X

Özgünlük algoritmalara mı yenildi?

Şöyle bir etrafınıza bakınca dikkatinizi ne çekiyor? Son dönemde bana herkes aynı şeyleri giyiyor, aynı şeyleri söylüyor ve hatta aynı şeyleri seviyor gibi geliyor. Zihninizi biraz yoklayıp çocukluk anılarınıza gitseniz peki, ne fark ediyorsunuz? Her çocuk bambaşka değil miydi?

O özgün ve özgür çocukluğumuzdan yetişkinliğimize giden yolda çokça şey öğreniyoruz ve şekilleniyoruz elbet. Ancak kendi sesimizden çok diğerlerinin sesini dinlediğimiz için “olmamız beklenen”, “olmamız gereken”, “öylesi daha iyi, daha güzel, daha akıllı” olduğuna inandığımız/inandırıldığımız birtakım halleri elbise yapıyoruz kendimize.

Bu yüzyıllardır olagelen bir şey, ancak günümüzde teknoloji ve sosyal medyanın da etkisiyle giderek daha çok “çizilen” imajlara benzeme eğiliminde kişiler. Neler istediğimizi, ne yiyip ne giymemiz gerektiğini algoritmalar belirliyor adeta. Görülmek istiyorsan, seni başkalarının karşısına çıkaran algoritmanın kurallarına uymalısın. Ve görülmek istiyorsun çünkü mevcudiyetinin ancak buna bağlı olduğunu düşünüyorsun. Ancak bu senin gerçeğin değil, illüzyonlar içinde kendine yarattığın bir illüzyon sadece.

Onaylanma ihtiyacımız şüphesiz hep vardı. İlk onayı ebeveynlerimizden almayı beklerken iyi/kötü onca şey deneyimliyoruz. Farkındalık kişiden kişiye değişse de onaylanma ihtiyacının kişiyi nasıl başkalarına bağımlı hale getirdiğini de biliyor olmalıyız. Ve bu bağımlılığı bilerek ve isteyerek artırmanın peşindeyiz adeta. Çok daha geniş bir kitle tarafından onaylanmayı bekleyerek kendimiz yapıyoruz bunu. Öyle ki, bu kitlenin içinde hiç tanımadığımız, hiçbir bağımız olmayan kişiler bile var. Onların “beğendikleri” gibi olup, onlar tarafından kabul görmüş birtakım “standartları” benimsemezsek nasıl kabul göreceğiz?

Giderek özgünlüğünü yitiriyor kişiler. Halbuki hayatta sahip olduğumuz en kıymetli şeylerden biri “kendiliğimiz.” Kopyalar, kopyaların kopyaları, sahte mutluluklar, sahte imajlar, -mış gibi geçirilen hayatlar kişilerin içlerinde adını koyamadıkları ancak giderek büyüyen boşluklar oluşturuyor. Bir beden büyükse giydiğimiz giysi, kendimizi eksik hissediyoruz, darını alıp geçirdiysek üstümüze bir türlü kabımıza sığıp rahat edemiyoruz. Kendimizi dinleyip, kendimizi bilip tam kendimize göre bir giysi dikmedikçe de istediğimiz doygunluğu hissedemiyoruz.

Özgün olmak kişinin kendisini tanımasıyla başlıyor. Kendisini “sandığı hallerden” arındırıp “olduğu halleri” fark etmesi gerekiyor. Özgün olmayı seçen kişiye özgüvenli olmak, daha huzurlu ve daha doygun hissetmek de eşlik ediyor. Bu kişinin çevresini de bu yönde şekillendirmesi mümkün oluyor. Ve böyle bir çevrede, görülmek için bir algoritmaya da ihtiyaç kalmıyor.

İlginizi çekebilir: Kendinizle konuşurken kurduğunuz cümleler size mi ait?

Ceyda Tepret: İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Mühendisliği bölümü mezunudur. Koç Üniversitesi’nde MBA eğitimi alıp, Madrid’deki IE Business School’da International MBA programında eğitimini tamamlamıştır. Pazarlama alanında bir kariyer tercih etmiştir ve bu alandaki çalışmalarına devam etmektedir. İnsan davranışları ve psikolojiye duyduğu ilgi onu koçluk eğitimi almaya yöneltmiştir. ICF sertifikalı profesyonel bir koç olarak, danışanlarına kendi yolculuklarında destek vermektedir. Pazarlama profesyoneli kimliğiyle marka hikayelerinin, profesyonel koç kimliğiyle de insan hikayelerinin peşindedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale