X

Omega 3 yağ asitleri nedir ve aslında ne işe yarar?

Omega 3 yağ asitleri vücutta sentezlenmeyen, dışarıdan alınması gereken uzun zincirli yağ asitleridir.  Kaynağını Alfa Linoleik Asit (ALA) oluşturur. ALA, eikosapentaeonik (EPA) ve Dokosaheksaenoik asit (DHEA) gibi metabolitlere dönüşür. Bu dönüşümden sonra da vücutta kullanımı başlar. İnsan beyninin %60’ının yağ olduğunu ve bunun da üçte birinin omega 3 yağ asitlerinden oluştuğunu hesaba katarsak vücut için ne kadar gerekli olduklarını vurgulamış oluruz. Bu yağın eksikliğinin kronik hastalıklar başta olmak üzere vücutta etkilemediği hastalık yok gibidir. O zaman neden önemli bir yağ asidi çeşidi olduğuna biraz göz atalım:

Omega 3’ün yararları nelerdir?
Omega 3 kalp sağlığının korunmasından obeziteye kadar birçok sorunun çözümünde aktif rol oynar

 Kalp sağlığının korunmasında ve kalp hastalıklarından korunmada etkilidir. Omega 3, kalp hastalıkları belirleyicisi olan kandaki iltihaplanma göstergesi C reaktif proteinin (CRP) azalmasını sağlayarak kalp sağlığını korur. Aynı zamanda iltihap hormonları oluşumunu azaltır. Alfa Linoleik Asit (ALA) ile hem koroner kalp hastalıklarını hem de koroner kalp hastalıkları oluşum risklerini yüksek oranlarda azaltır, kalp ritim bozukluklarını önler. Kalp sağlığını korumada pıhtılaşmayı önleyici, damar genişletici, kan yağlarını azaltıcı olması etkilidir. Bu özellikler aynı zamanda tip 2 diyabet, insülin direnci, obezite, hipertansiyon oluşumunu da önleyerek kalp sağlığının korunmasına yardımcıdır. EPA ve DHEA alımlarıyla pıhtı oluşumunun önlenmesi, kan trigliserit düzeylerinin ve damar sertliğinin azalması sağlanır. Bunlar da kalp ritim düzensizliklerini, kalp krizini, ani ölümleri ve inmenin oluşumunu engeller.

Kilo korumada ve obezite oluşumunun engellenmesinde de etkilidir. Yağ depolanmasının engellenmesinin ve kilo almanın en önemli nedenlerinden biri olan insülin direncinden korunmada kullanılır.

Sinir sisteminin sağlığı için de gerekli bir yağ asididir. Gözdeki retina hücrelerinin ve sinir hücresi zarlarının işlevlerinde rol oynar. Retina gelişimi için özellikle DHEA önemli yer tutar. Ayrıca, beyindeki DHEA miktarının azalmasıyla öğrenmede güçlükler ortaya çıktığı bilimsel çalışmalar ile ortaya konmuştur. Depresyon tedavisinde özellikle EPA kullanılmaktadır.

Hücrelerin kontrolsüz büyümesini engelleyici özelliği ile çağın hastalığı olan kansere karşı koruyucudur.

Toplumda gittikçe yaygınlık gösteren ülseratif kolit, romatoid artrit ve kronik obstrüktif akciğer hastalıklarının önlenmesinde ve tedavisinde potansiyel etkiye sahiptirler.

Hastalıklardan korunmak için ne kadar omega 3 almak gerekiyor?

Birçok hastalıktan korunmak için günde en az 1 gram omega-3 yağ asidi alınmalıdır; ancak günlük omega 3 gereksiniminin tam olarak hesaplanmasında cinsiyet, yaş, hastalık, gebelik gibi faktörler değişkenlik gösterir.

Gebelikte son üç ayda 2.7 gram omega 3 takviyesinin düşük doğum yapma riskini azalttığı ortaya konmuştur.

Omega 3 takviyesi; karaciğer yağlanmasının, insülin direncinin ve obezitenin azaltılmasında etkili bir tedavi yöntemi olarak kullanılmaktadır. Diyabetlilerde, özellikle trigliseritler yüksekse günde 1 gram EPA ve DHEA önerilmektedir.

Koroner kalp hastalıklarında EPA ve DHEA günde 1 gram olarak önerilmektedir.

Eksikliğinde neler görülür?

Omega 3 yağ asitleri eksikliğinde, bebeklerde büyüme ve gelişmede gerilikler, yaraların geç iyileşmesi, bağışıklık sisteminin zayıflaması ve enfeksiyonlara eğilimin artması gibi durumlar görülür. Bunun dışında, romatoid artrit, tip 2 diyabet gibi çoğu kronik hastalığın oluşum nedenlerinden biri de omega 3 eksikliğidir.

Sporculardaki performans düşüklüklerinin nedenlerinden biri de omega 3 eksikliğidir. Bu eksiklik, diyetisyen eşliğinde doğal gıdalarla ve takviyelerle giderilmelidir.

Bitkisel Omega 3 kaynakları nelerdir?

Bitkisel kaynaklar: ALA omega 3 yağ asidi; keten tohumu, ceviz, kabak çekirdeği ve bunların yağında bulunur. Kanola yağı da ALA bakımından zengindir. Ayrıca yeşil yapraklı sebzelerden semizotunda da bulunur.

Takviye omega 3 alınırken nelere dikkat edilmeli?

Takviye amaçlı tablet şeklinde omega 3 alımlarında EPA ve DHEA miktarlarına dikkat edilmeli, etiketler çok iyi okunmalıdır. Bazı çalışmalarda trigliserit için takviyealan kişilerin LDL kolesterollerinde artışlar saptanmıştır. Bu nedenle, takviyeler alınırken doktor ve diyetisyen kontrolünde değişkenler göz önünde bulundurularak alınmalıdır.

Omega 3 yağ asitlerinin günde 3 gramdan fazla alınması kanama zamanında uzamaya neden olabilmektedir. Coumadin (warfarin), aspirin gibi kan sulandırıcılar alınırken omega 3 alımına dikkat edilmelidir. Kanama zamanı ve INR takip edilmelidir.

Fazla miktarda poliansatüre yağ asidi tüketimi serbest radikalleri artırır. Bu nedenle balık yağı alanların beraberinde mutlaka E vitamini gibi bir antioksidan alması şarttır.

 

 

 

İlginizi çekebilecek diğer yazılar:

Bol kalorili lezzetlere alternatif sağlıklı yemekler

Sağlıklı beslenme ile ilgili doğru bilinen yanlışlar

Kronik yorgunluğunuzun sebebi demir fazlalığı olabilir

Kevser Başkara: 10 yıla yakındır %100 vegan yaşayan Kevser Başkara, Ankara Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Lisans Programını, Cornell University Plant Based Nutrition, American College of Lifestyle Medicine programlarından mezun olmuştur. Türkiye’de bireysel vegan beslenme ve yaşam danışmanlığı, kurumsal beslenme danışmanlığı hizmetlerinin yanısıra vegan marka danışmanlıkları vermektedir. Bitki Temelli Beslenme’yi Beslenmenin Geleceği adlı ders ile ilk kez devlet üniversitesi müfredatına eklemiştir. Bitki Temelli Beslenme, Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin 17’de 12’sine çözüm üretmektedir. Bütünsel sağlığın önemine tüm eğitimlerinde ve hizmetlerinde vurgu yapan Başkara, International Vegan Society (England) Plant Based Health Professionals (England) üyesidir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale