X

Olanı olduğu gibi kabul etmek başarı mıdır, yenilgi midir?

Geçenlerde twitter’da şöyle bir tweet’e denk geldim: “Her şeyi olduğu gibi kabul ettim. Ömrümde bundan büyük yenilgi görmedim. Allah yaşatmasın.

Okuduğum gibi afalladım da biraz. Senelerdir her şeyi olduğu gibi kabul etmeye çalışan ben, bunun için 1001 takla atan ben için bu cümle bayağı ters köşe oldu. Olduğu gibi kabul etmek neden birilerine başarısızlık, yenilgi gibi gelmişti? Çaresizlik hissi mi? Evet, böyle olmalıydı, çünkü ben de kendimle çalışmaya başlamadan evvel kabulü bu şekilde değerlendiriyordum. Elimden bir şey gelmediğinde, kendimi epeyce çaresiz hissettiğim zamanları hatırladım.

Bu zamanlar tamamen yok olmuş değil. Hala bazı durumlar karşısında oldukça direnç gösterebiliyorum. Gösterdiğim o direnç bilin bakalım dönüp dolaşıp kime zarar veriyor yeniden? Yine bana; yani yine kişinin kendisine.

Biz insanlar, her şeyi kontrol edebileceğimizi düşünüyoruz genellikle. Fakat hayatın matematiğinde bu kontrole pek yer yok. Hayat bildiği gibi akıyor ve o aktıkça gösterilen direnç de akan bir suyun önüne gelen taşta inatla sımsıkı tutunmaya, orada su birikmesine ve o biriken suyun kuvvetinin yine bizim canımızı acıtmasına denk gelmiyor mu? Benim bugüne kadar tecrübelerim hep bu yönde oldu. Neye dirensem, yine döndü, dolaştı, beni buldu ve bırakacağım zamana kadar orada öylece durdu. Biraz da hayatla inatlaşmak gibi aslında. Az inatlaşmadım. Az “Hayır, benim dediğim olacak!” demedim hayata.

Güçlü olan kazanır” diye bir inanç yerleşmiş beyinlerimize. Güçlü olmak ne demekse… Halbuki evrimde şöyle bir duruma rastlıyoruz: Tabiatla uyumlu olan, uyumlanabilenler devam etmiş, hayatta kalmış hep ve bu kural halen de bu şekilde devam etmekte.

Yani aslında olana direnmeyip olanı olduğu gibi kabul etsek sinir sistemimiz de rahatlayacak ve o akışta daha önce görmediğimiz, göremediğimiz yeni yollar görünmeye başlamayacak mı gözümüze yeniden? Benim hayat tecrübelerimde hep böyle oldu. Fakat o bırakma, güvenme ve akışa teslim olma işi pek kolay olmuyor tabii. İyi haber ise: Oluyor.

Gerçeklik hep aynı kalıyor. Bizim onlara verdiğimiz tepkiler bütün olayın seyrini değiştiriyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Bırakmak, kabul etmek başarısızlık mı, yoksa güç mü? Bu hafta biraz bu soru ile haşır neşir olmaya ne dersiniz?

İyi haftalar. Sevgiyle…

İlginizi çekebilir: Hayata rahat yerleşebilmek için en büyük ihtiyaç: Esneklik

Gamze Baytan: Selamlar, Gamze ben. Meditasyon ve yoga hocasıyım. 7/24 çalıştığım organizasyon sektöründen bir anda "Ne yapıyorum ben kendim için" diyerek çalışma hayatımda ne istediğime karar vermek adına verdiğim arada; kendimi bir anda bol kitap, bol sorgulama, bol seans ve bol yazının içerisinde buldum. Yol yolu açtı ve ben artık izlemek yerine hayata katılmayı seçtim. Eylül '15'te Ezgi Sorman'dan aldığım Meditasyon Eğitimi Eğitmenliği'nden mezun oldum. Şu an toplam 2 günden oluşan ve içerisinde “stres nedir, bedene etkileri nedir, sağlıklı seçimler yapmamız nasıl mümkündür, meditasyon nedir, ne işimize yarar, faydaları nedir, biz aslında kimiz” gibi soruların cevabını konuşup; her birimizin modu her an değişkenlik gösterdiği için tek bir tekniğe kendimizi sıkıştırmak yerine, esnek olabilmek adına 3 ayrı varyasyonun deneyimendiği eğitimler ve grup meditasyonları yapmaktayım. Yollar bitmez tabi hayat boyu; görebildiğimiz sürece. Ayık ve uyanık olarak yakalayabildiğimiz takdirde hayatı. Ve Cihangir Yoga'da Berivan Aslan Sungur'un Yin Yoga Eğitmenliği eğitimiyle kesişti yolum. Temmuz '17’de de meditasyon hocalığımın yanı sıra yin yoga hocalığına tam anlamıyla adım atmış oluyorum. Ben ruh-zihin-beden ile bütünüyle çalışmaktan çok keyif alıyorum. Yeni şeyler keşfediyorum. Hayatta hem daha güçlü hem daha esnek durabiliyorum artık. Her şey artık hem daha derin hem daha hafif. Ve bütün bu deneyimleri daha rahat anlamamı, içselleştirmemi, görmemi sağlayan en büyük araç da kelimelerim. Yazıyorum çünkü yazı benim bu hayatta ruhumla özgürce dansedebildiğim en özgür alan. Yazıyorum çünkü yaşadığımız, başımıza gelen herhangi bir şeyde yalnız olmadığımızı, çaresiz olmadığımızı bilelim, kuvvetimizi yine birbirimizden alalım, birbirimize yayalım ve şifa olalım diye.. Tüm insanlığa yayılmak niyetiyle. Mail adresim: gamzebaytan@gmail.com

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale