X

Partneriniz narsistse: Toksik ilişkilerden çıkmak neden kolay değildir?

Önceki yazımda toksik ilişkinin tanımını yapmış ve ilişkinizin toksik olup olmağını değerlendirebilmeniz için bazı ipuçları vermiştim. Toksik ilişkinin tanımını tekrar yapmak gerekirse; besleyici, geliştirici ve destekleyici olması gereken yerde, kötü hissettiren ve hayatınızı her anlamda olumsuz etkileyen ilişkiler toksiktir. İlişki artık sizi mutlu etmek yerine, sizi geriyor ve hatta belki korkutuyordur. Pasif agresif davranışlara, manipülasyona, şiddete (sözlü veya fiziksel) maruz kalıyor olabilirsiniz ve sınırlarınız ihlal edilebilir. Bu tablo toksik ilişki içindeki kişi için oldukça ağırdır, dolayısıyla bu tarz ilişkileri fark etmek ve ilişkiyi bitirmek de pek kolay olmayabilir.

Toksik ilişkide zorbalık ve kötüye kullanım görülür. Bu davranışlar iki taraftan da gelebilmekle beraber genellikle zorba tek bir taraftır. Zorba taraf narsistik kişilik bozukluğu özellikleri barındırıyorsa, zorbalığa maruz kalan taraf için ilişkiyi bitirmek daha zordur. Zorbalığa maruz kalan kişi kimi zaman yaşadığı ilişkinin sağlıksız olduğunu fark eder, kimi zaman da fark etmez. İki senaryoda da kişi kendini içinden çıkılması zor bir durumda bulur. Bunun başlıca sebepleri ise; kendini suçlamak (hatanın kendinde olduğunu düşünmek) ve partnerin aslında o kadar kötü olmadığına inanmaktır.

Benim yüzümden oldu: Özgüveniniz azalır

Tartışmalar yaşandığında narsist partner hatasını kabul etmek yerine hatayı karşı tarafa yükler. Örneğin; “Öfkelenmem senin hatandı“, “Eğer bu cümleyi kurmasaydın sorun çıkmazdı” gibi sürekli karşı tarafı suçlayıcı bir tavır sergiler. Sağlıklı ilişkilerde olması gereken, kişinin hatalı olsun veya olmasın kendini ifade ederken partnerini suçlamaması ve kötü hissettirmemesidir.

Kimin nerede hatası olduğu taraflarca saygılı bir şekilde konuşulabilir. Fakat bu konuşmada eğer taraflardan biri sürekli kendini haklı çıkarma ve suçu karşısındakine atma çabasında ise narsist bir partner ve toksik bir ilişkiyle karşı karşıyasınızdır. Kendinizi sürekli suçlu hisseder, başta suçsuz olduğunuzu bilseniz de bir süre sonra “gerçekten benim hatam” demeye başlarsınız. Bu durum da ilişkinin sağlıksızlığını fark etmenizi ve ilişkiyi sonlandırmanızı zorlaştırır.

“Aslında o kadar da kötü biri değil”

Hiçbir insan tamamen kötü ya da tamamen iyi değildir. Partneriniz de iyi ve kötü özellikleri taşır. Fakat narsist partnerle birlikte olan kişi, sürekli suçlanmanın da etkisiyle birlikte karşısındakinin iyi özelliklerini yüceltmeye başlar. Örneğin: “Bana bağırdı ama gerçekten çok öfkeliydi. Yoksa yapmazdı. Üstelik geçen gün benim için kahvaltı hazırladı” gibi düşüncelerle partnerinin “aslında o kadar da kötü olmadığına” kendini inandırmak ister. Birincisi, başta da dediğim gibi partner zaten “tamamen” kötü değildir. İkincisi zorbalığa maruz kalan taraf suçu kendinde sanmaktadır. Bu iki sebepten sürekli karşı tarafı aklama, onun hareketlerine mazeret bulma çabası olur. Ayrıca partnerin aslında ne kadar zorba olduğunu fark etmek de kişi için ağır bir yıkım olacaktır. Bu yüzden kişi, bu farkındalıktan kaçmaya çalışır.

Bu ilişkilerin kolay olmadığını bilin ve yardım almaktan çekinmeyin. Bir ilişkiyi sonlandırmak zordur ama toksik bir ilişkiyi sonlandırmak ve aşmak çok daha da zordur. Daha fazla paylaşım için Instagram hesabımı da takip edebilirsiniz.

Web sitemi ziyaret etmek için hemen tıklayabilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Toksik bir ilişki içinde olabilir misiniz: 7 soruyla ilişkinizi değerlendirin

Cansu Varol: Boğaziçi Üniversitesi'nde lisans eğitimini tamamladıktan sonra Klinik Psikoloji Programı’nda yüksek lisansını tamamlayarak uzmanlığını almıştır. Bu süreçte birçok danışmanlık merkezinde psikoterapist olarak görev yapmıştır. Halen yetişkinler için bireysel danışmanlık yapmakta ve psikoterapi uygulamalarında Bilişsel Davranışçı Terapi, EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme) ve Şema Terapi ekollerini kullanmaktadır. Ağırlıklı olarak travma, stres, depresyon, panik bozukluk, yeme bozuklukları, obsesif kompulsif bozukluk, anksiyete bozuklukları ve ergenlik dönemi sorunları üzerinde çalışmaktadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale