X

Ölüm korkusuyla başa çıkabilmek için algınızı değiştirin – Video

Ölüm deyince aklımıza getirmemiz gereken ilk şey, herkes gibi bir gün öleceğimiz gerçeği. Bazı kişiler ölüm olgusuyla yüzleşmek istemedikleri ya da yüzleşmekte zorlandıkları için ölüm gerçeğini kabul etmek konusunda bir takım zorluklar yaşıyor. Ölümün bir son olduğunu düşünmektense, dünya üzerinde başka bir yerde ya da çok uzaklarda, hiç bilmediğimiz yerlerde yaşamaya devam ettiğimize inanıyorlar.

Ölüm Korkusuyla Nasıl Başa Çıkabilirim?

Ancak tüm bu varsayımlar kişisel olarak değişen ve somut olarak hiç bir dayanağı olmayan şeyler. Yani, zihnimizin ve ruhumuzun vücut fonksiyonlarımız durduğunda yaşamaya devam ettiğine dair hiç bir bilimsel bulgu yok.

Aşk, deneyimler, iletişim, başarılar, güneşin sıcaklığı… Vücudumuz olmasaydı tüm bunlar bize ne anlam ifade ederdi? Yaşam sonsuz olsaydı, ona şeklini, yapısını anlamını ve amacını veren şeyler var olabilir miydi?

Çok iyi bir kitabı okuduğunuzu ya da lezzetli bir pasta yediğinizi düşünün. Bir çoğumuz için muhteşem bir tatmin hissi…Fakat tüm bu zevklerden tatmin olabilmemizi sağlayan şey, hepsinin bir sonu olması.  Sonsuza kadar devam eden ve sonu gelmeyen bir kitap ya da hiç bitmeyen bir pasta, eninde sonunda bir gün tüm değerini yitirecektir. Ölüm, hayatın doğal ve olması gereken bir parçasıdır. Mantıklı şekilde düşündüğümüzde korkmamamız ya da üzülmememiz gerektiği sonucuna varabiliriz. Ancak mantıklı düşünebilmek için ilk yapılması gereken, ölüm olgusunu doğru şekilde algılayabilmek ve tanımlayabilmek.

Bu bakış açısıyla yaklaştığımızda, içinde bulunduğumuz anın anlamını ve yaşama amacımızı bulmaya bir adım daha yaklaşmış oluruz. Yaşama bu şekilde bakabildiğimiz sürece, hem kendi bakış açımızı genişletebilir, hem de çevremizdeki diğer bireylerin kendi yaşamlarını keşfetmelerine yardımcı olabiliriz. Başka bir yerde cezalandırılacağımızı ya da ödüllendirileceğimizi düşünmeden, tamamen kendi özgür irademizle iyi tarafta mı kötü tarafta mı olduğumuzu seçebiliriz.

Bu bakış açısını kazandıktan sonra, öldükten sonra kendi yarattığımız dünyamızda yaşamaya devam edebiliriz. Hayatlarının bir parçası olduğumuz kişilerin hatıralarında var olabiliriz.

Vücutlarımız öyle ya da böyle, bir şekilde yok olacak ve doğanın bir parçası olarak yaşam döngüsündeki yerini alacak. Vücudumuzu oluşturan atomlar başka şeylerde hayat bulacak. Ağaçlarda, kuşlarda, çiçeklerde ya da bir kelebeğin kanadında…

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale