X

Omurgada eğrilik: 10 maddede skolyoz hastalığı

Omurga, vücudumuzun temel destek sistemlerinden biri ve sağlıklı bir omurga, yaşam kalitesi üzerinde doğrudan etki sahibi. Ancak, günümüzün modern yaşayış şekli, omurga sağlığını tehdit eden pek çok faktörü de beraberinde getiriyor. Yanlış duruş, postür bozuklukları, ağırlık taşıma, teknoloji bağımlılığı, hareketsizlik, sağlıksız beslenme ve benzeri bir dizi faktör omurga sağlığını tehdit edebiliyor.

Sağlıksız bir omurga düz bir çizgi yerine, sıra dışı bir eğrilik gösteriyor. Bu durum, genellikle çocukluk yaşlarda fark edilebilen skolyoz olarak tanımlanıyor. Skolyoz, omurganın anormal bir şekilde yana doğru eğrildiği durumu ifade ediyor. Bu eğrilik genellikle S veya C harfine benzer şekilde olabilir. Çocuklukta, ergenlikte veya herhangi bir yaşta da ortaya çıkabilir, ancak genellikle çocuklukta fark edilir ve tedavi edilmediğinde cerrahi müdahale gerektirebilir. Omurgada gözle görünen kavis, omuz veya kalçada asimetri, dik durmada zorlanma, bel-sırt-omuz ağrısı, nefes darlığı gibi semptomlar, skolyozun belirtileri arasında yer alıyor. Ortopedi ve Travmotoloji Hekimi Op. Dr. Evren Fehmi Atay, skolyoz hastalığını 10 maddede bizlere şu şekilde aktarıyor:

1. Omurgada S şekline dikkat!

Skolyoz en basit tabirle karşıdan bakıldığında omurganın S çizmesidir. Bu tip bir eğrilik gözlemlendiğinde uzmana başvurulmalıdır.

2. Kız çocuklarda yaygın

Skolyoz erkek çocuklara oranla daha çok kız çocuklarda görülmektedir.

3. Çocuk yaşlarda ortaya çıkar

Kemik problemleri nedeniyle oluşan skolyozlar doğumdan itibaren görülmektedir. İdiyopatik skolyoz (nedeni belli olmayan) ise genellikle 11-12 yaşlarında ortaya çıkmaktadır.

4. Yaşlanmayla birlikte ağrılar artar

Özellikle yaşlılık döneminde kemik erimelerinin artmasıyla birlikte skolyoz ağrılarında artış görülmektedir.

5. Cerrahi müdahale gerekebilir

Skolyoz vakalarında 20 derecenin üzerindeki omurga eğriliklerinde takip gerekmektedir. 40 derecenin üzeri takibin yanı sıra cerrahi müdahale de gerektirebilir. 60 derece üzeri omurga eğriliklerinde ise cerrahi müdahale kaçınılmazdır.

6. Yaşama eğitiminin önemi

Cerrahi dışı skolyozlarda yaşama eğitimi verilmesi önerilir. Örneğin; özellikle çocukların ağır çanta taşımaması, uzun süre bilgisayar karşısında oturmaması ve ağır çantaları tek omuzda taşımaması önerilir.

7. Yüzmenin faydaları

Skolyozu bulunan kişilere yüzme sporu önerilmektedir. Bununla birlikte barfiks çalışmalarıyla da skolyozun düzeltilmesine yardımcı olunmaktadır.

8. Başka hastalıkları tetikleyebilir

Omurganın ana fonksiyonu dik durmak ve beyinden çıkan sinirlere koruyucu kanal olmaktır. Skolyoz bir duruş bozukluğuna yol açtığı gibi birtakım sinirlerin gerilmesine bağlı ağrı ve duyu-motor fonksiyon bozukluklarına da sebebiyet verebilmektedir. Ayrıca göğüs kafesi hizasındaki eğriliklerde kalpte ritim bozukluklarına neden olma gibi sistemik yan etkileri de bulunmaktadır.

9. Aile muayenesinin önemi

Skolyozu teşhis etmek için ilk planda aile muayenesi gelmektedir. Çocukların omurgalarındaki rahatsızlık öncelikle aileler tarafından teşhis edilmektedir. Ancak okullarda yapılan sağlık taramaları sırasında teşhis edilen pek çok skolyoz hastası da bulunmaktadır.

10. Güçlü bir omurga için neler yapılmalı?

Daha güçlü bir omurga için yaşa ve beden yapısına uygun olacak şekilde düzenli spor yapılması gerekmektedir. Kaliteli bir yatakta düzgün yatış pozisyonlarında uyunmalıdır. Bilgisayar, tablet veya telefon gibi cihazlarla daha az vakit geçirmeye ya da masa başı egzersizlerine önem verilmelidir.

Ortopedi ve Travmotoloji Hekimi Op. Dr. Evren Fehmi Atay’ın altını çizdiği bu maddelerden yola çıkarak hem kendiniz hem de çocuklarınız için omurga sağlığını önceliklendirmeli, skolyoz belirtilerini fark ettiğinizde bir uzmana danışmalı ve ertelemeden doğru tanı ve tedavi ile ilerlemelisiniz.

İlginizi çekebilir: Çocukların sağlıklı bir kas-iskelet sistemiyle büyümeleri için yapılması gerekenler

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale