X

OptoCeutics, beyni iyileştirmek için ışık uyarımını kullanıyor

Bilim ve teknoloji dünyası hız kesmeden gelişiyor ve bu gelişme sayesinde de beyin sağlığına pozitif etki sunan inovasyonlar ortaya çıkıyor. İçinde bulunduğumuz dönemde hassas bir şekilde zamanlanmış ışık uyarımlarının bilişsel gerilemeyle mücadelede mükemmel sonuçlar ortaya çıkarabileceği konuşuluyor. Bu durumun arkasında da yenilikçi çözümüyle ön plana çıkan OptoCeutics isimli bir şirket bulunuyor. Bugün, OptoCeutics’i ve bu şirketin beyin sağlığını iyileştirmeye yönelik geliştirdiği ürünü birlikte keşfediyoruz.

OptoCeutics nedir?

2018 kuruluşlu OptoCeutics’in temelleri, 2016’da Nature dergisinde yayınlanmış bir çalışma doğrultusunda atıldı. Bu çalışma, Alzheimer hastalığı belirtileri taşıyan fareler üzerinde yapıldı; araştırmacılar, bu farelere 40 hertz ritminde ışık uyguladılar ve bu uygulama sonucunda farelerin hafızalarının ve öğrenme becerilerinin geliştiği ve Alzheimerçalışma doğrultusunda atıldı. Bu çalışma, Alzheimer hastalığı belirtileri taşıyan fareler üzerinde yapıldı; hastalığıyla bağlantılı proteinlerin seviyesinin düştüğü gözlemlendi. Daha sonra, bu çalışmayı desteklemek adına başka araştırmalar da yürütüldü ve bu araştırmalarda da benzer bulgular elde edildi.

Ngoc Mai Nguyen ve Marcus Carstensen, bahsi geçen çalışmayı baz alarak gelişmiş bilişsel işlev ve optimum beyin sağlığı için ışık tabanlı beyin teknolojisi geliştirmeyi hedefleyen OptoCeutics’i kurdu. Şirketin misyonu, temelde nörobilimin sınırlarını genişletmek ve beyin sağlığını iyileştirmek isteyen kişilere mucizevi bir yöntem sunmak. Bu noktada, OptoCeutics’in Nguyen’in Alzheimer nedeniyle hafıza kaybı yaşayan babasından ilham aldığını ve kişisel bir anlam taşıdığını vurgulamak istiyoruz.

OptoCeutics’in yenilikçi teknolojisi nörolojik hastalıklar için çözüm kapısı aralıyor

OptoCeutics, EVY isimli bir cihaz geliştiriyor. Bu cihaz, 40 hertzlik ışık ve ses stimülasyonuyla beyin sağlığını iyileştirmeye odaklanıyor. Hem teknoloji hem de bilim dünyasında fazlasıyla ses getiren bu cihaz, başta Alzheimer ve demans olmak üzere çeşitli nörolojik hastalıkların tedavisi ve önlenmesi için umut vadediyor. EVY, EVY LIGHT ve EVY INSIGHT olmak üzere iki parçadan oluşuyor:

  • EVY LIGHT: Bu cihaz, 40 hertzlik ışık terapisi uygulayarak Alzheimer hastalığına veya demansa sahip kişilerin zihinsel berraklığını ve bilişsel işlevlerini geliştiriyor. Bilimsel çalışmalarla desteklenen bu ürün, bir ayakkabı kutusu büyülüğünde olup beyin dalgalarını invaziv olmayan bir şekilde sekronize hale getiriyor. Kullanımı fazlasıyla kolay olan EVY LIGHT’in çalışma masasına ya da uzun süre vakit geçirilen herhangi bir yere yerleştirilerek günde en az bir saat kullanılması öneriliyor.
  • EVY INSIGHT: EVY LIGHT’ın tamamlayıcısı olan EVY INSIGHT, 40 hertzlik ses uyarımı sunuyor ve bir mobil uygulama aracılığıyla uyku, odaklanma becerisi, ruh hali, enerji ve hafıza gibi metriklerin takibini yapıyor.

EVY, görünmez spektral titreşim teknolojisini kullanarak rahatsız edici olmayan ışık titreşimi sağlıyor. Bu teknoloji, fazlasıyla ince ışık darbelerini açığa çıkarıyor ve bu uyarımlar kesinlikle fiziksel bir şekilde algılanmıyor. Bu sayede, kullanıcılar cihaz çevrelerindeyken dikkat dağınıklığı gibi bir sorun yaşamıyorlar.

Şirketin yöneticilerinden biri olan Jesse Gomez, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğuna (DEHB) sahip olduğunu ve EVY sayesinde bu rahatsızlık için tükettiği ilaçlara olan bağımlılığının azaldığını belirtiyor. Gomez’e göre, EVY LIGHT’ı açmak bir fincan kahve içmeye benziyor; kısacası, bu teknoloji anında enerjiyi yükseltiyor ve odaklanmaya yardımcı oluyor.

Alzheimer için umut vadeden EVY, şu anda bir sağlık cihazı olarak pazarlanıyor. Şirket, teknolojisi için Amerika Birleşik Devletleri Gıda ve İlaç Dairesi’nden (FDA) tıbbi cihaz onayı almayı bekliyor.

EVY, bilimsel olarak desteklenen bir iyileşme aracı olarak tanımlanıyor ve yaklaşık 2000 dolarlık bir ücrete sahip. Diğer ışık terapisi cihazlarına göre daha pahalı olan bu ürünün maddi değeri, yüksek kaliteli donanım ve yazılım standartlarına uygun tasarım sürecinden kaynaklanıyor.

OptoCeutics, gelecekte genel bilişsel sağlık çözümleri geliştirmeyi hedefleyerek ışık ve ses stimülasyonunun nörolojik hastalıklarla mücadelede önemli bir konumda bulunduğunu somut bir şekilde gözler önüne seriyor.

Kaynak: https://optoceutics.com/

İlginizi çekebilir: Beyin sağlığına odaklanan şirketler

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale