X

Öğlen uykusu neden önemli ve ideal bir öğlen uykusu nasıl olmalı?

Albert Einstein, Thomas Edison, Napoleon Bonaparte, Ronald Reagan, Bill Clinton… Bu isimlerin ortak noktası, gündüz uykusunun önemini kavramış olmaları. Sadece onlar değil; Brahms o meşhur ninnisini bestelerken piyanosunun başında kestiriyor, Winston Churchill kabine toplantılarını gündüz uykusuna göre programlıyormuş. Bugün birçoğumuzun tanıdığı atletler, olimpik sporcular öğlen uykusunu antrenman programlarının bir parçası olarak program yapıyor.

İyi bir uyku almadığınızda bu sizin ruh halinizi, sağlığınızı, aile hayatınızı, işinizi etkileyebilir. Çalışmalarıyla tarihe isimlerini yazdırmış olan bu isimlerin öğlen uykusuna verdikleri bu önemin ne kadar doğru bir adım olduğu, bugün bilimsel araştırmalar tarafından da kanıtlanıyor. 2017’nin başlarında Kaliforniya Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırma, öğle uykusunun beyin gücünü ciddi anlamda artırdığını ve beyni yenilediğini ortaya koydu. Araştırmadan elde edilen bazı önemli noktaları şöyle sıralamak mümkün:

– Tüm gece ayakta kalıp uyumayan kişilerde (özellikle de öğrenciler), beynin uyku yoksunluğu yüzünden bazı bölgelerini kapatması nedeniyle yeni şeyler öğrenme kabiliyeti yaklaşık yüzde 40 oranında düşüyor.

– Uyku, beynin kısa süreli hafıza deposunu temizliyor ve yeni bilgiler için boş alan yaratıyor. Bu aynı, e-mail hesabınızdaki gereksiz mailleri silip, yeni mailler için yer açmak gibi bir şey. Beyinde kısa süreli bilgilerin tutulduğu hippokampüs bölgesi, gün ortasında da böyle bir temizliğe ihtiyaç duyabilir. Öğlen uykusu işte bu ihtiyacı karşılar ve yeni bilgiler için alan açılmasını sağlar.

Hafıza kapasitesinin yenilenmesi, 2. evre non-REM uykusuyla ilişkili. Yani derin uyku (non-REM) ile REM olarak bilinen rüya durumu arasında bir nokta. Gece boyunca uykumuzun en azından yarısını neden 2. evre uykular şeklinde geçirmemizin nedeni de bundan kaynaklanıyor.

İlginizi çekebilir: Uykunuzda kullanabileceğiniz muhteşem güçleriniz

İdeal öğle uykusu nasıl olmalıdır?

Michael J. Breus, yani nam-ı diğer “Uyku Doktoru”nun öğle uykusu için önerileri şöyle:

Sabah uyandıktan 8 saat sonra öğle uykusuna yatın. Ancak öğle uykusu saatiniz 15.30’dan geç olmasın. Aksi durumda, gece uykuya dalmanız zorlaşabilir.

Öğle uykusu için kendinize 30 dakika ayırın. Bunun 10 dakikasını uykuya dalmak için harcayabilirsiniz. Geriye size 20 dakika kalır. Uyanmak için bir alarm kurmayı unutmayın.

Rahat olmaya çalışın. Ayakkabılarınızı çıkarın, bir yatağa veya kanepeye uzanın. En kötü ihtimalle sandalye üzerinde de hafif uzanabilirsiniz. Işıkları kapatın veya göz bandı kullanın. Bir battaniye alın.

– Gün ortasında uyumak, özellikle de son derece yoğun iş günlerinin ortasında uykuya dalmak bazılarına delice bir düşünce gibi gelebilir. Başkalarının ne düşündüğünü boşverin. Tarihteki en yaratıcı ve en üretken isimlerin de öğlen uykusunun en büyük destekçileri olduklarını hatırlayın.

– Sadece kendinizi güvende hissettiğiniz bir ortamda öğlen uykusuna dalın.

– Eğer birileri öğlen uykusuna yatmanıza engel olmaya çalışıyorsa, onlara beyin gücünüz üzerinde çalıştığınızı söyleyin. Onun da aynı şeyi yapabileceğini hatırlatın.

Şimdiden iyi uykular 🙂

Kaynaklar:
Thrive Global
The Sleep Doctor

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale