X

Origami farkındalığa iyi geliyor!

İlk defa kağıttan uçak yaptığınız günü hatırlıyor musunuz?

Origami işte ondan bile eski bir gelenek.

Hem zihine hem de ruha huzur veren en eski tekniklerden de bir tanesi.

Origami sözcüğü Japonya’dan geliyor. “Oru” katlamak “kami” kağıt demek.

Bu gelenek ilk olarak Budhist rahipler tarafından M.Ö 6’da yapılırken görülmüş. Daha sonralarda ise  1797’de çıkan Hiden Senbazuru Orikata kitabı ile hayatımıza kadar girmiştir.

Japonya’da origami anaokulunda çocukların sabrı ve el becerileri güçlensin diye yapılıyor.

Bu durum aynı zaman da yetişkin bireylere de göz kırpıyor.

Origami geleneği aynı zamanda insanların birbirine bağlamak ve toplumsal inancı sağlamlaştırmak için de kullanılıyor. Buna “One Thousand Origami Crane” adı veriliyor ve bu gelenekle beraber tam bin adet origami barış turnası birbirine bağlanıyor. Bu sadece bir dileğin değil bin dileğin aynı anda gerçekleşmesine niyet edilerek tamamlanıyor.

Origami her yerde yapılabilir, her türlü kağıt kullanılabilir.

Samuel Tsang, Londralı bir origami ustasına göre, origami her an her yerde yapılabilir. Bu nedenle stress anlarında ya da kafa dağıtmak isteyeceğiniz bir anda hiçbir ekstra malzeme gerektirmez.

Origami konsantre ve adapte olmayı öğretir.

Origami el işinde sizi geliştirdiği gibi, matematik, farkındalık, göz ve el k ordinasyonu ve konsantrasyon konusunda da sizi geliştirir.

Origami kendi kendini eleştirmeyi ve mükemmeliyetçilik duygusunu rahatlatır.

Origami içinizdeki huzuru besler. İlk başladığınızda zor modellerle değil de başlangıç seviyesinde olanlar ile başlarsanız hem sizi rahatlatacak hem de bir şeyleri başarmış olduğunuzu göreceksiniz.

Belirli bir zaman sonra origami yapmak meditasyona dönüşür.

Meditasyonda önemli şey konsantre olabilmektir. Bu durumda origami yaparken belirli bir farkındalık ve konsantreye ulaşırsanız bu pratiği hayatınızın diğer yönlerinde kolayca kullanmanız mümkün olacaktır.

Origaminizi hediye etmek insanlarla olan bağlarınızı güçlendirir.

Origami her ne kadar tek başına yapılsa da aslında diğer insanlarında yüzünüzü güldürebileceğiniz bir araçtır. Bir düşünsenize şu güne kadar kaç kişi size elleriyle origami yapıp hediye etti?

 

Peki artık ilk origami denemeniz için heyecanlı mısınız?

Alın elinize kağıtları ve aşağıdaki video ile farkındalığınıza bu harika gelenek ile ulaşın:

 

Kaynak:

psychologytoday.com

telegraph.co.uk

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale