X

Orta yaşla gelen duygusal çalkantılar ve baş etme yöntemleri

Biraz duygusallaşacağız..

Hazır mısınız?

Bir önceki yazımda giriş yaptığımız midlife yani orta yaş hayatımızın yaşlanmadan önceki son virajı gibi. Bu son dönemeç de biraz uzasın isteriz ama bakarız ki zaman çok hızlanmıştır. Haftalar, aylar, mevsimler sanki daha bir hızlı geçmeye başlar ve bu hızlanma algısıyla birlikte yaşlandığımızı hissetmeye başlarız.

Yaşlılık neyi çağrıştırır? Evet ölümü..

Orta yaş “ölümlü” olduğumuzu hissetmeye başladığımız dönemdir. Hayatımızın geri kalanının kısaldığını fark ettiğimiz bir dönemdir. Bu farkındalığı her birimiz farklı ama birçoğumuz duygusal olarak çok inişli çıkışlı yaşarız. Yaşlanmanın hissedilmesi bazılarımızı çok hırpalar. Gençlik yıllarının geride bırakmanın duygusallığı, o yılları özlememize sebep olabilir. Birden o “eskileri” çok bir konuşmaya başlarız. Eski arkadaşlarımızı özler ve arar oluruz. Çocukluğumuzda gittiğimiz yazlıklara uğramak isteriz…

Bir yandan “yapmak istediğimiz ama yapamadığımız” bir sürü şeyin olduğunu fark ederiz. Bu da bazılarımızda sıkışmış kalmışlık duygusuna sebep olur. “Bu muydu, bu kadar mıydı, ya ben aslında…ben ama.. keşke…” gibi sorgulamalar kızgınlık, pişmanlık ve isyana dönüşebilir.

Bazı insanların korkuları iyice coşar. Hele ki zaten kaygılı ve endişeli bir insansam bu dönem bunlar çok çok artabilir. Kendi sağlığımızla ilgili kaygılar, yaşlanan anne babalarımızla ilgi korkular, çocuklarımıza bir şeyler olacak endişeleri. Bu duyguların çoğu aslında tam da bize ayet değil, çocukluğumuzdan bu yana bize yüklenmiş ve yapışmış (ama bu da ayrı bir konu ve ayrı bir yerde işlensin).

Özetleyecek olursak aslında orta yaş bir farkındalık anı: “..sanki artık hayatımı kurmak ve düzenlemek ile ilgili çok fazla seçeneğim ve zamanım kalmadığını fark ettim bir an”.

Şimdi biraz kendinize karşı duyarlı olmanızı istiyorum.

Bir türlü kurtulamadığınız, üzerinize yapışmış, sanki her geçen yıl artan ve size iyi gelmeyen duygularınızı yakalayın. Eminim ki hayatınızda bir sürü şeyin çok iyi gitmesine rağmen bu duygular üzerinizde bir kara bulut gibi sizi takip edebiliyor.

Bunun için:

  • Hayatınızla ile ilgili bu negatifliğin nereden geldiğini biraz fark etmek işe yarayabilir.
  • Genelde bu negatiflik büyüdüğümüz evden geliyor. O ortamda sürekli bir olumsuz atmosfer var ise, kişi içinde açıklayamadığı bir huzursuzluk ve negatiflik duygusuyla yaşıyor sürekli.
  • Güvende hissettirecek bir anne / baba figürü yoksa da çocukluğunda üzerine yapışan o güvensiz duygu, hayatında peşini bırakmıyor olabiliyor.
  • Anne baba (ya da onu büyütenler, illa anne baba olmayabilir, çocuk bir başkasıyla büyümüş olabilir), çocuğa nasıl davranıyorlarsa, çocuk da kendine öyle davranmayı öğreniyor. Eğer biraz fazla kısıtlandıysa, her şeyine karışıldıysa, biraz korkutulduysa büyürken, o duygular hayat boyu üzerinde kalabiliyor.

Bu çalışmalar sizi biraz acıtabilir. Ancak hayatınızda var olan bir negatiflikten kurtulmak istiyorsanız, bu duyguların nereden geldiğini anlamanız son derece önemli. Tüm bu duygularla baş edecek güce ve olgunluğa sahipsiniz artık. O içinizdeki çocuk kırılmış, üzülmüş, hırpalanmış olabilir. Ama siz artık büyüdünüz, ve o duyguları daha fazla taşımak zorunda değilsiniz. 

NOT: Depresif duygular ve baş edemediğiniz düşünceler sizi çok yorarsa lütfen profesyonel destek alın. Zira orta yaş zannedip, burn-out veya depresyonda olabilirsiniz.

Bu konuda desteğe ihtiyacınız varsa bana www.ilknurustunucar.com/tr/ adresinden ulaşabilirsiniz. Sağlıkla ve sevgiyle kalın.

 

İlginizi çekebilir: Hayat pusulamızı elimize alıp doğru yönü bulduğumuz dönem: Orta yaş

Yazarın diğer yazıları için tıklayın.

Uzman Psikolog İlknur Üstünuçar: Uzman Klinik Psikolog İlknur Üstünuçar Freie Üniversitaet Berlin - Tıp Fakültesi’nde Psikoloji Uzmanlık eğitimini tamamladı. Yıllarca klinik deneyimleri yanı sıra bir çok ülkede çok sayıda eğitim ile hep kendini geliştirmeye devam etti. (Gestalt-terapi, Geliştiren Koçluk, Allen Carr terapisti, Nefes ve Gevşeme Teknikleri uzmanı) 2000 yılı itibariyle kendi Eğitim ve Danışmanlık şirketini kurdu ve binlerce insan ile çalışma imkanı buldu. Halen kendini ve çevresini iyi hissettiren ve geliştiren çalışmalar sürdürmekte. Bu kapsamda stresi yönetme, orta yaş krizlerini anlama ve fırsata çevirme, beynin yapısı ve duygu yönetimi, konularında 60 dakikalık pratiğe yönelik, keyifli ve interaktif seminerler verir. Evli ve iki oğlu var.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale