X

Neye ihtiyacımız var: Bir çocuğun korkularından kendi korkularımıza

“İkimiz birden sevinebiliriz, durma göğe bakalım.”

Merdivenlerden ne kadar hızlı çıkıyorlardı hiç korkuları yokmuşçasına, hepsi kendi sınıflarına, sıralarına heyecanla yerleşiyordu. Hepsini, evet, evet, hemen hemen bütün yüzleri tanıyordum, her birini o kadar iyi biliyordum ki. 4-E sınıfındakilerin şiir sesleri sarı beyaz duvarlarımda yankılanırdı. 3-C sınıfındaki kör Mehmet’in zorlanışını, çaresizliğinin seslerini duyardım.

Her günü bir önceki günden farklı, değişken, renkli, neşeli ve çığlıklarla dolu bu yerde olan her duygu ve olay, her an içimden geçer, tıpkı içsel törenler gibi… Okul kapanınca burayı bir yalnızlık havası sarar, sakinleşirdi.

Tatilde kimsecikler olmazdı buralarda. Temizliğe gelenler ve etkinlikler için gelenler hariç tabii ki… Dışarıdan gelen insanları anlamak, içeride her gün olanlara göre daha zordu. Onlar ara ara gelip gidiyorlardı. Aidiyet hissi yoktu, duvarları tanımıyorlardı, şiirleri okumuyorlardı; sadece gri mermerden basamaklarımı etrafa bakmadan aceleyle çıkıp işlerini bitirir bitirmez gidiyorlardı. Bir koşuşturma hali içindeydiler, hepsinin acelesi vardı. Temas yoktu, sadece işlerini yapıyorlardı kendilerince en iyi bildikleri tarzda, burada çok görüyordum bu insanları.

O gün de böyle bir gündü, büyük bir üzüntü hissediyordum, en üst katta bir bağrışma, bir mutsuzluk hakimdi. Küçük bir çocuğun isyanları duyuluyordu ama bu seferki biraz şiddetliydi. Karşısındaki kişiye sürekli olarak “Hayır, istemiyorum” dedikçe daha da üstüne geliniyor ve o masum çocuk bir anda hiddetlenip bir türlü sakinleştirilemiyordu. Tek istediği burada olmamaktı, buradan gitmekti. Burası onu huzursuz etmişti. Belirsizlik vardı, yabancılar vardı. Herkes ona bakıyor ve bir şey söylüyordu ama kimse onu dinlemiyor, duymuyordu. Bir anda o tükenmişlik hissiyle sarı çizgili duvarıma kendini bıraktı.

Hadi elini bana yasla çocuk, ben buradayım, seni duyuyorum, acını hissediyorum. Anlıyorum seni, korkuyorsun, içeri girmek istemiyorsun.

“Evet, istemiyorum.”

Her şey sana çok fazla gelmiş olmalı. Neyle oynamak istediğine karar vermek için elindeki oyuncaklara bakıyorsun. Kimseyle göz teması kurmamaya çalışıyorsun. Ellerini boyamak sana iyi geliyor.

“Evet, ellerim güzel olmuş mu peki?”

Tam senin istediğin gibi olmuş. Burada zaman geçsin diye o sandalyede oturuyorsun, içeriye bakmamaya çalışıyorsun.

“Evet. Bana yardım etmen gerekiyor.”

Tamam, tam olarak neye ihtiyacın var?

Peki senin tam olarak neye ihtiyacın var?

fatmanurbilgin@gmail.com adresine e-posta atabilir ya da benimle ilgili daha fazla bilgi için Instagram hesabıma bakabilirsin.

İlginizi çekebilir: Zor duygular hakkında konuşmak: Kendinize temas edin

Fatma Nur Bilgin: Fatma Nur Bilgin, beden rehabilitasyonunu kişisel dönüşümün adımı olarak görüyor ve bir bütün olarak beden-zihin-ruh dengesini hedefliyor. Beden rehabilitasyonunda Pilates, Dorn-Breuss terapisi ve KranyoSakral terapi tekniklerini kullanıyor ve 2007'den beri bu alanda aktif olarak çalışıyor. Kas-iskelet sistemi ve bağ dokusu rehabilitasyonu olarak ele aldığı Pilatesi hamilelerden engellilere, spor ve dans sakatlanmalarından çocuklara geniş bir yelpazede geliştirdiği İyileştirici ve Dönüştürücü Egzersiz Metodu®'nun temeli olarak uyguluyor. Bireysel seanslarında Bilinçaltı blokajlarının çözülmesinde Regresyon Terapisi pratiklerini, travmalar sonucu sinir sisteminde biriken gerilimlerin çözülmesinde Somatik Deneyimleme pratiklerini kullanıyor. Ayrıca Dengeye Dönüş® adında grup çalışmaları düzenlemektedir. Eğitim fakültesi mezunudur. Pek çok sosyal sorumluluk projesinde aktif rol almaya devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale