X

Telli babadan istemeyi bırakın: Bu yıl gerçek aşkı kendinizin yaratma zamanı geldi

Her yeni bir gün başlangıçlar yaratmak için harika bir fırsat. İşimize yaramayan, bize hizmet etmeyen şeyleri hayatımızdan çıkarmanın ve yaşamayı umut ettiğimiz şeyleri beslemenin tam zamanı!

Madem her sabah yepyeni bir günü hayatımıza alıyoruz o halde yepyeni bir aşkı da kendimize çekmenin zamanı gelmiş demekti.

Eski tecrübelerinize güle güle deyin.

Eski anılarımıza ve tecrübelerimize veda etmeden hatta onları doya doya yaşayamadan (ki bunun içinde yas tutmak da dahil) yeniyi hayatımıza alamayız. Ve işin en kötü tarafı da onları yeni ilişkilerimize taşırız. İşte bu yüzden aynı problemleri tekrar tekrar, farklı insanlarla yaşarız. İlişkilerimizdeki kötü alışkanlıkları ve negatif dinamikleri inkar edersek ya da onları görmezden gelirsek çözüme asla ulaşamamışız demektir.

Yeni bir sayfa açmak istiyorsak önce 2016’da yaşadığımız ilişki profilimizi bir gözden geçirmemiz gerek.

Kendinize sorun: Neler iyi gitti? Neler yolunda gitmedi? Neleri hayatımdan çıkarmaya hazırım?

Cevaplarınızı bir kağıda yazın ve hazır olduğunuzda bu kağıdı yakın. Bu hayatınızdan çıkarmak istediğiniz şeyleri artık teslim ettiğinizi ve istediğiniz şeyler için kendinize yer açtığınızın bir göstergesi olacaktır.

Aşkta neyi arzuladığınızı çok iyi bilin.

Bilinçli olarak eskiyi hayatınızdan çıkardığınızda, yeniyi içeri almak için bolca yeriniz olacak. Bunun için ne istediğinizi bilmeniz atmanız gereken ilk adımlardan biri.

Peki gerçekten neyi arzuladığınızı nasıl bileceksiniz?

Yine kendinize şu soruları sormakla başlayın:

İdealimdeki partnerin karakteristik özellikleri neler? Yeni ilişkimde neyi deneyimlemek ve hissetmek istiyorum? Ben bir partner olarak nasıl olmak isterim?

Yaratıcı ve orijinal olun, yalnızca kendi isteklerinizi düşünün ve içinizdeki insana iyi hissedebilmesi için bir şans verin. Hayallerinizin gerçekleşmesi için isteklerinizi net bir şekilde bilmeniz çok önemli.

Yeni ilişkiniz daha hayatınıza girmeden onu yaşamaya başlayın.

Hayal kurmak ve birşey daha olmadan onu “olmuş gibi” hissetmek yaratma sürecinin en önemli adımlarından biridir. Bu kendinize (ve evrene) karşı istediğiniz ilişki konusundaki kararlılığınızı gösterir ve aynı zamanda tutkunuzu derinleştirir.

Tutku sizi motive eder; sizi amacınıza bağlar.

Eğer yeni yılda bir ilişki yaratma konusunda ciddiyseniz, mutlaka gün içinde ne hissetmek istediğiniz üzerinde çalışmak için zaman ayırın. Yaşamak istediklerinizi tanıyın, içinize çekin ve o size daha gelmeden siz “o” insan olun.

Kendinize sevgiyle, aşkla, nezaketle yaklaşın.

Bir ilişki ile ilgili en önemli ders; siz kendinize nasıl davranmayı seçiyorsanız partnerinizin de size o şekilde davrandığını anlamaktır. İlişkiler ayna gibidir. Yani bir ilişkide olmasından korktuğunuz yada umduğunuz herşey olur. Bu aynı zamanda siz neyi hak ettiğinizi düşünüyorsanız onu elde edeceğiniz anlamına gelir.

Şimdi iyi haber geliyor, eğer kendinizi değerli, güzel, samimi ve kendiyle iletişim içinde olan biri gibi hissederseniz, karşınızdakinden de öyle bir geri dönüş alacaksınız demektir. Eğer kendinizi kurban, değersiz ve eksik hissederseniz bu da aynı şekilde size geri dönecektir.

Hayatınıza muhteşem bir aşk çekebilmeniz için kendinize nasıl davrandığınıza çok dikkat etmeniz gerekir. Kendinizi taktir edin, motive edin ve kendinize inanın. Siz içinize ne verirseniz sonunda onu ellerinizde tutuyor olacaksınız.

İlişkide korktuğunuz şeyleri kendinize itiraf edin.

Hepimizin ilişki ve aşk ile ilgili korkuları var. Bu içsel mesajlar bazen bize istediğimiz bir ilişkiyi asla elde edemeyeceğimizi söyleyebiliyor. Bu tür mesajlara kısıtlayıcı inançlar deniyor.

2016’da yeni ve taze bir aşka yelken açabilmeniz için, eski korkularınızla yüzleşmeniz gerekir. Bu aşkla ilgili korkusuz olacağınız anlamına gelmiyor, nitekim bunun imkansız olduğunu hepimiz biliyoruz. Aksine bu korkularımızın farkına varıp onları büyütmememiz gerektiği konusunda bizi eğitiyor. Korkularınızı normalleştirin, korku hepimizde var, önemli olan onları karşınıza alıp onlara kafa tutabilmemiz.

“Benim istediğim aşk hiçbir yerde yok” ya da “çevremde hiç iyi ilişki göremiyorum, ben nasıl bir tane yaratacağım? yada “ben aşkı bulmak için fazla _______” gibi korkular yükseldiğinde bu inanışların doğru olup olmadığını kendinize sorun. Bunların yalnızca sizin kontrolünüzde olmayan korkularınız olduğunu anlayın.

İnanın.

Açık bir vizyon paha biçilmezdir. Sadece inandığınız şeyleri yaratabilirsiniz. İnanmadığınız zaman tüm hayatınızı ve yaratımlarınızı limitliyorsunuz demektir.

Bu yeni yıla kendinize ve aşka inanarak girin. Hayatınızı potansiyellere açık bir hale getirin. Sonsuz olasılıklara kendinizi teslim edin ki size gelen yolu kolaylıkla bulabilsinler.

Yeni yılda harika bir ilişkiyi yaratmak için tertemiz bi sayfa açın. 2017’yi sonsuz olasılıklar ile süsleyin. Eskiyi geçmişte bırakın, kendinizi ne istediğinize adapte edin, gücünüze inanın ve olacakları keyifle izleyin!

Kaynak:

mindbodygreen.com

health.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale