X

Ofiste moda rüzgarları: Baharla gelen turuncu trendi

Ofiste moda rüzgarları

2014 ilkbaharının ilk ayını geride bıraktık. Heyecanla yaza yaklaştığımız bu dönemde, bu hafta hep birlikte 2014 yılının ‘’siyahı’’ ismi ile de anılan bir trendi ofislerimizle buluşturuyoruz.

Birçoğumuzun başka bir arkadaşımızda gördüğümüzde ‘’ne kadar cıvıl cıvıl olmuş sana çok yakışmış’’ dediğimiz, fakat sıra kendimize geldiğinde elimizin yine de daha ‘’bilindik’’ renklere; yani siyaha, maviye veya griye kaydığı aşikar. Fakat tasarımcılarımız 2014 ilkbahar yaz modasında işte tam bu noktada bizlere diyorlar ki ‘’bu yaz turuncudan kaçışınız olmayacak’’.

Ofislerimize renk getirecek turuncu modasını, özellikle kontrast renklerle kombinlendiğimizde adeta bahar esintisinin yürüyen örneği olabileceğiz. Turuncu kalem eteklerimizi açık veya koyu tonda bluzlerimiz ile, turuncuya yakın tonlarda yüksek topuklu ayakkabılarımız ile kombinleyebiliriz. Diğer yandan turuncuyu tek renk olarak da elbise, veya parçalı giyimimizde de aynı tonda bol paça pantolonumuz ve gömleğimiz olmak üzere tercih edebiliriz. Tek tonda turuncu kullandığımızda ise, makyajımızda özellikle kırmızı tonları tercih etmemiz moda zevkimizi doruklara taşıyacaktır.

Peki turuncu sadece giysilerimiz ile mi karşımıza çıkıyor? Tabiki tasarımcılarımız aksesuarlarımızda da bu trendi kullanmayı ihmal etmemişler. Çantalar, ayakkabılar, bileklikler ve kolyelere kadar birçok aksesuar da 2014 modası turuncu tercihinden geçiyor. Biz de ofis trendimizde turuncu çantamızı turuncu tonlarda ayakkabılarımız ile veya kombinlerimizi hareketlendirmek için özellikle turuncu küpe ve kolyelerimizi kullanabiliriz..

Bu hafta sizler de baharın en güzel rengine ofislerinizde hoşgeldin demek isterseniz, tavsiyem bir turuncu edinmeniz.

Sevgiyle ve turuncuyla kalın…

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız.   tıklayınız.  

Pınar Özeken (Ulus): 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü ile Kimya bölümlerini bitirdi. Aynı üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve İspanya Pompeu Fabra üniversitesinde master derecelerini aldı. Özellikle 2011’den bu yana moda ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi ve hala moda üzerine yazı dizileri, farklı moda kaynaklarında yayınlanmaktadır. Yoga eğitmeni olma yolunda ilerleyen Pınar, bir Arjantin Tango aşığı. Gerçek tutkularından bir diğeri ise seyahat etmek."Dünya üzerinde ayak basılmadık toprak kalmasın" mottosu ile dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale