X

Yeni bir araştırma, oksitosinin sosyal etkisinin motivasyona bağlı olduğunu ortaya çıkarıyor

Yeni bir çalışma, oksitosinin sosyal davranışını geliştirme kapasitesinin büyük ölçüde motivasyona bağlı olduğunu ortaya koyuyor. Bu çalışma, oksitosin tedavilerinin insanlarda neden karmaşık sonuçlar verdiğini açıklar nitelikte. Aynı zamanda, bu çalışma referans alınarak daha kişiselleştirilmiş terapötik yaklaşımlara olan ihtiyacın altını çizmek de mümkün. Bu yazımızda, bahsi geçen çalışmanın tüm detaylarını sizler için kaleme aldık.

Oksitosin nedir?

Oksitosin üzerine yürütülen araştırmaya geçmeden önce, oksitosinin ne olduğunu tanımlamak istiyoruz. Aşk hormonu ve bağlılık hormonu olarak da bilinen oksitosin, doğumdan emzirmeye, cinsellikten sosyal bağlanmaya kadar pek çok fizyolojik ve psikolojik olayda rol oynuyor.

Bu hormon, doğumun başlayabilmesi için rahim kasılmalarını destekliyor. Ayrıca, memedeki süt kanallarından süt çıkışının gerçekleşmesi de bu hormona bağlı. Erkeklerde ise bu hormonun ejakülasyonu sağladığı belirtiliyor.

Sarılma ve masaj gibi fiziksel temaslar, vücuttaki oksitosin miktarını artırmaya yardımcı oluyor. Aynı zamanda, romantik ilişkilerdeki duygusal ve fiziksel yakınlıklar da bu hormonun salgılanmasını destekliyor.

Oksitosin eksikliği, duygusal ve sosyal ilişkilerde sorunların yaşanmasına yol açabiliyor. Buna ek olarak, bu hormonun eksikliğini çeken bireyler bağlanma güçlüğü, anksiyete ve depresyon gibi durumları geliştirebiliyor. Doğum esnasında potansiyel zorluklar, emzirme güçlükleri ve cinsel işlevlerde sorunlar da oksitosin eksikliğine bağlanıyor. Bu nedenle, oksitosin salınımını artırmanın öneminin fark edilmesi büyük bir önem taşıyor.

The Journal of Neuroscience’ta yayınlanan araştırma neyi kanıtlıyor?

Geçen ay The Journal of Neuroscience’ta yayınlanmış olan ‘’Oxytocin in the Amygdala Sustains Prosocial Behavior via State-Dependent Amygdala–Prefrontal Modulation’’ isimli araştırma, bu hormonun sosyal davranışları şekillendirmek için beyin aktivitesini nasıl etkilediğine odaklanıyor. Bu araştırma, hormonun etkilerinin değişkenliğini araştırmak için rhesus maymunları üzerinde yürütüldü.

Araştırmacılar, bazoleteral amigdala (BLA) ve ön sigulat korteks (ACC) isimli ödülleri işleyen ve sosyal karar verme sırasında bilgiyi bütünleştiren beyin bölgelerine odaklandılar. Oksitosin doğrudan BLA’ya verildiği zaman duruma bağlı etkiler ortaya çıktı:

  • Hormona maruz kalmadan önce sosyal açıdan motive olan maymunlarda hormon sosyal fayda sağlayan kararları ve sosyal görev davranışını daha uzun bir süre boyunca sürdürdü.
  • Motivasyonu az olan maymunlarda ise benzer etkiye rastlanmadı.

Beyin aktivitesi, hormonun BLA ve ACC üzerindeki etkisinin maymunlar yalnızca motiveyken pozitif olduğunu destekledi. BLA ve ACC’deki aktivite, uzun süreli sosyal durumlarda daha koordineliydi. Bu durum da hormonun sosyal davranışı sürdürme yolunda iletişimi stabilize edebileceğini düşündürtüyor.

Çalışmada yer alan araştırmacılardan birisi olan Steve Chang, daha dikkatli olunması gerektiğini ve her birey için standart bir yaklaşımın uygun olmadığını vurguluyor. Chang, bireylerin kendi içlerinde bile oksitosinin etkinliğinde farklılık olduğunu söylüyor. Bu nedenle, kişiselleştirilmiş tedaviler ön plana çıkıyor.

Oksitosin araştırmasından çıkarılabilecekler nelerdir?

Araştırmaya göre, amigdaladaki oksitosin prososyal davranışları sürdürüyor. Prososyal davranışlar, olumlu sosyal davranışlar ve başkalarına yarar sağlama niyeti olarak tanımlanıyor. Bu davranışlar arasında bağış yapmak, yardım etmek, iş birliği yapmak, paylaşmak ve gönüllülük gibi davranışlar bulunuyor.

BLA sosyal belirginliği ve değeri işleyerek ve ACC de karar vermeye rehberlik etmek için sosyal bilgiyi bütünleştirerek prososyal davranışları destekliyor. Bu davranışlar, karmaşık sosyal ilişkilerin devam ettirilebilmesi için fazlasıyla kritik.

Sosyallik için kilit bir hormon olan oksitosin, hem prososyal davranışları hem de bahsi geçen beyin bölgelerindeki nöral aktiviteyi etkileyebiliyor. Tabii, bu hormonun mekanizmasıyla ilgili hala belirsizlikler bulunuyor.

Sonuç olarak, oksitosin bir sihirli değnek gibi her bireyde aynı etkiyi yaratmıyor; bu hormonun sosyal davranışları iyileştirmesi için doğru zaman ve durumda kullanılması gerekiyor. Bu durumu spor salonuna gitmek gibi düşünebilirsiniz. Eğer egzersiz yapmaya hevesliyseniz bir spor eğitmeniyle antrenmanlarınızı ileriye taşıyabilirsiniz. Aksi takdirde, motivasyonunuz bulunmuyorsa spor eğitmeniyle çalışmanın veya başka bir uygulamanın işe yaramayacağını söyleyebiliriz.

Oksitosinin bir tetikleyici veya güçlendirici gibi çalıştığını fark ederek bu hormonun temel motor olmadığını kabullenmelisiniz. Vücudunuzdaki oksitosini çalıştırmak için içsel motivasyonu önceliklendirmelisiniz.

İlginizi çekebilir: Hayat yolculuğunda motivasyonunuzu geri getirecek 8 öneri

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      



3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale