X

Ödeme yöntemimizin satın alma psikolojimiz üzerindeki ilginç etkisi

iTunes’dan şarkı satın almak, ya da nakit parayla çok şık bir çanta almak… İlk bakışta bu iki davranış arasında hiçbir benzerlik görmeyebilirsiniz. Ancak yakından baktığınızda satın alma ve ödeme davranışı açısından bu iki eylem ortak paydada buluşuyor.

iTunes’da bir şarkı almak istediğimiz zaman bu işlemi tek bir butona basarak gerçekleştiririz: Download. Bir kez tıklarız ve işimiz biter. İstediğimiz video ya da şarkı anında elimizin altında. Üstelik ödeme yaptığımızı neredeyse hissetmedik bile. Fiş alımına dayanan bütün sistemler; spalar, oteller veya gazinolar da aynı mantıkla çalışır. Tıpkı iTunesta şarkılara yapılan ödemeler gibi, fişlerle ya da içki fişlerine yapılan ödemeler de çok fazla “hissettirmez”.

Son Yıllarda Değişen Ödeme Yöntemleri

Peki, şirketler neden böyle ‘kolay ödeme’ yöntemleri geliştiriyor? Müşterilerini çok sevdikleri ve ödeme yaparken onları yormak istemedikleri için olmadığı çok açık sanıyoruz.

Son yıllarda bazı ödemelerin yöntemlerinin diğerlerine kıyasla satın alma davranışını pozitif yönde etkileyebildiği üzerine araştırmalar yapıldı. Massachusetts Institute of Technology (MIT) Ekonomi profesörlerinden Drazen Prelece ile Carnige Mellon Üniversitesi Ekonomi profesörü George Loewenstein, dilimize eşleşme kavramı olarak çevirebileceğimiz bir konsept üzerine yazılar yazdı. Eşleşme kavramı, kişinin satın alma deneyiminde gerçekleştirdiği harcama ile zihninde oluşan harcama algısı arasındaki bağlantı olarak tanımlanabilir.

Nakit ödeme yaptığınızda, o an aldığınız şeyin size olan bedelini bilirsiniz. Eğer bir restorana gidip hesabı nakit öderseniz, yemeği yeme eylemiyle yemeğe para verme eylemi birbiriyle direk olarak eşleşmiştir. Fakat hesabı kredi kartı ile ödediğimiz zaman, yemek yeme eylemiyle ödeme eylemi arasındaki bağlantıda kırılmalar olur. Bu kırılmanın sonucunda eşleşme gerçekleşmez. İşte iTunes’da download butonuna tıklama, otellerde fiş kullanma ya da restoranda kredi kartını kullanma örneklerinin hepsinde bu bağlantının eksikliği vardır ve bu durum kişide satın alınan ürün/hizmet karşılığında hiçbir şey ödenmediği hissiyatı oluşturabilir.

Kredi ile ödeme yöntemlerinin aşırı uçlarındaysa, para harcamanın verdiği huzursuzluk hissi bütünüyle uyuşabilir. İnsanlar nakit yerine kredi kartı kullanarak daha fazla ödeme yapmayı kabul edebiliyorlar. Prelece ve meslektaşı Duncan Simester, MBA öğrencilerinin kredi kartı kullandıkları zaman nakit ödemeye göre bedeli bilinmeyen aynı ürün için iki kat daha fazla harcama yapmaya istekli olduğunu ortaya çıkardı.

”Daha fazla para ödemek , vücutta duyulan acı hissini arttırıyor.”

Ancak burada biraz da çelişkili bir durum söz konusu. Bir şeye sahip olmak için ödeme esnasında oluşan huzursuzluk ne kadar fazlaysa edindiğimiz şeyden o kadar az keyif alırız. Brian Knutson ve Scott Rick bu durumu analiz etmek için fMRI ile nörogörüntüleme deneyi yaptı. Katılımcılar bir ürünü almak veya almamak hakkında kararlar verirken, araştırmacılar katılımcıların beyin aktivitelerini gözlemledi. Normalden daha yüksek fiyata sahip bir ürünü gördüklerinde katılımcıların insulasında, yani acı algısını yöneten merkezinde, bazı sinirsel oluşumlar saptandı. Katılımcılar ne kadar pahalı bir ürüne bakıyorlarsa, insulada o kadar fazla aktivasyon gözleniyordu; diğer bir deyişle katılımcıların baktıkları ürünün fiyatı yükseldikçe daha fazla keyifsizlik ve acı duyuyordu.

Eğer harcadığınız paradan daha fazla zevk almak istiyorsanız –mesela tatile gittiğinizde birçok şeyin ne kadar çok paraya mal olduğunu düşünüp stres yapmak yerine tatilin tadını daha fazla çıkarmak istiyorsanız, bu deneyimin bedelini önceden ödeyebilirsiniz. Bu sayede harcamanın yarattığı huzursuzluğu tatilde edindiğiniz deneyimlerle daha az eşleştireceksiniz ve sonuç olarak daha az canınızı sıkacaksınız. Prelec ve Loewenstein’e göre ödeme önceden yapıldığında, ödemenin karşılığındaki deneyim tamamen bedavaymış hissiyatı yaratabiliyor; tıpkı otel odanızın ödemesini önceden yapıp sonradan bu hizmetin bedava olduğunu hissetmek gibi.

Fakat, eğer amacınız harcamalarınızı sınırlandırmak ve belki biraz birikim yapmak ise, o zaman nakit para taşımanızı veya kredi kartınızı dondurmanızı öneririz. Kart donduğu zaman manyetik şeridi ve çipi zarar görüyor, ödeme esnasında zorluk çıkarıyor. Şaka bir yana, yazımızı şu şekilde özetleyebiliriz: Kendinize ne kadar ‘acısız’ ödeme imkânları tanırsanız, farkına varmadan daha fazla harcama yapmak için o kadar çok imkân yaratmış olursunuz.

 

Kaynak: Psychology Today

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale