X

Omuz ağrısı mı çekiyorsunuz: Nedeni stres ve duygusal gerginlikler olabilir

Stresin baskın olduğu yaşam stili, duygusal gerginlikler, fiziksel sakatlanmalar ve yorgunluk omuzlarda katılık ve ağrı yaşama nedenleri arasında görülüyor. Yoga derslerim öncesi görüştüğüm birçok öğrencimde genelde mevsim değişimlerinde sıklıkla paylaşılan ağrıların başında bel, boyunla beraber, omuzlar var. Zaten uzmanlar da omuzlara bel ve boyun kadar önem veriyorlar.

Omuzlarda başlayan ağrılar, el bileklerinde, ellerde, dirseklerde ve kollarda kısacası omuz eklemi üzerindeki herhangi bir yerdeki sorun, omuzla bağlantılı diğer bölgelerde de sıkıntılar yaratabiliyor. 

Omuz bölgesindeki ağrıların duygusal ve fiziksel durumlarımızla ilişkili olduğunu biliyor muydunuz?

“Omuz kemerindeki katılık, yaşamda yanlış yöne doğru gidildiğinin veya amacına hizmet etmeyen bir şeylerin yaşamında olduğuna dair bir uyarı aslında. İronik olarak pozitif bir durum. Ağrı; yaşamının yönü ile ilgili bir ayarlama yapman gerektiğini veya yaşamında önemli bir değişimin olduğunun ve kendini buna göre hizalamaya ihtiyacın olduğunun uyarısı. Eski kalıplarını devam ettirmenin artık işe yaramadığının sinyali. Kısacası direnç göstermekten vazgeç, değişimi kabullen ve harekete geç” diyor Robert Henderson, Emotion and Healing in the Energy Body kitabında.

Çevremizdeki insanların tavırları ve davranışları agresif veya kontrol edici olduğunda bizi güçsüz, kızgın, veya kontrolsüz durumda bırakabiliyor. Eğer negatif duygular bedenden gitmezse tüm sistemi zehirleyen toksik, yani zarar verici duruma geçiyor. Yani yaşadığımız fiziksel ağrılar genlerden veya kaza sonucu oluşmadıysa yaşanılan ruhsal durumların yansımalarına, yani dışa vurumlarına dönüşebiliyorlar.

Sorumluluklar, yapılması gerekenler, yapmamız gerekenlerle kendimizi zorlayarak donattığımız yükler ağrıların diğer nedenlerinden biri. Dışarıdan bakıldığında görünmeyen bu yüklerle beraber oluşan gerginlik, stres ve yorgunluk sonucu üst sırt ve omuzlar isyan ediyor. Önceden planladığımız yolda gitmek istediğimiz, değişime karşı geldiğimiz ve yeni olasılıklarla bakış açılarına direnç gösterdiğimiz için ortaya çıkabiliyor.

Uzmanların araştırmaları sonucu olayları ve durumları kontrol etme çabası; ellerde, omuzlarda ve kollarda ağrılar oluşmaya başlamasının sebeplerinden biri. Kendi kendimizi yargılamalarımız ve eleştirilerimizin etkisi, yani negatif konuşmalar trapez kaslarında, boyun çevresinde, kaburganın altında, karın bölgesinde ve tabii ki omuzlarda gerginlik yaratabiliyor.

Kendi kendimizi geçmiş kalıplarımızdan, inatçı tavırlarımızdan değişime karşı kısıtladıysak, yanlış karar vermemek veya seçeneklerin neler olduğunu anlayamamaktan kararsız kaldıysak da omuzlar katılaşabiliyor.

Şimdi omuz ağrısı yaşayanlar için güzel haber. Önce yaşamına şöyle genel anlamda bir göz at. Eğer yukarıda yazdığım bazı durumları omuzlarınla ilgili yaşıyorsan önce ağrıların için teşekkür et. Çok kolay olmayan bir ritüel fakat bu ağrılar, yani bedenin sana duygusal toksinleri atmanda rehberlik ediyor, zaten bunun için teşekkür ediyor, şükrediyorsun. Kalıcı hasarlara doğru gitmeden yolun başında değiştirebilme lüksün için alan yaratıyor. Stresi azaltman için nefes ve meditasyon çalışmaya başlayabilirsin. Günlük 5 dakika karın nefesini önerdiğim tüm öğrencilerimde sonuç olumlu oldu. Özellikle farkındalık meditasyonu ile işin özüne adım atman kolaylaşır. Ve tabii ki Yoga Terapi omuzlarındaki katılık ve ağrılardan kurtulmana yardımcı olmakla beraber zamanla güçlenmeni ve esnemeni de sağlar.

Tüm bunları paylaşırken 25-30’lu yaşlar dönemimi iş ve ilişkilerimde yaşadığım stres ve duygusal karmaşa yüzünden omuz ve üst sırt ağrıları ile geçirdim. Yataktan ağrılarla kalkarken omuzlarım öne düşük ve dışarıdan güvensiz, içe kapanık bir görünüme sahiptim. Ve önce yoga, sonra sizinle paylaştığım çalışmalarla hem duruşum düzeldi, hem de ağrılardan eser kalmadı.

“Sınırlarının ve ihtiyaçlarının farkında olarak omuzlarında ‘taşımak istediğin yüklerin’ neler olduğunu kendi isteklerine göre karar verme zamanı. Değer verdiğin birine nasıl davranıyorsan, artık kendine de bu şekilde davranma zamanı. Sen kendi kendine baskı uyguladığının ne zaman farkına varacaksın? Sen kendi ihtiyaçlarının farkına varır ve saygı duyarsan zaten ötekiler de aynı saygıyı göstereceklerdir. Senin farkında olmadığın bir şeyi onlar nasıl fark etsin? Esnek olmaya izin ver, kendi isteklerinin farkında ol, onları dile getir ve kalbini özgür bırak.” 
Bedenin Seni Anlatıyor: Kendini Sev – Lise Bourbeau

Meltem Fakabasmaz: İstanbul’da doğdum. Anaokulundan lise sona kadar okuduğum FMV Işık Lisesi’ni tamamlayarak Endüstri mühendisliği okumak için rotamı Kıbrıs’a çevirdim. 4 sene sonunda okul ikincisi olarak tamamladığım mühendislik eğitimimi yaşamda uygulama serüvenim başlamadan bitti. Dönemin ekonomik krizi ile kendimi medya alanında buldum. Dergilerle başlayan medya ilişkim Sinema-TV master ile sinema sektörüne doğru kaydı. 5 yıla yakın filmlerle yaşadığım yakın ilişki zamanla televizyon reklam prodüktörlüğüne doğru yöneltti. Gece ve gündüzün birbirine karıştığı, tatil günlerinin sayısının giderek azaldığı bir süreç içinde yogayı keşfettim. Aktif ve düzenli spor yapan biri olmama rağmen çalıştığım işin derin etkisi ile sırt, bel, diz, ve kalça ağrılarına, uykusuz gecelere ve depresif bir ruh haline geçiş yapmıştım. Yoga bir ilaç gibi, başta fibromiyaj defterini kapatmama yardımcı oldu. Yaşadığım tüm olumsuzluklara birebir yardımcı oluşunu keşfettikçe başkaları ile paylaşmak istedim ve 2015’te almaya başladığım yoga eğitimlerim Şimdiye kadar 1000 saate ulaştı. Öğretmek kadar öğrenci ruhumu da korumayı ve keyfini çıkarmayı seviyorum. RYT® 500 Yoga Alliance sertifikamla beraber Yoga Terapi, Nefes ve Meditasyon ile ilgili ayrı uzmanlık sertifikalarım var. İstanbul’da 4 ayrı stüdyoda derslerimle beraber Youtube kanalım ve yogauni sitesinden evde yogasını yapmaya devam edenlerle buluşmaya çalışıyorum. Farkındalık, Sağlıklı Yaş Alma ve Yoga yazılarımın içeriklerinde karşınıza sıklıkla çıkacak olanlar.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale