X

Pandemi döneminin wellness trendleri

Her ne kadar hepimiz haklı olarak pandemi kelimesinden çok sıkılmış olsak da, pandemi maalesef hala bizimle. Pandemi başladığı yıl olan 2020 yılından bu yana, biz insanların hayatlarında birçok değişikliğe yol açtı. Sosyal mesafe kurallarına uygun yaşayarak ve evde çalışarak geçirilen uzun günler bizlerin yaşam tarzı dinamiklerini değiştirdi. Pandemi hayatın birçok alanını etkilediği gibi wellness endüstrisini de etkiledi. Wellness’ın bölümlerinden biri olan “duygusal wellness” ile ilgili çalışmalar yapan bir psikolog olarak wellness yakın olarak takip ettiğim bir kavram.

Wellness zihinsel, fiziksel ve ruhsal boyutları kapsar ve hepimizin de farkında olduğu gibi pandemi döneminde zihinsel sağlığımız hiç olmadığı kadar önemli bir hale gelmiş durumda. Wellness küresel büyüklüğü 4.2 Trilyon Dolar olan dev bir sektör. Her alanda olduğu gibi wellness sektöründe de trendler mevcut ve trendleri öngören sektör kaynaklarından biri de ‘Global Wellness Summit” (Küresel Wellness Zirvesi). Dilerseniz Global Wellness Summit 2022”nin ortaya çıkardığı 2022 wellness trendlerine bir göz atalım:

“Kirli Wellness”

“Kirli Wellness” trendi kapatmalar yüzünden doğaya hasret kaldığımız günlerin acısını çıkarmak istercesine bizi toprakla haşır neşir etmek isteyen bir trend. Bu trend toprağın sağlığa faydalarına odaklanıyor. Yapılan araştırmalar toprağa maruz kalmanın bağışıklıktan, zihinsel sağlığa kadar her şey üzerinde olumlu bir etkisi olduğunu iddia ediyor.

Evet, kimi araştırmalara göre toprağa maruz kalmanın zihinsel sağlığımız üzerinde olumlu etkileri olabilir. Araştırmalar bu etkinin, faydalı toprak mikroplarının duygusal durumumuzu etkileyen nörotransmitterleri düzenlemeye yardımcı olduğu yer olan bağırsaktan kaynaklandığını öne sürüyorlar. Örneğin 2007 tarihli bir araştırmaya göre (Lowry ve ark., 2007) kanser hastalarına toprak bakterileri M. vaccae verildiğinde, hastaların ruh halinde iyileşmeler görüldü. Kirli Wellness” trendiyle birlikte tarım, topraktan sofraya ve toprak sağlığı deneyimleriyle hızla yeni sağlıklı yaşam deneyimi haline geliyor.

Toksik maskülinite gerçeği kabulleniyor

Çoğu araştırmacı, toksik masküliniteyi duyguları bastırmayı veya sıkıntıyı maskelemeyi, sertlik görünümünü korumayı içeren bir dizi davranış ve inanç olarak tanımlamıştır. “Toksik maskülinite” erkek vücut imajı üzerinde olumsuz bir etkiye sahip olabilir. Araştırmalar beden imajının artık yalnızca bir “kadın sorunu” olmadığını ortaya koyuyor. Global Wellness Summit’in 2022 raporuna göre Nisan 2021’de Birleşik Krallık’ta bir erkek intiharı önleme derneği ve Instagram tarafından yapılan araştırma, 16-40 yaş arasındaki erkeklerin yarısının bedenleri hakkında hissettikleri nedeniyle zihinsel sağlıklarıyla mücadele ettiğini buldu. Global Wellness Summit’in öngördüğü bu trendle birlikte toksik maskülinitenin erkekler üzerindeki negatif etkileri üzerinde daha çok konuşulmaya başlanacak.

Wellness Metaverse ile buluşunca

Günümüzün wellness sektörleri, küresel tüketicilere sağlıklı yaşamın sunulma şeklini kökten değiştiren yeni teknolojiler ve sanal dünyalar sunuyor artık. Örneğin “Sanal Gerçeklik” (VR) gözlükleriyle sosyal anksiyete bozukluğu tedavisi yaptıklarını ileri süren bazı şirketler var. Bunlardan biri 2021 yılında kurulmuş olan Rey isimli Teksas merkezli şirket. Aynı zamanda Rey’in bilimsel kurucusu olan Oxford Üniversitesi’nden psikolog Daniel Freeman tarafından yapılan bir araştırma, VR terapisi kullanan hastaların altı haftalık bir süre boyunca kaygı ve kaçınma semptomlarında %38’lik bir azalma yaşadığı sonucuna varmış. Çok yakında hayatımızın bir parçası olacak metaverse, Global Wellness Summit’in 2022 raporuna göre kullanıcılarına sadece eğlenceli zaman geçirtme vaatlerinin ötesine geçecek ve sağlık ve wellness’ın merkezde olduğu sağlıklı yaşam endüstrisinde liderlik rolü oynayabileceği bir hale bürünecek.

Evet, sizler için “Global Wellness Summit 2022” raporundan derlediğim bazı wellness trendleri bunlar. Size wellness kavramını hayatınızın bir parçası haline getirdiğiniz günler diliyorum…

Bu arada 2022 yılını “Öz Sevgi Yılı” ilan ettim. Her hafta @ranakutvan kullanıcı isimli Instagram hesabımdan bu konuyla ilgili psikoloji ödevleri paylaşacağım. Hadi, hep beraber kendimizi sevmeye ve dünyayı güzelleştirmeye… Zoom üzerinden birebir görüşmeler şeklinde ilerleyen üç haftalık “Öz Sevgi” eğitimimle ilgileniyorsanız da bilgi için rsolaker@gmail.com adresine yazabilirsiniz.

Bu yazının tüm hakları Rana Kutvan’a ve Uplifers’a aittir. İzinsiz ve uygun şekilde referans verilmeksizin kopyalanması, çoğaltılması ve başka mecralarda paylaşılması kesinlikle yasaktır.

Kaynak

Global Wellness Trends Report: The Future of Wellness 2022 by Global Wellness Summit, Cassandra Cavanah, Susie Ellis.
Lowry, C. A., Hollis, J. H., de Vries, A., Pan, B., Brunet, L. R., Hunt, J. R., Paton, J. F., van Kampen, E., Knight, D. M., Evans, A. K., Rook, G. A., & Lightman, S. L. (2007). Identification of an immune-responsive mesolimbocortical serotonergic system: potential role in regulation of emotional behavior. Neuroscience, 146(2), 756–772. https://doi.org/10.1016/j.neuroscience.2007.01.067

İlginizi çekebilir: Mutluluk isteklerimizin ötesindedir

Psikolog Rana Kutvan: İstanbul doğumlu olan Rana Kutvan lise öğrenimini Nişantaşı Kız Lisesi’nde tamamladı. Önce LCC’de bir sene akabinde de İstasyon Sanat Merkezi’nde iki sene süren bir moda eğitimi aldıktan sonra çeşitli firmalarda stilist olarak görev aldı. 1997-2008 tarihleri arasında New York’ta ikamet etti. Türkiye’de almış olduğu moda eğitimini Parsons School of Design’dan almış olduğu derslerle pekiştirdi. Kutvan moda eğitiminin yanı sıra City University of New York’a bağlı Hunter College’da Psikoloji ve Sanat Tarihi üzerine çift anadal lisans eğitimi görerek cum laude (yüksek onur) derecesiyle mezun oldu. Hunter College’a devam ettiği süre zarfında dünyanın önde gelen psikologlarından Albert Ellis’in Enstitüsünde staj yaptı. Bu staj süresince Ellis’in bulmuş ve de geliştirmiş olduğu Rational Emotive Behavior Therapy (REBT)’i yakından inceleme fırsatı buldu. Kutvan, Albert Ellis Enstitüsündeki stajının yanı sıra New York’un önemli psikoloji enstitülerinin düzenlediği workshoplara katıldı. Kutvan 2008 Mayıs ayında Türkiye’nin ilk Kişisel Gelişim ve Stil Danışmanlığı merkezi Karakter A’yı kurdu. Kurumsal ve bireysel hizmetler veren Rana Kutvan’ın referansları arasında Braun, CNN TÜRK, Aras Kargo, TURKCELL, Kuveyt Türk, Doğan Holding gibi şirketler vardır. Kutvan bireylere ve kurumlara Stres Yönetimi, Kadın Liderliği, İş Özel Yaşam Dengesi, Zaman Yönetimi, Kadın Ruhu isimli workshop çalışmaları düzenlemektedir. Kutvan Karakter A’nın yanı sıra 2008-2012 tarihleri arasında Profesör Dr. Kerem Doksat’dan süpervizyon aldı. Kutvan psikoloji ve kişisel gelişim çalışmalarında holistik bir yaklaşım uygulamaktadır. Rana Kutvan anadili olan Türkçe’nin yanı sıra anadili düzeyinde İngilizce, iyi derecede Fransızca, İtalyanca konuşmaktadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale