X

Pelvik taban hastalıklarına dair tüm merak edilenler

Pelvik taban, vücudumuzda çoğu zaman fark etmediğimiz ama sağlığımız için kritik bir rol oynayan bir bölge. İdrar kaçırmadan kabızlığa, cinsel işlev bozukluklarından kronik ağrılara kadar birçok sorunun kaynağı pelvik taban hastalıkları olabiliyor. Bu alandaki yanlış bilgileri düzeltmek ve sıkça merak edilenleri netleştirmek için Amerikan Hastanesi Pelvik Taban Hastalıkları Merkezi Sorumlusu Genel Cerrahi Doç. Dr. Serkan Zenger konuyu şu şekilde ele alıyor:

Doç. Dr. Serkan Zenger

Pelvik taban hastalıkları nelerdir? Hangi problemler bu başlık altında değerlendirilir?

Pelvik taban hastalıkları, leğen kemiği içindeki organları (mesane, bağırsaklar, rahim gibi) destekleyen kas ve bağ dokusundaki sorunlardır. İdrar kaçırma (üriner inkontinans), dışkı kaçırma (fekal inkontinans), kronik kabızlık ve dışkılama güçlükleri, pelvik organ sarkması (prolapsus), cinsel fonksiyon bozuklukları ve kronik pelvik ağrı gibi problemler bu başlık altında değerlendirilir.

Kimler pelvik taban hastalıkları açısından risk altındadır? Yaş, cinsiyet veya yaşam tarzı faktörleri etkili midir?

İleri yaş, kadın cinsiyet, çok sayıda doğum yapmış olmak, obezite, kronik kabızlık, ağır kaldırma, kronik öksürme, bazı genetik yatkınlıklar ve geçirilmiş pelvik bölge cerrahileri risk faktörlerindendir. Hareketsiz yaşam tarzı pelvik taban kaslarını yeterince kullanamamaya bağlı olarak risk oluştururken, yoğun fiziksel aktiviteyle pelvik taban kaslarının fazla kullanılması da  risk faktörlerinden biridir. Bu risk faktörlerine sahip kişilerin pelvik taban sağlığına daha fazla özen göstermesi oldukça önemlidir.

Tedavi yöntemleri nelerdir? Cerrahi dışı çözümler mümkün mü? (Okuyucuların en merak ettiği konulardan biri…)

Pelvik taban hastalıklarının tedavisi kişiye özeldir, yani hastalığın türüne, şiddetine ve hastanın genel sağlık durumuna göre değişiklik gösterebilir. Birçok pelvik taban hastalığında cerrahi dışı tedavi yöntemleri önemli bir yer tutar ve bazı durumlarda tek başına bile yeterli olabilir. Bunların başında kilo verme, sağlıklı beslenme, yeterli sıvı alma, sigarayı bırakma, kabızlığı önleme, dışkılama ve mesane eğitimi gibi yaşam tarzı değişiklikleri gelir. Pelvik taban egzersizleri (Kegel), biofeedback ve elektriksel stimülasyon gibi yöntemlerle pelvik taban kasları güçlendirilebilir. İlaç tedavileri de kabızlık, idrar veya dışkı kaçırma durumlarında kullanılabilir. Cerrahi dışı yöntemlerden fayda görülmediğinde, özellikle ileri düzeyde pelvik organ sarkması, dışkılama güçlüğüne neden olabilecek anatomik sorunlar, şiddetli idrar veya dışkı kaçırma gibi durumlarda cerrahi tedavi tercih edilebilir.

Pelvik taban kaslarını güçlendirmek mümkün mü? Ofis hayatı, uzun süre oturmak veya hareketsiz yaşam tarzı pelvik taban sağlığını nasıl etkiler?

Evet, pelvik taban kasları diğer kaslarımız gibi egzersizlerle güçlendirilebilir. Özellikle “Kegel egzersizleri” olarak bilinen bu kasları kasıp gevşetmeye yönelik özel egzersizler düzenli olarak yapıldığında oldukça etkilidir. Ofis hayatının getirdiği uzun süreli oturma veya genel olarak hareketsiz bir yaşam tarzı pelvik taban kaslarının yeterince aktif olmamasına ve zamanla zayıflamasına, pelvik bölgedeki kan dolaşımının azalmasına, pelvik organlara ve dolayısıyla pelvik taban kaslarına sürekli bir baskı uygulanmasına ve bağırsak hareketlerinin yavaşlamasına neden olarak pelvik taban sağlığını olumsuz etkileyebilir.

Günlük stresin pelvik taban sağlığı üzerinde bir etkisi var mı? Meditasyon veya nefes egzersizleri bu kas grubu için faydalı olabilir mi?

Kronik stres durumunda, vücudun farklı bölgelerindeki kaslar gibi pelvik taban kasları da sürekli olarak gergin kalabilir. Bu durum pelvik taban kaslarında spazmlara ve kronik pelvik ağrıya, mesane ve bağırsakların fonksiyonlarını olumsuz etkileyerek idrar veya dışkı kaçırma sorunlarına, cinsel ilişki sırasında ağrıya (disparoni) ve orgazm güçlüğüne yol açabilir. Meditasyon veya nefes egzersizleri sinir sistemini sakinleştirerek stres hormonlarının azalmasına, vücudun farklı bölgelerindeki kasların gevşemesine, kişinin kendi vücudunu daha iyi tanıyarak vücut farkındalığının artmasına yardımcı olur ve dolaylı olarak pelvik taban sağlığına olumlu katkıda bulunabilir. Bu tür uygulamalar, pelvik taban sorunlarının önlenmesi ve yönetilmesinde bütünleyici bir yaklaşımın parçası olarak değerlendirilebilir.

Pelvik taban sağlığı sadece kadınları mı ilgilendirir? Erkeklerde bu bölgeyle ilgili problemler yaşanır mı?

Pelvik taban sorunları genellikle kadınlarla ilişkilendirilse de, erkeklerde de beklenenden sık görülür. Ne var ki, pek çok erkek bu konudaki rahatsızlığını dile getirmekte zorlandığı için teşhis süreci uzamaktadır. Erkeklerde de idrar ve dışkı kaçırma, kronik pelvik ağrı, kabızlık ve dışkılama güçlükleri, sertleşme sorunu (erektil disfonksiyon) veya erken boşalma gibi pelvik taban sağlığını ilgilendiren şikayetler olabilir. Erkeklerin de pelvik taban sağlığı konusunda bilinçlenmesi ve herhangi bir sorun yaşadıklarında bir uzmana başvurmaktan çekinmemesi gerekmektedir.

Yoga, pilates gibi farkındalık temelli egzersizler pelvik taban kaslarını destekler mi? Özellikle önerdiğiniz bir egzersiz türü var mı?

Pelvik taban kaslarının varlığını ve nasıl çalıştığını da anlamamıza yardımcı olan yoga ve pilates, aynı zamanda core bölgesini (karın, sırt ve pelvik bölge kasları) güçlendirerek bu kasların dayanıklılığını artırır. Pelvik bölgedeki gerginliği azaltıp esnekliği artırırken, doğru duruş ve nefes alışkanlıkları kazandırarak da dolaylı yoldan pelvik taban sağlığını destekler. Özellikle nefesle senkronize yapılan ve pelvik taban kaslarını aktif eden pozisyonlar faydalı olmakla birlikte, tek bir egzersizden ziyade, düzenli ve bilinçli yapılan tüm vücut egzersizleri önemlidir. Bunun yanı sıra yogada “çömelme pozu”, “köprü pozu” ve “bağlı açı pozu”, pilateste ise “pelvik taban kasılmaları”, “köprü hareketi”,” kuş-köpek hareketi”, “bacak ve topuk kaydırma hareketleri” önemli egzersizlerdendir.

Pelvik taban hastalıkları hakkında toplumda konuşulmayan ya da yanlış bilinen şeyler var mı? Bu konuda bilinçlenmek isteyen okuyucular için ne önerirsiniz?

Evet, pelvik taban hastalıkları hakkında toplumda yeterince konuşulmayan ve maalesef yanlış bilinen pek çok şey mevcut. “Sadece yaşlıların sorunu olduğu”, “kadınlara özgü bir durum olduğu”, “hamilelik veya doğumun kaçınılmaz sonucu olduğu”, “utanç verici ve konuşulmaması gereken bir konu olduğu” gibi bazı yanılgılar insanların bu sorunları yaşamalarına rağmen ne yapacaklarını bilememeleri nedeniyle tedaviye başvurmalarını geciktirebiliyor. Bu konuda bilinçlenmek isteyen hastalara güvenilir kaynaklardan bilgi edinmelerini, sağlıklı yaşam tarzını benimselerini, pelvik taban egzersizlerini öğrenmelerini, bu tür sorunlar yaşıyorlarsa açık olup konuşmaktan çekinmemelerini ve de sorunların çözümü için sabırlı olmalarını öneririm.

İlginizi çekebilir: Pelvik taban kaslarını güçlendirmek neden önemli? Nasıl güçlendirilir?

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale