X

Öncelik ve önem ikilemi: Hangisi hayatınıza yön veriyor?

Sadece bir kelime oyunu diye düşünebilirsiniz. Arada gerçekten fark var mı? Öncelik ne demek, önem ne demek? İkisini de aldık sürüklenip gidiyoruz; “bugüne kadar bunu düşünmeden gayet güzel hayatımı yaşadım” diye geçirebilirsiniz içinizden. Ben bugün sizlerle birlikte biraz daha yakından bakalım istiyorum. Belki henüz fark etmediğimiz ve bizler her ne kadar “ne olacak canım” desek de aslında hayatımızı derinden etkileyen değişkenler olabilir, belki birlikte keşfediyor oluruz…

Şimdi gelin birlikte biraz daha tanımlara bakalım. Hayatımızda “önemli” kavramı neyi ifade eder bizlere? Önemli dediğimizde, hayatımızın değişmez önemlileri olabilir, annemiz, babamız, çocuklarımız, eşimiz, sevgilimiz, yakın arkadaşlarımız gibi “insan karakterleri” ile tanımlayabileceğimiz önemliler vardır. Veya birçok örnek daha verebiliriz ki bazını elle tutmamız gözümüzle görmemiz mümkün değildir ama yine de “önemlidirler” bizim için. Örneğin dürüstlük önemlidir, örneğin mutlu olmak önemlidir, örneğin huzur içinde olmak önemlidir, örneğin sevmek sevdiğimiz işi yapmak sevdiğimiz bir insan ile evli olmak önemlidir. Başarılı olmak vardır sonra iş hayatımızda öğrenci isek öğrenim hayatımızda. Sonra bir de zengin olmak vardır, iyi bir hayat sürmek de önemlidir bizler için değil mi?

Bizler burada sadece bazı önemlileri saydık, bunlara çokça örnek daha ekleyebiliriz, örneğin spor yapmak, güzel bir vücuda sahip olmak, sosyal anlamda popüler olmak, seyahat etmek, kitap okumak, yürüyüş yapmak, güzel yemekler yemek, yeni insanlar ile tanışmak, yeni diller öğrenmek… Bunları hepsi bizim için önemlilerimizdir.

Şimdi bir de öncelik penceresinden bakaım. Evet, önem veririz, tümünü yapmak isteriz, fakat hiç düşündük mü gerçek önceliklerimiz nelerdir? Yani aslında hayatımızda tercihler yapmak zamanımız geldiğinde tercihlerimizi neye göre belirliyoruz? Hangi “önemlileri” diğerlerinin önüne koyarak yani “önceliklerimizi” oluşturuyoruz ve bu öncelikler yine hangi “önemlilerimizden” besleniyor?

Bu soruların cevabını birlikte bulmaya çalışacağız ama gördüğünüz üzere henüz kesin bir çizgi çizemedik; çünkü önemliler öncelikleri oluştururken, önceliklerimiz de önemlilerin listesini evrimleştirmektedir… Önceliklerimiz, örneğin önemli 3 kavramı alalım hemen kendimden örnek vererek açıklamaya çalışacağım; benim için hayattaki en önemli kavram dürüstlüktür tüm ilişkilerimde son derece dürüst olmak, açık olmak, karşımdaki üzülse bile her daim önce kendime ve sonra tüm çevreme tam bir dürüstlük ile davranmak, diğer bir önemlim spor yapmak ve kendime mümkün olduğunca iyi bakmak, özen göstermektir ve son olarak bir diğer önemlim hayatta nasıl olursam olayım huzurda olmak, huzurdan taviz vermemek ve eğer bir süreç huzurumu etkiliyor ise onu hayatımdan çıkartacak kadar da cesaretli olmak.

Şimdi şu soruyu gelin yine hep birlikte Pınar’a yönlendirelim. Hayatındaki önceliğin nedir; huzurlu bir hayat yaşamak mı, güçlü sporla dolu bir hayat yaşamak mı, dürüst bir hayat yaşamak mı? Veya sorumuzu şöyle de şekillendirebiliriz, önceliğine göre bir gününü nasıl harcayacağını seçmen gerekiyor; tüm gün spor mu yaparsın, tüm gün huzurla sohbet edeceğin bir arkadaşın ile geçirmeyi mi tercih edersin veya tüm günü kendinle tek başına kalarak meditasyon yaparak dürüstlük doğruluk ve bu konuları düşünerek içinde bu konularda dengede kalmaya çalışarak mı geçirmek istersin?

İşte bu soru “öncelik” kavramının hayatımızdaki çok ama çok önemli yerini açıkça kanıtlayan sorudur. Çünkü bilerek veya bilmeyerek seçimler yapmaktayızdır. Ve bu seçimlerimizi hayatımızın gidişatında “rastgele” gerçekleştirmek istemiyorsak, yani rastgele olmuş bir hayat geçirmek istemiyorsak daha bilinçli şekilde gerçekleştirmemiz gerekir. Örneğin önceliğin spor yapmak ise, X kişininin beni arayarak hadi dışarı çıkalım dediğinde “önceliğimi” hatırlayabilirim “önce spor yapayım ancak bundan sonra sana katılabilirim” diye cevap verebilirim. Hayat disiplinimi “önceliğim” üzerine disiplinimi ancak bu “önceliğimin” farkında oldukça koruyabilirim…

Hemen tam tersini düşünelim, önceliğimin farkında değilsem, gelen bu teklif gibi birçok farklı teklife de “evet” derim, sonunda spor yapmaya vakit bulamıyorum diye yakınırken bulurum kendimi. Bunun sorumlusu sizce kimdir? Bu teklifi bana getirenler mi veya hayatta “önceliğini” göremediği için sürekli kendisinden vermeye devam eden “ben” kişisi mi?

İşte bu yüzden hayatımızda her an yapmakta olduğumuz seçimler önemlidir. Bugün bu yazımda bana eşlik ediyorsanız sizden ricam, her gece uyumadan önce en azından hayatınızda neyin “önceliğiniz” olduğunu kendinize hatırlatmanız ve bu konudaki farkındalığınızın ne kadar kıymetli olduğunu görmeniz. Her sabah uyandığınızda bu önceliği bir kez daha hatırlamanız. Bu eğer başarılı bir kariyer ise örneğin sizin bu isteğinizi bu önceliğinizi tüm hayatınıza tüm gününüz boyunca yansıtmanızı ve performansınızı da arttıracaktır.

Çünkü her günümüz her kararımız her “evet” ve “hayır” dediğimiz çok kıymetlidir; zamanı şekillendirir, bugünü ve yarını… Bu yüzden öncelikleriniz olsun, bunları “sesli” söylemekten çekinmeyin… Hayatınız sizin “için” sizinle akmaya hazırdır, her an onu “görmenizi” beklemektedir; peki siz bugün bu yazıyı okuduktan sonra bakmaya cesaret edebiliyor musunuz?

Pınar Özeken (Ulus): 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü ile Kimya bölümlerini bitirdi. Aynı üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve İspanya Pompeu Fabra üniversitesinde master derecelerini aldı. Özellikle 2011’den bu yana moda ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi ve hala moda üzerine yazı dizileri, farklı moda kaynaklarında yayınlanmaktadır. Yoga eğitmeni olma yolunda ilerleyen Pınar, bir Arjantin Tango aşığı. Gerçek tutkularından bir diğeri ise seyahat etmek."Dünya üzerinde ayak basılmadık toprak kalmasın" mottosu ile dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale