X

Özellikle erkek çocuklarda empati ediniminin desteklenmesinin önemi

Oyuncak mağazalarına girip etrafı biraz gözlemlerseniz, oyuncakların ve reyonların renginin mavi ve pembenin tonlarıyla dolu olduğunu görürsünüz. Pembenin yoğunlukta olduğu kısımlarda lego, blok, araba, tamir aletleri gibi oyuncakları; mavi bölümde ise oyuncak bebekleri, peluşları ya da evcilik oyuncaklarını bulabilmeniz olanaksızdır.

Ebeveynler, araştırmacılar ve eğitimciler oyuncak üreticilerinin ve oyuncak satan mağazaların cinsiyetçi yapısının, kadın erkek eşitliğini zedelediğini ve özellikle kız çocuklarına daha fazla zarar verdiğini düşünseler de, bu ayrım erkek çocuklarına da aynı ölçüde zarar veriyor. Anaokullarında, evde ya da oyun parklarında erkek çocukların yönlendirildiği oyunlar, gelecekte iş yaşamında ve özel hayatlarında başarıya ulaşmalarına katkıda bulunacak en önemli edinimlerden birinin kazanımına engel oluyor: Empati.

Bir çok yönetici, empati duyabilme edinimini ‘21.yüzyılın yeteneği’ olarak adlandırıyor. Özel yaşamda ve profesyonel hayatta ‘’iyi’’ ve ‘’mükemmel’’ arasındaki çizginin empati yeteneği olduğunun altını çiziyorlar.

Empati, karşımızdaki kişilerin duygularını hissedebilme, başka birinin ne düşüneceğini ve hissedeceğini öngörebilme sezisi olarak tanımlanıyor. Peki, empatiyi bu kadar önemli kılan şey ne?

Empati, cesareti körükler

Yaşları 11 ile 13 arasında değişen 900 gençle, University of Kent’te, Nicala, Abbott ve Lindsey Cameron’ın yürüttüğü bir çalışmada, empati duygusu yüksek olan katılımcıların başka insanları kararları doğrultusunda destekleme davranışının çok daha yüksek seviyelerde olduğu sonucu ortaya çıktı. Yani, empati duygusu güçlü olan çocuk katılımcılar, arkadaşlarına herhangi bir saldırıda bulunulduğunda ya da yanlarındaki insan içinden çıkılması zor bir durumla karşı karşıya kaldığında, ona harekete geçmesi için gerekli olan cesareti verebilecek özelliklere de sahipti. Bireyde görülen bu davranış, yaşamın ileriki yıllarında sosyal izolasyonun, şiddetin ve ötekileştirmenin sebep olduğu depresyon ve gerginlik gibi psikolojik bozukluklarla başa çıkma konusunda önemli faydalar sağlayabilir.

Empati, sosyal ilişkileri geliştirir

Empati yeteneği güçlü olan kişilerin sosyal ilişkileri çok güçlüdür ve ekip çalışmasında, ortak bir konu üzerinde anlaşmaya varma ve birlikte çalıştıkları takımı destekleme konularında oldukça iyilerdir.

Takım oyunu onlardan sorulur ve günümüzde işverenler de bunun öneminin farkında. Artık işe alımlarda ya da okul başarısında bireyde aranan özelliklerin başında empati kurabilmesi geliyor.

Empati, problem çözme becerilerini geliştirir

Empati kurabilen bireyler başkalarının perspektifinden olaylara bakabildikleri ve değişime açık olabildikleri için, problemlere çok daha farklı açılardan yaklaşabilir ve kendilerine en uygun olan, en etkili ve en kısa süreli çözümü üretebilirler. Kendi problemlerinde olduğu kadar başkalarının problemlerini çözme konusunda da ustadırlar. Özellikle psikoloji alanında ve insan ilişkilerinin önemli olduğu mesleklerde empati kurabilmek bir ihtiyaç değil, gerekliliktir.

Görüldüğü gibi empati duygusunun geliştirilmesi, kişinin iş yaşamından özel hayatına kadar her alanda oldukça etkili. Peki oyuncakların bile karşı cinsi anlamaya, farklı bakış açılarını benimsemeye, farklılıkları kabul etmeye ve ötekileştirmeden yaklaşmaya izin vermediği bir düzende; erkek çocuklardaki empati yeteneği nasıl geliştirilebilir?

Oyuncak bebeklerle oynamasına izin verin

Erkek çocuğunuzu küçük yaşlardan itibaren oyuncak bebekle oynamaya teşvik ettiğinizde ve ona uygun ortamı sağladığınızda, bebeklerle oynamaktan en az kız çocukları kadar zevk aldığını göreceksiniz. Dışarı çıktığınızda çocukları gözlemleyin; bir erkek çocuğunun küçük bir bebeğin hareketlerinden ne kadar etkilendiğini, ağladığında nasıl stres yaşadığını ve onu keşfetmeye çalıştığını göreceksiniz. Oyuncak bebekler, erkek ya da kız tüm çocuklar için ilgi çekicidir ve özellikle anne-babalar rol model olduğunda giyinme, beslenme, sevgi, bakım gibi edinimlerin kazanılmasında önemli bir rol oynar.

Hayali oyunlar oynayın

Genelde evcilik olarak adlandırılan ve ‘’…mış gibi yapma’’ prensibine dayanan hayali oyunlar, çocuğun kendi kendini kontrol edebilme, stratejiler geliştirme, problem çözümü gibi becerilerine katkıda bulunur. Çocuk bu oyunlarda farklı kişilerin kimliklerine bürünür, davranışlarını, düşüncelerini ve duygularını bu kimliğe göre şekillendirir. Bu edinimi kazanması da empati yeteneğinin gelişmesine katkıda bulunur.

Beraber kitap okuyun

Araştırmalar, roman türünde kurgu kitapları okumanın empati duygusunu desteklediğini gösteriyor. Özellikle anne babalar tarafından çocuğa sesli olarak okunan kitaplar, çocuğa anne/babanın sesindeki duyguyu yansıttığı için dünyayı başka birinin perspektifinden keşfedebilme olanağı veriyor. Ancak ülkemizde ve dünya genelinde ne yazık ki çocuklarını kitap okumaya yönelten, çocuklarıyla beraber kitap okumak için ekstra zaman ayıran, evinde kütüphanesi olan anne babaların sayısı oldukça az. Ayrıca bu konuda da cinsiyet ayrımcılığı yüksek boyutlarda. Yapılan araştırmalar, kız çocuklarının dil ve edebiyatla ilgili konularda çevreleritarafından daha fazla desteklendiğini gösteriyor. Zaten çocuk kitaplarının büyük bir çoğunluğu da kız çocuklarını hedef alarak oluşturuluyor. Özellikle resimli kitaplarda bu fark daha da çok göze çarpıyor.

Çocuğunuzla kitap okurken mutlaka onun duyabileceği bir mesafede bulunduğunuzdan, resimli bir kitapsa okuma esnasında resimleri görebildiğinden emin olun. Okuma sırasında bazı yerlerde duraksayarak ‘’Sence … olduğu için …. nasıl hissetmiştir?’’ , ‘’Böyle bir durumda kalsan sen nasıl hissederdin?’’, ‘’Kendisini iyi hissetmesi için ne yapmasını önerirdin?’’ gibi sorularla çocuğunuzu düşünmeye teşvik edin.

Empati, yani başkalarının da duyguları olduğunu bilme ve bu duyguların önemli olduğunu anlama yeteneği, sonradan öğrenilebilir bir edinim. En az kızlarda olduğu kadar erkeklerde de bebeklikten itibaren mutlaka desteklenmesi ve geliştirilmesi gerekiyor. Empatinin geliştirilmesi konusunda en büyük rol ise ebeveynlere düşüyor. Oyuncak seçiminden sosyal ilişkilerine kadar her alanda çocuğun empati duygusunu geliştirebilecek yaklaşımlar sergilenmesi gerekiyor.

 

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale