X

Pasif agresif davranışların farkına varma ve mücadele etme yöntemleri

“Pasif agresif” davranışın ne olduğunu gerçekten biliyor musunuz? Peki, iş arkadaşları veya çiftler arasındaki pasif agresif davranışları tespit etmenin neden çok zor olduğunu biliyor musunuz?

Pasif agresif davranış modeline sahip olan kişiler, belli durumlar karşısındaki öfkelerini baskılamayı tercih ederler çünkü çatışmadan korkarlar. Bu durumda öfke duygusu başka şekilde, daha pasif yollarla ortaya çıkar.

Hepimiz zaman zaman pasif agresif davranışlar sergiliyoruz. Gerçek şu ki her ne kadar sonuçlarından nefret etsek bile pasif agresif davranışları durdurmak pek de kolay olmayabiliyor. Öfkemizi ve kızgınlığımızı doğrudan olmayan şekilde ifade ettiğimizde, pasif agresif davranış sergilemiş oluyoruz. Ve sonra bu döngü devam ediyor. Alttan alta büyüyen öfke, aslında başka bir şey kastederken farklı bir şekilde ortaya çıkar, bu durum duyguların daha fazla dolaylı yoldan ifade edilmesine neden olur.

Pasif agresif davranış genelde kin duyma veya iş birliği karşısında huysuzluk etme şeklinde kendini gösterir. Pasif agresif davranış sergileyen kişi, kendisinden bekleneni yapar ancak huysuz davranışlar sergiler veya kendisinden isteneni layıkıyla yerine getirmez. Ancak yakınlarımız, sevdiğimiz kişiler, arkadaşlarımız pasif agresif davranış sergilediklerinde, onların bu davranışı için kendimize bir bahane üretmeyi ve gerçeği reddetmeyi seviyoruz. Böyle durumlarda pasif agresif davranışı fark etmek pek de kolay olmuyor. Ancak bunun farkına varabilir, pasif agresif davranışın zehir döngüsünü kırabilir ve ilişkilerinizi daha sağlıklı bir zemine oturtabilirsiniz. İşte pasif agresif davranış döngüsünü kırmanızı sağlayacak yöntemler:

1. Pasif agresif davranışı olabildiğince erken fark edin

Pasif agresif davranış döngüsünün en tehlikeli noktalarından biri, bu davranışa maruz kalan tarafın başka duyguların, yorgunluk hissinin etkisinde kalması ve bu davranışı fark edememesi.

2. Karşınızdaki kişiyle anlaşma yapın

Karşınızdaki kişiyle açık açık anlaşma yaptığınızda, her iki taraf da birbirinden bekleneni daha iyi anlamış olur.

3. Kendi öfkenizin farkına varın

Bazen pasif agresif davranış sergileyen kişi, karşısındakinin öfkelenmesini, bağırıp çağırmasını ve sonunda programı yaratan kişi olarak görülmesini isteyebilir. Bu yüzden çatışma istemediği için kendi öfkesini açığa vurmaktan kaçınabilir. Siz böyle durumlarda öfkenizi dağıtmak için yapabileceğiniz her şeyi yapın ve daha sonra bu döngünün dışına çıkın. Unutmayın, bir oyun oynamak için en az 2 kişi gerekir. Eğer siz oyundan çıkarsanız, karşınızdaki de bunu devam ettiremez.

4. Agresif değil ama kendinizden emin olun

Olayları ve fikirlerinizi açıkça ortaya koymaktan çekinmeyin. Karşınızdaki kişinin davranışının, sizin üzerinizdeki etkisini fark etmesine izin verin.

5. Talepleriniz ve beklentileriniz konusunda net olun

Eğer karşınızdaki kişiden bir şey yapmasını istiyorsanız, bunu net bir şekilde ifade ettiğinizden emin olun. Eğer karşınızdakinden özel bir teknik kullanmasını istiyorsanız, bunu açıkça söyleyin. Taleplerinizin karşılanmaması durumunda sonuçların ne olacağına dair açık ve net olun.

6. Kendi sınırlarınızı bilin ve açıkça ifade edin

Kendi sınırlarınızı bildiğiniz sürece, pasif agresif döngüden uzak durabilirsiniz.

7. Kendi sorumluluklarınızı üstlenin, geri kalanı yüklenmeyin

Kendi hatanız olan veya kendi payınıza düşen şeylerin sorumluluğunu üstlenin. Gerekirse özür dileyin ve davranışınızı değiştirin. Özür dilemenin, sadece bu davranışı değiştirdiğiniz zaman işe yarayacağını unutmayın. Ancak her şeyin sorumluluğunu üstlenmek için kendinizi baskı altında da hissetmeyin.

8. Unutkanlığı bir mazeret olarak kabul etmeyin

Sizin için önemli olan şeyleri açıkça ifade edin ve karşınızdaki kişiye bunu hatırlatın.

9. Eğer pasif agresif davranış sergileyen sizseniz, bunun farkına varın

Eğer pasif agresif davranışı sergileyen sizseniz, karşınızdaki kişi sizi bu konuda uyarmıyorsa bile işleri kendi başınıza yoluna koymaya çalışın.

10. Sorumluluğu paylaşın

Pasif agresif döngüsüyle mücadele etmek zor olabilir. Bunun her zaman bilinçli bir seçim olmadığını kabul edin. Pasif agresif davranışla mücadele etmek istiyorsanız, bu önerileri sık sık aklınıza getirin.

 

Kaynaklar:
PsychCentral
Psychology Today

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale