X

Ofiste özgürlük: Bütün kışı “tayt” ile geçirmek için 5 kombin önerisi!

Sonbaharın biz daha denize girip, güneşlenirken, ne olduğumuzu anlamadan gelmesi ile birlikte gardıroplar savaş alanına döndü, çiçekli uçuş uçuş elbiselerden, eteklerden bir anda kalın trikolara, pantolonlara geçtik.

Elbiselerin bacaklarımıza verdiği, bacaklarımızdan da ruhumuza yayılan o anlatılmaz özgürlük, pantolonlar içindeki sıkışmışlık hissine bıraktı yerini. Evet, hepsi harika görünüyor; sonbahar renkleri kadife pantolonlar, kumaşlar… Peki üzerine giydiğinde de sana gördüğünde verdiği o güzellik hissini veriyor mu? Yoksa “moda” olduğu, öyle giyilmesi gerektiği için mi giyiyorsun?

Siz de aynı şeyi hissediyor musunuz bilmiyorum: Kıyafetlerimiz, üzerimizde taşıdığımız aksesuarlar, küpeler, kolyeler, saçımızın o gün aldığı şekil tüm günümüzü, tüm ruh halimizi etkiliyor aslında. O gün giydiklerimiz ile birlikte kalıplara giriyoruz ya da özgürleşip kendimiz oluyoruz.

İnsan, içinde kendini rahat hissettiği şeyi giymeli. Evet, eşyalar, kıyafetler, ayakkabılar bize kendimizi daha iyi hissettirmek için var. Gün içinde sekiz bin düşünce geçerken beynimizden, bir de pantolonun belimizi acıtması ya da ayakkabılarımızın verdiği acı takılmamalı aklımıza. Günlerimizi sadece “güzellik standartlarına” uymak için, içinde huzursuz olduğumuz, mutsuz hissettiğimiz, kendimiz olamadığımız eşyalarla geçirmemeliyiz. Sadece bize öğretilmiş, sorgulamadan doğru olduğunu kabul ettiğimiz kalıpların içinde kalmamalıyız.

Evet, bugün İnsan Kaynakları mesleğinin de bana verdiği farklı bakış açısı ile beynimizdeki o kimin oluşturduğunu hatırlamadığımız kalıpları kıralım, mesajları değiştirelim istiyorum.

Ofiste tayt giyebilirsin: Doğru kombin için 5 öneri

Önemli olan kombin. Doğru parçalarla kombinlendiğinde tayt, hayat kurtarıcı. Öncelikle evdeki taytlarınızı bir gözden geçirin ve ofiste kullanabileceklerinizi ayırın.

  1. İpek bir bluz, kısa botlar ve siyah bir tayt ile şahane bir kombin yaratabilirsin.
  2. Bir tişört ve blazer ceket ile resmi, rahat ve şıksın.
  3. Sezonun trendi uzun hırkalar kendini daha konforlu hissetmen için yanında.
  4. Uzun, salaş trikolar ile hem şık, hemde rahatsın.
  5. Üçüncü kez giymeyeceğin parçalara dünyanın parasını harcamana gerek yok, bedenini tanıyıp doğru taytı bulduğunda işin çok kolay.

Bu duyguyu yakaladığında çok daha verimli çalıştığını, etrafına yaydığın enerjinin değiştiğini ve çevrendeki olumlu etkiyi mutlaka fark edeceksin. Vücudun konforlu hissettikçe, yaratıcılığın ve hayal gücün de artacak.

Toplantılara ve iş görüşmelerine tayt ile gidebilirsin

Evet, artık bilinenin aksine iş görüşmelerinde, kritik toplantılarda önemli olan senin kendini olduğun gibi ifade etmen, anlatman. Donanımlı olmak demek döpiyes takımlar, resmi kıyafetler, üzerinde eğreti duran parçalar demek değil.

İçinde kendini rahat hissetmediğin, konforlu olmadığın bir kıyafetle görüşmeye geldiğinde inan bunu hemen hissediyoruz. Ve “neden” diye soruyoruz? Neden kalıplara takılıp kalmış? Neden sorgulamamış/değiştirmemiş? 

Sen çok güzelsin

Başkalarının ne dediğinin, ne düşündüğünün bir önemi yok. “Ben tayt giyemem, 1-2 kilo daha vermem lazım,” “İyi hoş söylüyorsun da bende güzel durmaz ki” deme.

Ayna karşısında sen kendini beğendiysen, durma doğru kombin o işte.

Sen kendini güzel hissettiğinde başlıyor her şey. Herkes seni kendinin gördüğü gibi görüyor aslında. Sen bana yakışmadı, kötü oldu diyorsan evet çevrendekiler de beğenmiyor.

Ama sen beğendiysen, mutluysan, etrafındakiler, “Aa süper olmuş, nereden aldın, ben de alayım” demeye başlıyor. Dene göreceksin.

Hepsinden öte, unutma: Önemli olan içinde kendini ne kadar sen, ne kadar özgür hissettiğin!

Belki tayt sadece gününü özgürleştirecek bir araç, eğer “Ben sevmiyorum, giymem” diyorsan, sen onun yerine kendi aracını bul. Çünkü senin günlerin özgürleştikçe çevren, çevren özgürleştikçe dünya değişir.

 

İlginizi çekebilir: Doğru işte mi çalışıyorsunuz: 7 soruda keşfedin

Özlem Taylan: İçimde bir yerlerde kelimeleri hiç bitmeyen o kız çocuğunu dinlemeyi öğrendiğimde anladım hayallerimi gerçekleştirmenin yolunun deneyimlemekten geçtiğini… Deneyimledikçe dünyam büyüdü, içime sığmaz oldu, kelimelere döküldü. Yazıyorum, okuyorum, seyahat ediyorum, yürüyorum, koşuyorum, yoga yapıyorum. Aktif olarak çalışıyorum, üretiyorum, eğitimler veriyorum, koçluk yapıyorum. Hepsinden öte çiçeği burnunda bir anneyim, kızımla beraber büyüyorum. Burada sadece okuduğum okullarla, mesleğimle ya da pozisyonlarla değil, kimliklerden arınmış, şapkalardan arınmış bir Özlem olarak yazıyorum. Her yazı da aslında kendi sorularıma cevap arıyorum. Benim yolculuğum her gün kendimi yeniden keşfetmek üzerine, hadi siz de bana katılın..

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale