X

Ocak 2026 İstanbul sergi rehberi

2026 yılının ilk günlerinde Türkiye’nin kültür-sanat başkenti İstanbul, soğuk kış günlerine inat, sanatın ilham verici enerjisiyle yenileniyor. Kentteki sanat ekosistemi için hem muhakeme hem de hazırlık dönemi niteliğinde olan Ocak ayı, bir süredir devam eden sergileri görmek isteyenlere son fırsatları sunuyor. Kentin yenilenmeye hazırlanan kültür mekanları, bir yanda geçtiğimiz yıla damga vuran etkileyici sergilerini kapatmaya hazırlanıyor. Diğer yandan ise boşalan seçkin sergi salonlarına hangi yeni yüzlerin ekleneceği merak uyandırıyor. Hazırsanız, İstanbul’un bu ayki kültür-sanat ajandasında ziyaret etmek için sayılı günlerin kaldığı çalışmalarla birlikte hala vakit olan sergi rotasını keşfedelim!

Tanrıçaların Mevsimi | Galeri Selvin, 10 Ocak’a kadar

(Görsel: artam)

Galeri Selvin’de yer alan “Tanrıçaların Mevsimi”, heykel sanatçısı Maria Kıçlıoğlu’nun kişisel işlerini izleyiciyle buluşturuyor. Her biri doğanın döngüsel ritmi ve kadim dişil güç sembolleriyle donatılan heykeller, tanrıçalar üzerinden bir anlatı kurarak mevsimlerin izini sürüyor. Her mevsimi bir tanrıçaya atfeden sanatçı, mitolojiden ilham alarak çıktığı bu derin yolculukta doğa ve insan arası bağları yeniden canlandırmayı hedefliyor.

Basınç Altında, Suyun Üstünde | Arter, 11 Ocak’a kadar

(Görsel:manifold)

Arter’de ziyaretçilerine kısıtlı bir süre daha açık kalacak “Basınç Altında, Suyun Üstünde”; küratör Nilüfer Şaşmazer tarafından düzenlenmiş, on beş farklı sanatçının işlerini bir araya getiriyor. Resim, heykel, fotoğraf gibi multidisipliner bir alana yayılarak ziyaretçilerini farklı mecralar üzerinden etkileyici bir yolculuğa çıkarıyor. Çevresel felaket, ekonomik eşitsizlik, göç ve sosyal adaletsizlik gibi güncel konular üzerinden anlattığı hikayede farklı bakış açılarını ve insanları birleştiriyor.

" class="up-amp-ad-wrapper amp_ad_bottom_ext">
">">
 

Hikaye İstanbul’da Geçiyor | Meşher, 18 Ocak’a kadar

(Görsel:t24)

Meşher’in yer verdiği “Hikaye İstanbul’da Geçiyor”, bu ay görmek için sayılı sürenin kaldığı sergiler arasında. 16. yüzyıldan günümüze üretilen İstanbul temsili edebi eserleri odağına alan sergide; fantastik öykü, grafik roman, bilim kurgu ve casusluk gibi sayısız yapıt yer alıyor. Her biri İstanbul’un başka bir yüzüne tanıklık eden eserler arasında nadir ilk baskılar, imzalı kitaplar ve ithaflı eserler de bulunuyor. Gravür, resim, afiş ve film gibi karma bir koleksiyonla İstanbul’un geçmiş tahayyüllerini izleyiciyle buluşturuyor.

" class="up-amp-ad-wrapper amp_ad_middle_ext">
">">

Ortak Duygular | Pera Müzesi, 18 Ocak’a kadar

(Görsel: peramuzesi)

British Council Koleksiyonu’ndan çıkan 29 farklı sanatçının eserini bir araya getiren “Ortak Duygular”, Birleşik Krallık sanatının 20. ve 21. yüzyılını odağa alıyor. Bu dönemde üretilen farklı temadaki yapıtlar üzerinden oluşturduğu kurgu, ağırlıklı olarak kalıcı sergide yer almayan parçalardan oluşuyor. Bu yönüyle “duvarı olmayan müze” olarak bilinen sergide Batı felsefesinin mantık ve duygu ikilemi arasındaki temalar, görünür hale geliyor. İfade yetersizliği, entelektüel zayıflık ve dekoratif bakış gibi toplumda çok tartışılan kavramlar yorumlanıyor.

Where the River Burns | Zeyrek Çinili Hamam, 18 Ocak’a kadar

(Görsel: zeyrekcinilihamam)

Zeyrek Çinili Hamam’ın tarihi atmosferiyle bütünleşen sergi, Fransız sanatçı Juliette Minchin’in kişisel eserlerinden oluşuyor. 16. yüzyıldan kalma hamam dokusunu güncel sanat ile buluşturan sergi, özellikle mekanın izleyiciyle bağ kurma potansiyelini inceliyor. Yere özel yerleştirilen enstalasyonlar, hem kent ölçeğindeki mimari belleği hatırlatmayı hem de zamana direnen ritüelleri canlandırmayı hedefliyor. Sanatçının balmumu, kağıt, kalay gibi malzemelerle yeniden yorumladığı kavramlar; arınma, bakım ve kehanet temaları üzerinden ilerliyor.

Bir Kere Oldum, Bin Kere Doğdum – Deniz Doğruyol | Baruthane, 25 Ocak’a kadar

(Görsel: ibbkültür)

Multidisipliner yaklaşımda işler yapan sanatçı Deniz Doğruyol’un kişisel sergisi “Bir Kere Oldum, Bin Kere Doğdum”, geçmişin hayal kırıklıklarını ve izlerini takip ederek kendine yeni bir hayat kurma temasına odaklanıyor. Sanatçının geri dönüştürülmüş kağıtlar ve çeşitli objeler kullanarak ürettiği işler, kişisel hatıralar üzerinden yepyeni bir kimlik kazanıyor. Hatıraların yepyeni bir anlatıyla dönüşümünü ve yeniden canlanışını odağa alan sergi, ziyaretçilerine oldukça kişisel ve etkileyici bir deneyim vaat ediyor.

Aklın Manzaraları – Ali Kazma | İstanbul Modern, 1 Şubat’a kadar

(Görsel:istanbulmodern)

İstanbul Modern, yeni yılda Türkiye’nin ileri gelen video sanatçılarından Ali Kazma’nın kişisel sergisini ağırlamaya devam ediyor. İzleyici kişisel bir yolculuğa çıkararak sanatın geçmişini ve günümüzü bağlayan sergide, sanatçının 2010’lu yıllardan beri ürettiği karma işler yer alıyor. Kitap, edebiyat, yazı kültürü üzerine bir dizi temayı ele alan video ve fotoğraf çalışmalarının izinde, bilginin ve belleğin izini sürüyor. Sanatçının kendine has estetik dili ile oluşturduğu kurgu, akıl ve yazı eksenindeki soyut dünyanın kapılarını aralıyor.

" class="up-amp-ad-wrapper amp_ad_middle">
">">

Karanlığın Hafızası | Haliç Sanat 2, 15 Şubat’a kadar

(Görsel: kultursanat.istanbul)

Haliç Sanat’ın bu yıl sona erecek süreli sergisi “Karanlığın Hafızası”, sanatçı Özge Kahraman’ın mağara metaforu üzerinden anlattığı hikayeyi izleyiciyle buluşturuyor. Bilinçaltı ve zaman kavramları üzerinden karanlığın kurduğu bellek örüntülerini inceleyerek, zihnin keşfedilmemiş ağlarına dikkat çekiyor. Yeraltının hem beden hem zihin olarak yeniden yorumlandığı sergide oldukça içsel bir mekan kurgusu yer alıyor. 3 boyutlu modelleme, haritalama, video ve tarama gibi farklı tekniklerle üretilen yapıtlar, bilinçaltının görünmez bağlarını açığa çıkarıyor.

90’lardan Beri Halıdayız | Salt Beyoğlu, 1 Mart’a kadar

(Görsel:artdogistanbul)

Salt Beyoğlu’nun uzun süreli sergisi “90’lardan Beri Halıdayız”, kendi alanında az rastlanır işleri bir araya getiren etkileyici bir sergi. MSGSÜ Resim Bölümü’ne bağlı çalışan Halı Atölyesi’nin çalışmalarını izleyiciyle buluşturan sergi, halı üretiminin yanı sıra kolektif üretim ilkelerine dikkat çekiyor. Kapsayıcı ve açık yapısıyla inşa edildiği günden beri, mekan ve yer arasında bağlam kurmaya çalışan sanatçıların, ortak üretim ve kişisel işlerini bir araya getiriyor. Böylece geçmiş tanıklıklarını güncel bir kolaja ve sergi elemanına dönüştürüyor.

Bir Şehir Kurmak: Ankara 1923 – 1933 | Müze Gazhane, 22 Mart’a kadar

(Görsel:frea)

Kentin en etkileyici uzun süreli sergilerinden olan “Bir Şehir Kurmak”, Ocak ayında da ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. İBB Kültür ve İBB Miras tarafından bir araya getirilen sergi, Ankara’nın bir başkent olarak doğuş yıllarını Müze Gazhane’nin tarih kokan atmosferine taşıyor. Ziyaretçisini gerçek anlamda bir zaman yolculuğuna çıkaran kapsamlı sergi, savaş yorgunu bir ülkenin mücadelesine ve Cumhuriyet’in ilk on yılında yapılan atılımlara odaklanıyor.

James Cameron’ın Sanatı | İstanbul Sinema Müzesi, 31 Mart’a kadar

(Görsel: evrensel)

Sinema dünyasının en prestijli ve vizyoner yönetmenleri arasında gösterilen James Cameron’ın işlerine odaklanan sergi, film sanatını ele alıyor. Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında kente gelen uzun süreli sergi, yönetmenin kişisel arşivinden çıkan yüzlerce orijinal parçayı, ziyaretçiye sunuyor. 3 boyutlu modeller ve heykeller üzerinden ilerleyen kurgu, yönetmenin zihnindeki sanatsal derinliğe ve vizyoner görüşe önemli bir davete dönüşüyor. Modern sinema tarihinin en kült yapımlarından bazılarının doğum anına tanıklık etme şansı sunuyor.

Yan Yana | Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi, 10 Temmuz’a kadar

(Görsel: işsanat)

Eylül ayından beri ziyarete açık olan “Yan Yana”, farklı dönemlerde aktif üretim yapan iki önemli sanatçı çift olan Melahat ve Eşref Üren ile Eren ve Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun çalışmalarını bir araya getiriyor. İki sanatçı çiftin yaşamı üzerinden anlattığı kurguda hem kişisel teknikleri hem de dönemsel farklılıkları keşfetme şansı sunuyor. Özellikle Türk resmine kapsayıcı ve katmanlı şekilde bakarak, bireysel ve kolektif üretim üzerinden çok sesli bir sanat tarihi anlatısı yapıyor.

İlginizi çekebilir: Frida Kahlo: Hayatı, eserleri ve bilinmeyenleri

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Temizliğin Geleceği: Dyson V16 Piston Animal Hayatımızda Neleri Değiştiriyor?

Hafta sonu yapılan huzur dolu kahvaltının ardından, sandalye altına dökülen ekmek parçaları, fark etmeden yere damlayan çay izleri… Keyif dolu bir başlangıcın ardından göze batan detaylar, günün devamını dinlenerek değil temizlikle devam ettirebilir. Dyson V16 Piston Animal tam da bu anlar için zamanınızı maksimum verimlilikle, güçlü temizlemeyle hayatınızı kolaylaştırmak için geliştirilmiş.  



Dyson teknolojisini daha da iyileştirerek, yeni ürünü V16 Piston ile bugüne kadarki en güçlü ve en akıllı süpürge teknolojisiyle süpürmeyi yorucu bir zorunluluktan çıkarıp, yaşam kalitenizi yükselten bir ritüele dönüştürür.  

En güçlü çekim gücü 

-s83688" class="up-amp-ad-wrapper amp_ad_bottom_ext">

-s83688">

Motoru ve tasarımı itibariyle Dyson’ın en güçlü süpürgesi olan V16 Piston Animal, evinizde temizlik yapmayı bambaşka bir deneyim haline getiriyor. Halılarınızın derinliklerine sinmiş tozlar, tatil dönüşü toz kaplanan zeminler… Üstün emiş gücü ve performansı artıran tasarımı sayesinde tek bir geçişte en etkili şekilde temizler. Her detay, maksimum performans ve kullanıcı konforu göz önünde bulundurularak tasarlanmış.  Zemindeki incecik tozları bile çekip yerleri adeta silinmiş gibi yapan Dyson V16 Piston Animal’ı kullanırken parkelere de hassas davrandığından emin olabiliyorsunuz. 

-s878" class="up-amp-ad-wrapper amp_ad_middle_ext">

-s878">

Tek başlıkta zeminler arası kesintisiz geçiş      

Salonun yumuşak halısından mutfağın soğuk zeminine geçerken genelde başlık değiştirmek, eğilmek, ayarlamak gerekir. Ama Dyson V16 Piston Animal, bu geçişleri sizin için hızla algılar. Koni biçimli özel başlığıyla halı ilmeklerindeki inatçı tozları söküp çıkarırken, parke yüzeylerdeki tozu zahmetsizce toplar. Yeni başlığı sayesinde derinlemesine temizlik sağlarken, yeşil ışık teknolojisiyle çıplak gözle göremediğiniz mikro partikülleri bile aydınlatarak görünmez kirleri görünür hale getirir. 

Islak zemin temizliğinin en kolay hali 

Zahmetsiz ve etkili bir süpürmeden sonra ıslak temizliğe geçmek sadece anlık bir hareket. Yeni Submarine başlık ile kurumuş kahve, kurumuş soya sosu lekesi ve sertleşmiş yemek lekeleri gözünüzde büyümeyecek… Submarine başlığa eğilmeye bile gerek kalmadan geçebilir, lekenin zorluğuna göre normal ve Max ıslaklık modlarından birini seçebilirsiniz. İster Normal mod ile sabah işe gitmeden önce yere damlayan sütü temizleyin, ister akşam gelince Max modu ile kurumuş lekeleri zahmetsizce çıkarın. Üstelik temizlik rulosunun her seferinde temiz su kullandığını bilerek!  

Akıllı temizlik partneri 

Dyson V16, sadece güçlü değil; aynı zamanda evinizin akıllı yardımcısıdır. Farklı zemin türlerini otomatik olarak tanır, gücünü saniyeler içinde ayarlar. Siz salonu süpürürken, o halıdan parkeye geçtiğinizi algılar ve performansını buna göre optimize eder. MyDyson uygulaması sayesinde temizlik verilerinizi anlık olarak takip edebilirsiniz; ne kadar süre temizlik yaptığınızı ve hangi kirleri topladığınızı görebilirsiniz. Dyson V16 Piston Animal, temizlikte sezgisel bir ortağınız değil, akıllı bir asistanınız haline gelir. 

Dyson V16 Piston Animal dokunuşu: Dolanmadan, takılmadan, kusursuz temizlik 

Banyo zeminine dökülen diş macunu lekesi, yatağınızın içine işleyen tozlar, koltuğun üzerine yapışan evcil hayvan tüyleri… Dyson V16 Piston Animal’ın konik tasarımlı başlıkları ile, uzun saçları ve tüyleri fırçaya dolamadan doğrudan hazneye yönlendirir. Böylece başlığa dolanan saçları kesme veya çekiştirerek çıkarmaya çalışma zahmetini ortadan kaldırıyor.       

-s33262" class="up-amp-ad-wrapper amp_ad_middle">

-s33262">

Eğilmeden başlık değişimi  

Temizliğin akışına kaptırmışken, koltuk veya masa altı için eğilmek zorunda kalırsınız. Ancak Dyson V16 Piston Animal,Dyson Dyson  altındaki ikonik kırmızı halka sayesinde tek bir dokunuşla kuru temizlikten ıslak temizleme Submarine başlığa veya borunun içine gizlenmiş aralık temizleme başlığına geçiş yapmanızı sağlar. Böylece temizlik ritmi hiç bozulmaz; koltuk altları, mobilya kenarları ve dar köşeler bile zahmetsizce temizlenir. Tek hareketle başlık değişikliği, eğilmeye gerek olmadan hızlı ve pratik bir deneyim sunar. Dyson V16 Piston Animal, sadece güçlü bir emiş gücü sunmakla kalmaz; temizliği konforlu, kesintisiz ve keyifli bir ritme dönüştürür. 

​​Daha küçük hazne ile daha fazla kapasite​​​​  

   ​​ 

Dyson V16 temizliği derinlemesine yapmasının yanında yeni hazne sistemi ile kirlerin daha fazla depolanabilmesini sağlıyor. Toplanan kirleri, tek bir hareketle sıkıştırmaya yarayan mandal sayesinde hazne kapasitesi üç katına kadar çıkabiliyor. Bu sayede 30 güne kadar toz saklanabilecek kapasite sağlanabiliyor.       

Dyson V16 Piston Animal,Dyson Dyson  yalnızca bir süpürge değil; evinizde hijyenkolay kullanım ve güçlü performans sunan bir teknoloji. Temizlik artık zahmet değil, konforun bir parçası. Dyson V16 ile farkı keşfedin ve her köşeyi zahmetsizce temizleyin.

*Bu makale Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır. 



İlgili Makale