X

O büyük korku nereden gelir, neye hizmet eder: Ölüm korkusu bizi eyleme geçiren bir simya mı?

1980 yılında Irvin Yalom Şöyle söylemiş;

“Hayatın en tartışmasız gerçeklerinden biri, her şeyin solmakta olduğudur…
Solmaktan korkulur ve her şeye rağmen,
Solup gitmekle yüzleşerek yaşamak gerektiğidir.”

Yaşamla ilgili kesin olan şey, sona ereceğidir. İnsan ne kadar yaşayacağını bilemez. Buna rağmen ölümün farkındalığıyla yaşamak insan için ızdırapla dolu bir farkındalık sürecidir ta ki son nefesine kadar… Bu ızdırabın tetikleyicisi de insanın en çok tahammül edemediği “belirsizlik” halidir. Ölümün farkında olmak, insanı diğer canlılardan ayıran en önemli özelliklerin başında gelir.

Bu farkındalık bizi aslında içten içe yaşamda tutan bir tetikleyicidir. Düşünsenize ölüm diye bir gerçek var ve ne zaman geleceği konusunda hiçbir kadim öğreti öngörülebilir ve tahmin edilebilir olduğunu söylemiyor… Tam da burada devreye giren korkuyu eyleme dönüştüren bir simya var aslında. İnsan ancak ölümlü olduğunu fark ederse projelerini tamamlamak için sonsuz zamanı olmadığını hatırlıyor. Bunu bilinç seviyesinde tutan her birey için anın önemi pek bir kıymetli. Hatta parayla bie satın almaya çalışıyoruz fakat bir yere kadar bunu başarabiliyoruz. Türlü inziva kampları, eğitimler, atölyeler, alınan sertifikalar derken… Geçici olarak bizi kendi gerçek gündemimizin derinine inmekten alıkoyan bir dolu yetkinlik edinmişiz…

Gerçekte olanı, olduğu gibi kaçmayı tercih eden biz insanoğlu, varoluşunu anlamlandırmak için hep gerçeği görmezden gelir. Doğumunu hatırlamadığı için ölüm de hep en uzak gelir kendine. Genellikle orta yaşlara kadar ölüm iç güdüsü çok ekstrem bir durumda kapıyı çalmadıkça hatırımıza dahi gelmez… Zaman geçtikçe, yaşamda keşkelerin ağırlığı, içimizde nedensiz huzursuzluk halleriyle oradan oraya savrulmanın verdiği yorgunlukla kendimizi bir anda durmuş bir halde, geçmiş ile geleceğin ortasında buluveririz.

Tam o noktada hayata şunu sormak gelir içimizden: Benim bu hayattaki varlığımın, yaşıyor olmamın bir amacı olmalı.. Yüzleşmeye hazır olduğunuz bir anda kendinize cesaretle eğilip bu soruyu sorduğunuzda hemen cevap gelmeyebilir. Bunun da bir anlamı var… Bu sessizlik halini gözlemlerken gösterdiğiniz sabır da bu yolculukta başka bir öğreti aslında. Yıllar sonra sorduğun bir soruya hemen cevap bulma isteği… Sabırsızlık… Geç kalmışlık hissi… Derin huzursuzluk… Suçluluk hissi… Pişmanlık… Böyle uzayıp giden bir listenin peşinde dolanmak insanın varoluşunun sancısını dindirmek yerine, acısını daha da kırbaçlar. Bir yerden kendime doğru yol almaya başlayayım derken bu denli suçlama hali bizi kendimizi olduğumuz gibi kabul etmekten de sevmekten de alıkoyar.

Bu yolda önemli olan fark ettiğimiz gerçeklikle yüzleşmek ve ortaya çıkan haliyle olanı olduğu gibi çabasızca kabul etmek. Doğduğunu hatırlamayan insanoğlu ölüm gerçeğini olduğu gibi kabul ettiği gün yaşamın her anının içindeki mucizeyi de yaşamayı kendine hak görür. Çünkü bilir ki hiçbir olay, hiçbir karşılaşma tesadüf değildir. Ve o an içinde yaşadığı her ne varsa eşsizdir… Bunu da günün sonunda korkudan gerçeğe dönüştüren sihirli gerçek, ölümdür aslında…

İnsan; doğar, büyür, ölür. Sadece bir an içinde değil. Her nefeste.

İlginizi çekebilir: Yeni bir yaşam stili edinmeye var mısınız: Kendiliğindenlik

Nurgül Koçak: Profesyonel Gelişim ve Değişim Koçu Nurgül Koçak, Yeditepe Üniversitesi Kamu Yönetimi bölümünden başarıyla mezun oldu. Üniversitede eğitim aldığı süre boyunca kurumsal eğitim şirketlerinde staj yapmıştır. Özel sektörde pazarlama alanında iş tecrübeleri oldu. 2018 yılında Profesyonel Koçluk eğitimi alarak ‘Gelişim ve Değişim Koçu ünvanı kazanarak mesleğine yeni bir boyut katmıştır. Şu anda Mersin’de Çağ Üniversitesi’nde Tezli Psikoloji Yüksek Lisans yapmaktadır. Aynı zamanda psikoterapi yaklaşımlarından Transaksiyonel Analiz Uygulama eğitimini tamamlamıştır. Şu an kurumsal firmalara ve bireylere koçluk yapmakta ve iletişim eğitimleri vermektedir.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale