X

Olumluya odaklanmak için bakış açınızı değiştirin

İnsanın en büyük savaşı yine kendisiyle oluyor. Kafanızın içinde ne kadar olumsuz düşünce varsa kafanızdan ilk önce onları yok etmeye odaklanmakla işe başlamalısınız. Tecrübeyle sabit, size ait olan, hep yanı başınızda olan pırlanta pırıl pırıl parlamaya devam ederken siz pırlantanın üzerinde yer alan minik toz parçalarına merceğinizi doğrultursanız tozu görürsünüz. Halbuki pırlanta hala pırlantadır. Pırıl pırıl parlıyordur.

Olumsuz cümlelere, olumsuz düşüncelere yoğunlaştığınızda iyi olanı, gerçek olanı ve güzel olanı görme olasılığınızı en aza indirmiş olursunuz. Olumsuzluklara odaklandığınızda ise dipsiz bir kuyuya doğru çekilmeye başladığınızı hissedersiniz.
Ama burası çok önemli: “Kabuğunuzu kırıp çıkmanız sadece an meselesidir ve sadece sizin seçiminizle olur. Bir başkasının seçimiyle değil!”

Hepimiz insanız. Zaman zaman yaşadığımız karmaşalar, hayat yolculuğumuzdaki olumsuz olaylar ve düşünceler bizleri farklı düşünmeye zorlar. Farklı düşünmek doğruyu bulmak için kendimizle verdiğimiz bir mücadeledir ve her bir mücadele aslında bizi biz yapan tecrübelerdir.

Her ne hissederseniz hissedin kendinizi yenik veya güçsüz hissettiğiniz için kendinize acımak, kurban psikolojisine girmek kendinize yapacağınız en büyük kötülüktür aslında. İnsan bazen ne yöne gideceğini de bilemeyebilir. Yolun ortasında da bekler, tökezler, düşer, dipsiz bir kuyuda gibi de hissedebilir, hatta hata da yapabilir. Bunlar gayet normal ve olağandır. Önemli olan bu olağan durumların sadece olağan olduğunu kabul edip tüm bu sürece rağmen çare aramanız, içinizdeki çöküntü ile mücadele etmeyi bırakmamanızdır. Bir hata yaptıysanız, kendinize “Nasıl bu hatayı yaptım ben?” diye kızmak yerine, içinizdeki çelişkili durumlar için kendinize sımsıkı sarılarak, olumlu düşüncelere yoğunlaşarak çözüm yoluna gitmelisiniz.

Her neye odaklanırsanız beyniniz onu büyütmeye programlanmıştır. Cama vuran yağmur damlalarını düşünün. Camın üzerindeki damlalara odaklanırsanız damlaları görürsünüz. Ama fokusunuzu değiştirip camdan dışarı bakmaya odaklandığınızda manzaranın tadını çıkarmaya başlarsınız.

İyi hissetmek gerçekten sadece bir seçim… Terazinin neresinin ağır bastığıyla alakalı bir durum. Tabii ki şöyle bir durum da var: Eğer değerlendirdiğimiz konunun olumsuzlukları ağır basıyorsa, o ayrı bir konu tabii ki. O zaman da yine çare arama yoluna gideriz. Olmuyorsa da mümkün olmayan şeyler için bu gerçeği kabul etmemiz gerekir. Bu da yine iyileşme sürecindeki en önemli basamaklardan biridir.

Zümrüdüanka kuşu gibi küllerinden doğmak için ilk önce yanmak gerekiyor. “Yeniden doğmak için önce ölmek gerekir.”

Sevgilerimle…

İlginizi çekebilir: Kendine zaman ayırmak lüks değil, bir ihtiyaçtır

Gamze Okutan: 15 Aralık 1986 Beykoz İstanbul doğumlu olan Gamze Okutan 2004 yılında Paşabahçe Ferit İnal Lisesi’nden mezun olduktan sonra uzun yıllar mağazacılık sektöründe satış danışmanlığı ve sağlık sektöründe hizmet veren bir firmada yönetici asistanlığı yaptı. Çalışma hayatı sebebiyle üniversiteye biraz ara verdikten sonra 2015 yılında Anadolu Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri bölümünden mezun oldu. Şu anda Yazılım ve Teknoloji alanında hizmet veren bir firmada Mali & İdari İşler Yetkilisi olarak meslek hayatına devam ediyor. Evli ve bir kız çocuk sahibi bir anne. Pusula kitabının yazarı. Gamze Okutan’ın kendini bildi bileli sanata, kişisel gelişime, psikolojiye olan ilgisi hep vardı. Zaman zaman şiir yazmayı, deneyimlerini ve gözlemlerini paylaştığı yazılar yazmayı, kendi çapında hobi olarak müzikle uğraşmayı ve söylemeyi çok seven biri. Ayrıca arada sırada meditasyonla zihnini sakinleştirip stres atmayı, yoga ile bedensel enerjisini korumayı seviyor. Hayatta pozitif ve negatif her şeyin bir bütün olarak güzel olduğunu düşünüyor. Olaylara bakarken çoğunlukla pozitif taraftan değerlendirmeyi yani bardağın dolu tarafından görmeyi ve çözüm odaklı olmayı seviyor. Fakat negatifin ağır bastığı durumlarda duyguların sonuna kadar yaşanması gerektiğini aksi takdirde mutlu olmanın mümkün olmayacağını düşünüyor. Hayatı dolu dolu, tutkuyla, hissederek yaşamayı seven aslında hayatın kendisine aşık, hayalperest bir yolcu olarak tanımlıyor kendini. Hayatın paylaştıkça güzellikler getireceğine olan inancını ve umudunu hiçbir zaman kaybetmemiş biri olarak paylaştıkça belki küçük dokunuşlarla bakış açımızdaki yansımaları çok daha renklendirebiliriz diye düşünüyor. Hep birlikte, el ele birbirimizin yoluna daha çok ışık tutarak yönümüzü bulmamıza bir nebze olsun katkı sağlayabileceğimize inanıyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale