X

Olayları algılama şeklimizin stres oluşumu üzerindeki etkisi ve stresle başa çıkabilmenin yolları

Stres, gündelik yaşamda kişinin üzerinde baskı yaratan etmenlerin toplamıdır. Her insanın stres faktörü farklıdır. Kimi için stres yaratan bir olay, bir diğer kişi için o kadar önemli olmayabilir.

Stresin düzeyini, olayın kişi için ne kadar önemli ve anlamlı olduğu belirler.

Bir olayın kişide stres yaratması için durumun çok büyük ve olumsuz olması gerekmez. Kişinin gündelik yaşamındaki küçük olaylar da kişide stres yaratabilir. İş yerindeki sıkıntılar, aile içi çatışmalar, işten memnun olmamak, trafikte kalmak gibi. Bu faktörlerin her biri kişinin stres hissetmesi için yeterlidir.

Stresle Nasıl Başa Çıkılır?

Stresle nasıl başa çıkılır?

Stresli olaylarla karşı karşıya kalmayı önlememiz çoğu kez mümkün değildir. Bu nedenle amaç stresi tamamen ortadan kaldırmak değil, stresi olumlu bir düzeye indirmektir. Stresi iyi bir şekilde yöneterek yeni başarılar ve beceriler için bir itici güç olarak kullanmak mümkündür.

İş yaşamında ve aile içinde hemen hemen herkes stresle baş etmek durumundadır. İnsanlar arası ilişkilerdeki stresi çözmek, kişinin düşüncelerini ve duygularını karşısındakine uygun bir şekilde ifade etmeyi bilmesi ile mümkündür. Bu, stresin önemli ölçüde azalmasını sağlar.

Kendinizi ifade ederken amaç karşınızdakinin değişmesini sağlamak değil, sadece kendi duygularınızı karşı tarafa aktarmanızdır.

Kendinizi ifade etmeniz, karşınızdakinin davranışının değişmesini sağlamayabilir. Ancak kendinizi ifade ettiğiniz zaman, karşınızdaki kişi hangi davranışının sizde olumsuz bir duygu yarattığını bilmiş olur.

Stresle başa çıkmak için neler yapılabilir?

Kişinin stres yaşamasına neden olan en önemli faktör olayların algılanış şeklidir. Olayları ve kişileri oldukları gibi kabul etmek, çevremizdeki kişilere dair gerçekçi beklentiler içinde olmak ve kendimizden beklentilerimizi de gerçekçi bir şekilde değerlendirmek, stresin düzeyini azaltmakta etkili yollardır.

Stresle başa çıkabilmenin yolları

Kişinin stresli anında kendi ile kurduğu diyaloğun niteliği stres düzeyini etkiler. Stres anındaki olumsuz söylemler kişinin gerginliğini arttırır ve sorunun çözülmesine hiçbir katkısı olmaz. Stres yaratan bir durumla karşılaşıldığında mantıklı ve gerçekçi bir şekilde düşünülürse, stres daha iyi yönetilebilir.

Olay karşısında kendimize olumsuz şeyler söylememiz, kendimizi eleştirmemiz ya da duruma kızmamız stres düzeyimizi arttırır.

Olumsuz durum karşısında;

”Bu benim başıma neden geldi?”,

”Bu durumun içinden çıkamayacağım!”,

”Yapacak hiç bir şey yok!”

‘’Ne kadar da çaresizim’’ şekildeki olumsuz cümleler durumu çözmekte hiç bir işe yaramayacağı gibi, stres düzeyinizi de arttırır.

İşe yarar cümleler;

‘’Yardıma ihtiyacım var mı? Kimden yardım isteyebilirim?’’

‘’Karşılaştığım durum karşısında ilk yapmam gereken ne?’’

‘’Yaşadığım şey hayatımı ne kadar etkileyecek?’’

‘’Durumu gerçekçi bir şekilde değerlendiriyor muyum yoksa büyütüyor muyum?’’

 Bu cümleler, sizin durumu daha mantıklı bir şekilde ele almanızı sağlar. Bu yaklaşım ile durum karşısında kontrolü daha fazla elinizde hissedersiniz.

Ayrıca stres yaratan faktörleri bir tehdit olarak görmek yerine, yenilik ve değişim için bir fırsat olarak görmek de stres düzeyini azaltmakta etkilidir. Karşılaştığımız stres yaratan her olumsuz olay bizim becerilerimizi ve gücümüzü kendimize gösterebilmemiz için bir fırsattır. Bugün karşılaştığımız stresli durumları, bundan sonra karşımıza çıkacak olan stresli durumlara karşı bizi hazırlayan araçlar olarak kabul etmemiz işimize yarar.

 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız. 

 

Uzman Klinik Psikolog Romina Kuyumcuoğlu: Romina Kuyumcuoğlu // Uzman Klinik Psikolog - Haliç Üniversitesi Psikoloji lisans eğitiminin ardından aynı üniversitede Klinik (Uygulamalı) Psikoloji yüksek lisansı yaparak uzmanlık eğitimini tamamladı. Akademik eğitimlerin yanı sıra çeşitli kurum ve enstitülerden mesleki eğitimler aldı. Bunlar arasında Bilişsel Davranışçı Terapi, Aile ve Çift Terapisi eğitimleri bulunmakta. Kuyumcuoğlu, bireysel psikoterapilerin yanı sıra çeşitli grup çalışmalarında yardımcı terapistlik yapmaktadır. Türk Psikologlar Derneği üyesidir. http://www.rominakuyumcuoglu.com/

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale