ölçüde azalttığını ve ciltteki kollajen seviyelerini artırdığını bulmuş.

Bu sonuçlar umut verici olsa da birçok kollajen çalışmasının, çalışma sonuçlarını etkileyebilecek kollajen ürünleri üreten şirketler tarafından finanse edildiğini unutmamakta fayda var. Bu konuda size doktorunuz başta olmak üzere diyetisyen ve eczacı gibi sağlık profesyonelleri destek olacaktır.

4. CoQ10

Koenzim Q10 (CoQ10) vücudunuzun ürettiği bir antioksidandır. Enerji üretiminde önemli bir rol oynar ve hücresel hasara karşı korur. Araştırmalar, CoQ10 seviyelerinin yaşlandıkça azaldığını ve bununla birlikte takviyenin yaşlı bireylerde sağlığın belirli yönlerini iyileştirdiğini göstermiştir.

Örneğin, 443 yaşlı yetişkinde yapılan bir çalışma, 4 yıl boyunca CoQ10 ve selenyum takviyesinin genel yaşam kalitesini iyileştirdiğini, hastane ziyaretlerini azalttığını ve fiziksel ve zihinsel performansın bozulmasını yavaşlattığını göstermiştir.

CoQ10 takviyeleri, yaşlanma sürecini ve yaşa bağlı hastalıkların başlangıcını hızlandıran serbest radikallerin ve diğer reaktif moleküllerin birikimi ile karakterize bir durum olan oksidatif stresi azaltmaya yardımcı olur.

Takviye konusunda mutlaka doktorunuza danışın; ne kadar, nasıl ve hangi dozda kullanmanız gerektiği konusunda sizi yönlendirecektir. Bazı takviyeler yaşlanma sürecini yavaşlatıp uzun ve sağlıklı bir yaşamı teşvik edebilir.

Kurkumin, kollajen, CoQ10 gibi takviyeler araştırma çalışmalarında yaşlanma karşıtı etkiler sağladığı gösterilen maddelerden sadece birkaçıdır. Selenyum, alpha lipoik asit, omega-3 gibi birçok takviye yaş alma sürecinde destekçiniz olabilir.

Bununla birlikte bazı takviyeler yaşlanmayı yavaşlatmaya yardımcı olabilse de, uzun ömürlülüğü ve genel sağlığı teşvik etmenin en iyi yolu, sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenerek düzenli egzersiz yapmak ve stresi yönetmek gibi sağlıklı bir yaşam biçimi benimsemek olmalıdır.

İlginizi çekebilir: Kadınlar besin takviyesi almalı mı: Ne zaman ve ne için vitamin kullanılmalı?

Diyetisyen Müge Bozok: 2008 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden başarı ile mezun oldu. Türkiye’nin ilk Tıp Merkezi İntermed’de kariyerine başladı, bu merkezde çeşitli branşlarda doktorlar ile hastalıklarda beslenme tedavisi, sağlıklı beslenme, obezite tedavisi, adölesan çağı beslenme eğitimleri, hamile ve emzirme döneminde beslenme gibi birçok alanda çalıştı. 2011 - 2017 yılları arasında Prof. Dr. Osman Müftüoğlu’nun kurucusu olduğu Yaşasın Hayat! Kliniğinde mesleğine devam etti. Diyetisyenlik mesleğinin yanı sıra sağlıklı yaşamın yapıtaşları olan beslenmenin ve egzersizin vazgeçilmez olduğunu düşünerek, uluslararası çeşitli eğitimlerden geçerek profesyonel olarak pilates eğitmeni oldu. 4 senelik profesyonel pilates eğitmenliğinin yanı sıra çok sevdiği yoga seanslarının ileri seviyesine giderek çeşitli yoga eğitimlerinde katılıp “Yoga Alliance” sertifikasını almaya hak kazandı. 2017 yılında ise mesleki bilgi ve tecrübesiyle danışanlarına ve öğrencilerine daha kapsamlı hizmet verebilmek için “Revita” isimli kendi beslenme danışmanlık ve pilates - yoga stüdyosu yaşam merkezini kurmuştur.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale