X

Okul döneminde çocukların sağlıklı beslenmesi için öneriler

Çocuklarda dengeli ve yeterli beslenmeyi belirleyen temel ilkeler, enerji ve protein gereksinimidir. Enerji gereksinimi; yaş, cinsiyet, vücut ağırlığı, fiziksel aktivite, ergenlik, bazal metabolizma ve büyüme hızı gibi değişkenlere bağlıdır. Pratik olarak çocuktaki enerji alımı, tüketimine eşit olmalıdır. Şişmanlama eğilimi varsa enerji alımı azaltılıp, fiziksel aktiviteyi artırmaya yönlendirilmeli, televizyon ve bilgisayar karşısında geçirilen zaman sınırlandırılmalıdır.

Çocuk beslenmesinde önerilen porsiyon miktarları yetişkinler için olan porsiyon miktarlarına göre daha azdır. Beslenmede önemli olan çeşitliliği sağlamaktır, yediği porsiyon miktarından ziyade, farklı gruplardan besinleri tüketmesine odaklanmak gereklidir.

  • Şekerler (doğal şeker içeren gıdalarda bulunan şeker) ve yağlar çok az kullanılmalı.
  • Et, balık, tavuk, kuru baklagiller, yumurta ve yağlı tohumlar haftada 2-3 kez tüketilmelidir.
  • Süt, yoğurt, peynir grubu haftada 3-4 kez tüketilmelidir.
  • Meyve-sebze grubu haftada 4-6 kez tüketilmelidir.
  • Ekmek, tahıl, pirinç, makarna grubu haftada 3-4 kez tüketilmelidir.

Sağlıklı bir okul dönemi için beslenme tüyoları nelerdir?

1. Okul menüsüne uyumlu ve dengeli bir beslenme düzeni oluşturmak

Okulların yemekhanelerindeki beslenme menülerine uygun bir beslenme düzeni oluşturun. Çocuğunuzun tüm gün neyle beslendiğini kontrol ederek akşam menüsünü de buna göre hazırlamanız dengeli beslenmesini sağlar. Eğer öğlen okulda sebze yemediyse akşam öğününe sebze ekleyebilirsiniz.

2. Ara öğünlerde sağlıklı ve besin öğesi zengin besinler tercih etmek

Çocuğunuz evde ders çalışırken ara öğün olarak, 10 adet fındık, 10 adet badem, 2 adet ceviz ve 2 adet kuru kayısıdan oluşan bir kase hazırlayabilirsiniz. Bu besinler hem kan şekerini düzenler, hem de çocuğunuzun zihinsel gelişimine katkıda bulunur. Asitli ve kafeinli içecekler veya hazır meyve suları sunmayın. Bu içecekler hiçbir besin değeri taşımayıp çocuklara gereksiz kalori kazandırır. Bunların yerine ev yapımı ve şekersiz komposto veya ayran gibi içecekleri tercih edin.

3. Sevmediği yiyecekleri ilgisini çekecek şekilde hazırlamak

Sevmedikleri yiyecekleri farklı kombinasyonlarda deneyin. Örneğin ıspanak yemeğini sevmiyorsa, ıspanaklı fırın mücver yapabilirsiniz. Sevmediği yemekleri farklı bir ortamda ve farklı kişilerle beraber sunarak ilgisini çekmesini sağlayabilirsiniz.
Çocukların alışkanları değişken olduğu için, sevmediği bir yiyeceği bir süre sonra tekrar sunduğunuzda yemek isteyebilir. Bu yüzden sevmediği yiyecekleri de belirli aralıklarda yine sunabilirsiniz.

4. Günün ilk ve en önemli öğünü olan kahvaltıyı atlamamak

Kahvaltıda çocuğunuzun özellikle proteinli besinler almasına dikkat etmelisiniz. Önemli bir protein kaynağı olan süt ürünleri ve yumurta besin değeri açısından zengin olmasının yanı sıra, uzun süre tok kalmayı da sağlar. Çocuğunuzun gün içerisinde daha dinamik olmasını sağlar. İhtiyacı olan kalsiyumu alması için kahvaltıda peynirin mutlaka olması gerekir. Ayrıca kahvaltıda ceviz, fındık gibi yemişlerle pekmez veya bal gibi besinler tüketilmesi çocuğunuzun zihin gelişimini destekler. Kahvaltı sofrasının olmazsa olmaz bir diğer besini ise domates, salatalık, havuç, avokado gibi zengin besin değerine sahip gıdalardır. Haftanın belirli günlerinde ise çocuğunuza ev yapımı, sağlıklı unlarla hazırlanmış pankek, krep gibi besinler de sunabilirsiniz.

Sağlıklı krep

  • 1 çay bardağı bitkisel süt
  • 1 yumurta
  • 1/2 çay bardağı karabuğday unu
  • 1/2 çay bardağı badem unu

Tüm malzemeleri bir kapta çırparak karıştırın, hazırladığınız karışımı az yağlanmış tavaya dökerek arkalı önlü pişirin.
Lezzetlendirmek için yanında ev yapımı reçel ya da taze meyve sunabilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Süper gıdalar nelerdir: Besleyici değeri yüksek, antioksidan ve anti-yaşlanma özellikli süper besinlerle tanışın

Ayten Sebzeci: 2014 Mutfak Sanatları Akademisi, uzun dönem profesyonel pasta ve ekmekçilik mezunuyum. Sektörde çok sayıda işletme ve projelerde yer aldım. 2016 yılında kendi beslenme ve yaşam tarzıma uygun, ana mottosu "doğaya saygılı ve temiz içerikli üretim yapmak" olan Sağlıklı Fırın’ı kurdum. Farklı Avrupa ülkelerinde sağlıklı reçeteler geliştirme üzerine eğitimlerim oldu. 2017 yılında ise Uludağ Üniversitesi’nin Bütünsel Beslenme Koçluğu programından mezun oldum ve halen tıbbi içerikli eğitimlere katılmaya devam ediyorum. Ayrıca permakültür, tarım, bahçecilik en belirgin ilgi alanlarım arasında.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale