X

Olumsuz duygulardan kurtulmanın 3 yolu

Duygularımız lunaparklardaki trenler gibidir; kimi zaman kendimizi yerden alabildiğine yüksekte, her şeye gücümüz yetermiş gibi hissederken, kimi zaman bizi derin uykulardan uyandırmayan bir hüzün kaplar içimizi. Üzgün olmak kolaydır; mutlu olmak ise daha zahmetli. O yüzden, bizi hissizleştiren, günlük hayatımıza devam etmemizi zorlaştıran, “gökyüzünü ciğerimize dolduran” olumsuz duygularla baş edebilmek epey zor olabilir; fakat imkansız değil.

İster öfke olsun, ister korku ya da endişe, olumsuz duyguları yenmenin ilk adımı onları tanımak. Hangi duygu durumu içinde olduğumuzun farkında olabilmek bir başlangıç ve hepimizin bildiği gibi, başlamak bitirmenin yarısıdır.

Olumsuz duyguları yenmekte en etkili 3 yöntemi sizler için derledik;

1. Duyguyu gözlemlemek: “farkındalık” ile üstesinden gelmek

Olumsuz bir duygunun aklımıza (ve hatta bedenimize) nasıl hakim olduğunu, içimizde nasıl yer kaplamaya başladığını fark edebiliriz. Ne kadar erken fark edersek de onu yenmek o denli kolay olacaktır. Önemli olan, duyguyu inkar etmeden ya da küçümsemeden kabullenmek.

Duygunun bedensel etkisi olur mu, demeyin. Birine pek de açık etmek istemediğiniz bir şey söylemek üzere olduğunuzda karnınız ağrıdıysa, endişenin ilk bedensel etkisiyle tanışmışsınız demektir. Ya da, midenizden boğazınıza doğru çıkan, “şurama kadar geldi!” dedirten bir öfke nöbeti geçirmişsinizdir mutlaka. Bir dahaki sefere, bu etkilerin daha çok farkında olarak, onlara daha sakin, daha kontrollü ve “dışarıdan” bir bakışla yaklaşmanız mümkün.

2. Duygunun ve aklın doğasını kavramak: “anlama” ile üstesinden gelmek

Olumsuz duygularla baş etmek için oldukça analitik, fakat özellikle ağırlığı altında ezildiğinizi hissettiğiniz duygulara karşı epey faydalı bir yaklaşım. Duygunun kendisine odaklanmak yerine kaynağına, yani akla yönelmek bir nevi dikkat dağıtma işlevi görebilir.

Aklın sabit kalmadığını, düşüncelerin sürekli değiştiğini görmeye çalışın. Tıpkı gökyüzünü kaplayan ve hiç dağılmayacak sandığınız kara bulutlar gibi. Bu şekilde, bu duygu durumunun da aklın bir ürünü olduğunu, geçici ve sizi tanımlamayan bir şey olduğunu kabul edebilirsiniz. Bulutların mutlaka dağılacağını bildiğiniz gibi, bu kötü zamanların geçeceğine de emin olabilirsiniz.

3. Zıt düşünmek: “odak değiştirme” ile üstesinden gelmek

Çok yoğun, yıkıcı düşüncelerden geçici olarak kurtulmak için etkili bir diğer yöntem de zıt düşünme tekniği. İngilizce derslerindeki, zıt fikirleri savunarak yazılan kompozisyonlardan hatırlayabileceğiniz bu yöntem, üstümüzde hakimiyet kuran duygunun tam tersini yaratabilmeyi hedefliyor.

Bu yöntemin sırrı çok basit: İnsan aklı ve ruhu, aynı anda iki zıt duyguyu aynı güçte barındıramıyor. Dolayısıyla, olumlu duygunun olumsuzun önüne geçmesini sağlayarak iyilik haline doğru yol alabiliriz. Mevlana’nın dediği gibi

“Bir yandan korku, bir yandan ümidin varsa iki kanatlı olursun. Tek kanatla uçulmaz.”

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale