X

Panik atak ve tedavisi

Nefessiz kalacağım.

Buradan çıkamayacağım.

Kalp krizi geçireceğim.

Bayılırsam ne olur?

Kalbim çok hızlı çarpmaya başladı.

Kapıya yakın bir yerde oturmalıyım.

Şimdi delireceğim.

Tüm bu cümleler panik atak yaşamanın belirtileridir. Panik atak, herhangi bir nedene bağlı olmaksızın ortaya çıkan ve bir kısım fiziksel tepkileri tetikleyen ani ve şiddetli korku ve kaygı durumudur. Bu durumda kişi, kendini durumla baş edemeyecek kadar çaresiz ve güçsüz hisseder.

Panik ataklar herhangi bir yerde meydana gelebilir; metro, alışveriş merkezleri, açık alanlar, uçak vb. Bazı insanlar hayatlarında bir kez atak yaşayabilirler; ancak insanların önemli bir kısmı da tekrarlayan ataklar yaşarlar. Ataklar özellikle sadece belirli yerlerde kendini gösterebilir, örneğin; toplu taşıma araçları, alış veriş merkezleri. Panik atak yaşayan kişiler genellikle atağın yeniden gerçekleşmesi korkusu nedeniyle atak yaşadıkları yerlerden kaçınırlar. Bu durum kişinin hayatı için olukça kısıtlayıcı olur.

Panik atak geçirmiş olan kişilerin en büyük korkusu atağın tekrarlanması durumudur.

Kişinin yeni bir atak olacağına dair korkusu, sosyal ve mesleki işlevselliğinde bozulmaya yol açar. Kişi, kalabalık ve kapalı ortamlara girmekten, iş yerinde toplantılara katılmaktan kaçınabilir. Bu durum kişinin mesleki olarak ilerleyebilmesi ve gelişebilmesi açısından engelleyici olur.

Panik atak bazen agorofobi (açık alan korkusu) ile birlikte görülebilir. Bunun nedeni açık alanlarda ve topluluk arasında atak geldiğinde kaçınmanın daha zor olacağına ve durumun daha utanç verici olacağına dair inançtır. Agorofobi ile birlikte görünen panik atağı olan kişi, kalabalık bir ortamda kapıya yakın yerlerde oturma ihtiyacı hisseder.

Panik atak yaşamış kişiler kendilerini güvende hissetmek için çeşitli davranış alışkanlıkları geliştirirler: Yanlarında hep su taşımak, sık sık bedenini dinlemek (herhangi bir atak gelmesi durumunu kontrol etmeye çalışmak), atak gelmesi durumda yalnız olmamak için dışarıya her zaman birileri ile çıkmak, tuvalete girdiğinde bayılmaktan korktuğu için banyo yaptığı esnada evde birilerinin olmasını istemek, bilmediği yerlere gitmemek, yaşadığı semtten çok uzaklaşmamak gibi. Bunların hepsi hayatı kısıtlayıcı davranışlardır.

Panik Bozukluğun Tedavisi

Panik bozukluğun tedavisinde en önemli adım, kişiyi hastalığa dair bilgilendirmektir. Kişiye, panik bozukluğun belirtilerinin ve olabileceklerin ayrıntılı olarak anlatılması kişinin tedavi sürecinin önemli bir aşamasıdır . Böylece kişi her atakta kalp krizi geçirdiğini düşünerek kaygıyla hastaneye başvurmaz.

Panik atak tedavisinde en yaygın olarak kullanılan terapilerden biri Bilişsel Davranışçı Terapidir. Bu tedavinin bilişsel kısmında korku ve kaygıya neden olan düşünce ve inançlar ele alınır. Örneğin; ‘‘Kalp krizi geçiriyorum’’, ‘‘Buradan çıkamayacağım ve bayılıp kalacağım’’ gibi. Bu düşünceler panik atak belirtilerinin yanlış yorumlanmasından kaynaklanır ve kişinin kaygılı ve çaresiz hissetmesine neden olur. Bilişsel terapide kişi ile bu düşüncelerin yeniden yapılandırılması üzerinde çalışılır.

Davranışçı kısmında ise, kaygıya neden olan durumlarda verilecek tepkileri değiştirme üzerinde çalışılır. Kişinin korkuları nedeniyle yapmaktan kaçındığı davranışları değiştirmek ve yeniden yapılandırmak terapinin davranışçı kısmını oluşturur. Örneğin; toplantıya katılmama, toplu taşıma aracına binmekten kaçınma, kalabalık ortamlara girmemek gibi kaçınılan davranışlar üzerinde çalışılır. Kişi ile birlikte davranışçı denemeler ve uygulamalar yapılır, yapılan her deneme kişinin korkusunun üzerine gitmesine yardımcı olur.

Terapilerde kişinin hem sosyal hem de mesleki yaşamını engelleyici ve yaşamını kısıtlayıcı düzeydeki kaygının üzerinde çalışılarak daha kaliteli bir yaşam sürmesi amaçlanır.

Uzman Klinik Psikolog Romina Kuyumcuoğlu: Romina Kuyumcuoğlu // Uzman Klinik Psikolog - Haliç Üniversitesi Psikoloji lisans eğitiminin ardından aynı üniversitede Klinik (Uygulamalı) Psikoloji yüksek lisansı yaparak uzmanlık eğitimini tamamladı. Akademik eğitimlerin yanı sıra çeşitli kurum ve enstitülerden mesleki eğitimler aldı. Bunlar arasında Bilişsel Davranışçı Terapi, Aile ve Çift Terapisi eğitimleri bulunmakta. Kuyumcuoğlu, bireysel psikoterapilerin yanı sıra çeşitli grup çalışmalarında yardımcı terapistlik yapmaktadır. Türk Psikologlar Derneği üyesidir. http://www.rominakuyumcuoglu.com/

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale