X

Olumlu beklentilere ve öz farkındalığa sahip olmak için 7 öneri

Bir önceki yazımda zaman algımızın iyi oluş halimizi nasıl etkilediğinden bahsetmiştim. Geçmiş olumlu, geçmiş olumsuz, şimdiki kaderci ve gelecek zaman kavramlarına yönelimin bizi nasıl etkilediğini anlatmıştım. Bununla ilişkili olarak öz farkındalık, iyi oluş halimizi etkileyen en önemli faktörlerden bir tanesi. Pozitif psikolojik sermaye olarak görülen bu olgu aynı zamanda olumlu gelecek beklentisi, umut ya da iyimserlikle de oldukça ilişkili.

Öz farkındalık nedir?

Öz farkındalık bireyin içsel ve dışsal dikkatini yönlendirebilme kapasitedir. Bu kapasitenin içinde kişinin kendini değerlendirmesi, kendi yeterlilik algısı, olumlu sosyal davranışları, kişilerarası ilişkileri ve sorun çözme becerisi yer almaktadır.

Öz farkındalık yaşamımızı şekillendiren temel taşlardan bir tanesidir. Davranışlarımız, tutumlarımız, duygu durumumuz ve beklentilerimiz bir bütün olarak bu kendini tanıma yolculuğunu oluşturur.

Terapilerde öz farkındalık kavramı çok önemlidir. Ve bu farkındalığın artırılması terapide temel amaçlardan bir tanesidir.

Olumlu gelecek beklentisi nedir?

Gelecek zaman yönelimi, bireyin hedeflerine yönelişini vurgulamakta ve bu yöneliş zaman içerisinde kişinin benliğini oluşturmaktadır. Gelecek zaman yöneliminin pozitif olması ve motivasyonel bir araç olarak kullanması hedef belirmede, hedefe yönelmede, hedefe yatırım yapmakta büyük önem taşımaktadır.

Öz farkındalığıyla kendi yeterliliklerini, kapasitesini iyi değerlendiren bir insan doğru hedefler belirlemekte ve bu hedefleri gerçekleştirmektedir. Gelecekten olumsuz beklentisi olan ya da içsel dikkatini doğru yönlendiremeyen kişiler hedeflerini gerçekleştirmekte daha güçsüz kalırlar. İçsel motivasyonu yakalayamazlar.

Hayattan olumlu beklentilere sahip olan kişi, tahmin edersiniz ki umutsuz, beklentisiz, kötümser birine göre şimdiki zamanda daha mutlu, uyumlu ve tatminkardır.

Öz farkındalık nasıl geliştirilir?

  • Doğru nefes öğrenmek ve meditasyon yapmak.
  • Beden algısını geliştirecek sporlara yönelmek.
  • Koku, işitme, tat, görme, dokunma duyularıyla özel çalışmalar yapıp bu deneyimleri yazmak.
  • Bu sıradaki duygu ve düşünceleri not etmek.
  • Farklı bakış açıları kazanmak için farklı kitaplar okumak, filmler seyretmek.
  • Yeni yaşantılar deneyimlemek (gitmediğin yerlere gitmek, yeni bir hobi edinmek gibi…)
  • Özel tekniklerle kendine ulaşabilmek için terapiye başlamak.

Öz farkındalığa özetle kendini tanımak dersek, kendini tanımanın önemini Engin Geçtan şöyle açıklıyor:

“Kendini tanımak dıştan içe sessiz bir yolculuktur, anlatılması ve paylaşılması zor, bazen sadece kokusu alınabilir. Akmakta olan bir ırmağın, aynı zamanda kaynağına doğru yolculuk edilmesini çağrıştıran bir süreç, kaynağa ulaşılamasa da yolculuğun kendisine değer. “

Sen de kendini tanıma yolculuğunda kendini yalnız bırakma. Sana ait, biricik olan yolculuğun keyfini çıkar.

İlginizi çekebilir: Zaman algımız iyi oluş halimizi ne şekilde etkiliyor?

Gülbalca Çakıroğlu: İzmir Ekonomi Üniversitesi Psikoloji bölümünü bitirdikten sonra beyin ve çalışma prensipleri alanında Dokuz Eylül Üniversitesi Klinik Sinirbilimleri (Neuroscience) Master programına kabul edildi. Yüksek lisansını yaparken Multidisipliner Beyin Dinamiği laboratuvarında TÜBİTAK 112S459 NO’lu 1001 proje bursiyeri olarak çalışmaya başladı. Bu dönemde 2 sene Alzheimer ve Hafif Kognitif Bozukluğu olan hastalarla çalışmalarını sürdürdü. Tezini tamamladıktan sonra uzman olarak sektörde çalışmaya başladı. 6 sene özel okullarda aileler ve çocuklarla çalıştı. Pandemi döneminde ikinci yüksek lisansı olan Klinik Psikoloji uzmanlığını Rumeli Üniversitesi Klinik Psikoloji programından aldı. Aynı üniversitede, Nöropsikoloji alanında öğretim görevlisi olarak çalıştı. Alp Karaosmanoğlu’ndan Şema Terapi, Emre Konuk’tan EMDR (göz hareketleri ile duyarsızlaştırma ve yeniden işleme modeli) 1. Düzey eğitimlerini tamamladı. İstanbul Psikodrama Enstitüsünde Psikodrama Temel Eğitimini aldı. Halen Yetişkinlerle bilişsel ve yaşantısal teknikler ile çalışmaktadır. Mezun olduğu üniversitede, 3 kuşak usta-çırak projesinde gönüllü olarak psikoloji öğrencilerine destek vermektedir. Çeşitli platformlarda Bağlanma ve Psikolojik Sağlamlılık ile ilgili eğitimler düzenlemektedir. Alanıyla ilgili çeşitli yazıları Psikeart Dergisi ve uplifers.com sitesinde yayınlanmaktadır.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale