X

Popülarite kazanan DEHB yönetimini pratik ve etkili bir hale getiren girişimler

Yeni nesil girişimler, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunu (DEHB) tedavi edilecek bir rahatsızlıktan ziyade yönetilebilir bir nöroçeşitlilik formu olarak değerlendiriyor. Bu girişimler, oyunlaştırma teknolojisinden robotiğe kadar uzanarak DEHB yönetimini kolaylaştırıyor. Bu yazımızda, hem yatırımcılar hem de diğer paydaşlar arasında hızla popülarite kazanan beş DEHB girişimini derinlemesine inceliyoruz.

Inflow

2020’de kurulmuş olan Inflow, DEHB yönetimine yardımcı olan bilim temelli bir mobil aplikasyon geliştiriyor. Bu girişim, faaliyetlerini yürütürken DEHB klinisyenlerinden ve psikologlarından kapsamlı destek alıyor.

Inflow, hem App Store hem de Google Play’den indirilebilen bir uygulama sunuyor. Bilişsel davranışçı terapiye dayanan bu uygulama, anksiyete, erteleme, dürtüsellik ve kaçınma gibi modüllerde hizmet veriyor. Kullanıcılar, uygulamadaki tipik zorlukları hedefleyen içerikler aracılığıyla DEHB davranışlarının farkına varabiliyorlar. Öğrenme ve strateji geliştirme temelli uygulama, profesyonel psikoterapi veya ilaç tedavisi yerine geçmiyor. Bir diğer yandan, sağlık hizmeti sağlayıcıları uygulamayı hastalara önererek iş yüklerini hafifletiyorlar ve hasta bakımını iyileştiriyorlar.

Seri A finansmanda bulunan Inflow, son yatırım turunda 13.6 milyon dolarlık bir yatırım alarak toplam fon miktarını 16.8 milyon dolara ulaştırdı. Girişim, aplikasyonunu her gün kullanan kişilerin üretkenlik, organizasyon, kaygı ve beslenme gibi konularda pratik beceriler geliştirdiğini belirtiyor.

Joon

2021 kuruluşlu Joon, DEHB’li ve otizm spektrumundaki çocukları merkeze yerleştiriyor. Bu girişim, çocuklara özel bir davranış geliştirme uygulaması sunuyor.

Joon, DEHB yüzünden günlük rutinlere ve görevlere odaklanamayan çocukların sağlığına yoğunlaşıyor. Girişimin hem App Store hem de Google Play’de mevcut olan aplikasyonu, 6-12 yaş arasındaki çocuklar için günlük işleri eğlenceli hale getiriyor. Bu uygulamada günlük görevleri tamamlama motivasyonunu ve odaklanma becerisini artıran video oyunları bulunuyor. Ebeveynler, oyunlaştırma teknolojisine dayanan uygulama aracılığıyla çocukları için görevler atayabiliyorlar. Aynı zamanda, çocukların tamamladığı görevler günlük, haftalık ve aylık olarak takip edilebiliyor. Buna ek olarak, uygulama çocukların günlük rutine sadık kalması için hatırlatmalar gönderiyor. Sanal bir evcil hayvanla küçük bireylerin ilgisini çeken aplikasyon, temelde odaklanma becerisini geliştiriyor.

Bir milyondan fazla aile tarafından tercih edilen Joon, 6.8 milyon dolarlık bir toplam fon miktarına sahip. Ebeveyn raporları, girişimin uygulaması sayesinde çocuklarla yapılan tartışmalarda %73 oranında ve iş aksatıcı davranışlarda da %30 oranında azalma olduğunu gösteriyor.

HeySTU

Kaynak: heystu.io

2025’in Nisan ayında kurulan HeySTU, robotiğin DEHB yönetimi üzerindeki çarpıcı etkisini somutlaştırıyor. Bu girişim, sevimli robotuyla ön plana çıkıyor.

HeySTU, DEHB yönetimini destekleyen bir masa arkadaşı geliştiriyor. Bu küçük robot, bir sohbet robotu olup hatırlatıcı görevi görüyor. Ayrıca, bu robotun kullanıcılar için görevleri yönetilebilir parçalara böldüğünü ve zamanı planladığını da belirtmeliyiz. Günün her saatinde sohbet edilebilen robot, yargılayıcı olmayan tutumuyla kullanıcılara her daim desteklendiklerini hissettiriyor. Şu anda Google Calendar ve WhatsApp ile entegre olabilen robot, ön sipariş aşamasında bulunuyor.

HeySTU, son yatırım turunda 120 bin dolarlık bir yatırım alarak toplam fon miktarını 140 bin dolara yükseltti. Girişim, geleneksel mobil uygulamalara fiziksel bir alternatif sunarak DEHB deneyimlerini iyileştirmeyi amaçlıyor.

Numo

2022 kuruluşlu Numo, DEHB’li yetişkinlere yönelik mobil bir aplikasyon geliştiriyor. Bu uygulama, DEHB planlayıcısı olarak tanıtılıyor.

Numo, yapay zeka destekli mobil uygulamasıyla görev planlamayı, kişisel bakım rutinini, alışkanlık takibini ve kişisel gelişimi kolay ve eğlenceli bir hale getiriyor. Erteleme alışkanlığından üretkenliğe kadar birçok özelliğe odaklanan bu aplikasyon, DEHB’li yetişkinlerin günlük rutinlerinden keyif almasını sağlamayı amaçlıyor. Uygulamadaki oyunlaştırılmış görev sistemi, ev temizliği ve ders çalışma gibi günlük işleri eğlenceli görevler haline getiriyor. Kullanıcılar, yapılacaklar listelerini tamamlayarak puan toplayabiliyorlar ve ödül kazanabiliyorlar. Bununla birlikte, uygulamada zaman yönetimi, insan ilişkileri ve planlama gibi temalar üzerine kurulu bilgilendirici içerikler de bulunuyor. Etkileşimli ögeler barındıran bu içerikler, kullanıcıların DEHB’i bilinçli bir şekilde yönetmelerine yardımcı oluyor.

Numo, geliştirdiği mobil uygulamanın kişisel bir koç, görev yöneticisi ve arkadaş işlevi gördüğünü belirtiyor. Girişimin aplikasyonu, App Store ve Google Play aracılığıyla indirilebiliyor.

NVOX

Kaynak: nvox.com

2023’te kurulmuş olan NVOX, DEHB teşhisine yoğunlaşan bir girişim olarak karşımıza çıkıyor. Bu girişim, yapay zeka destekli tanı çözümleri sunuyor.

NVOX, DEHB değerlendirmesini ev ortamında yapmayı sağlayan dijital bir platform geliştiriyor. Lisanslı psikologlar tarafından denetlenen bu platform, bir klinisyenin DEHB tanısı için tamamladığı görevleri daha hızlı ve objektif bir şekilde yerine getirebiliyor. Kullanıcılar, ilk önce platforma kayıt oluyorlar ve bir test tamamlıyorlar. On yaşından küçük çocukların ebeveynleriyle testi tamamlaması öneriliyor. Daha sonra, girişimin alanında uzman psikologları ile yirmi dakikalık çevrim içi bir görüşme gerçekleştiriliyor. Bu görüşmeden sonra da kullanıcılara yaklaşık kırk sayfalık detaylı bir rapor iletiliyor. Bu rapor, Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı’na dayanan tanıları, davranışsal gözlemleri ve önerileri içeriyor. Kullanıcılar, üç gün içinde kendilerine iletilen değerlendirme raporunu ilgili kişiye/birime teslim ederek profesyonel desteğe ulaşabiliyorlar.

NVOX, ilerleyen yıllarda disleksi ve diskalkuli gibi öğrenme güçlüklerinin teşhisine de odaklanacağını belirtiyor. Girişim, şu anda Amerika’nın kırk yedi eyaletinde hizmet veriyor.

Kaynak: TechCrunch, VentureRadar, F6S, PitchBook

İlginizi çekebilir: Yakın zamanda yatırım almış olan mental sağlık girişimleri

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.



Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale