X

Neko Health isimli sağlık şirketi, semptomların ortaya çıkmasından yıllar önce AI ile hastalıkları tespit ediyor

Yapay zeka (AI), hayatın her noktasında benimsenen bir teknoloji olup pek çok sektörün çığır açıcı bir dönüşüm geçirmesini sağlıyor. Bu teknoloji, özellikle de sağlık sektöründe ön plana çıkıyor. Yapay zeka sayesinde hastalar sağlık verilerini aktif bir şekilde yönetip sağlık yolculuklarını derinleştirirken sağlık profesyonelleri idari işlerle vakit kaybetmeden daha etkili hasta bakımı teknikleri geliştiriyorlar. Neko Health isimli sağlık şirketinin yapay zeka destekli çözümü de bu avantajları somut bir şekilde gözler önüne seriyor. Bu yazımızda, Neko Health’in ne olduğunu ve bu şirketin inovatif çözümünü birlikte keşfediyoruz.

Neko Health nedir?

Görsel: nekohealth

Neko Health, 2018’de iki başarılı ve vizyoner girişimci tarafından kuruldu. Neko Health’ten önce 10 yıl boyunca yenilenebilir enerji sistemleri üzerine çalışan ve aile bireyleri doktor olan endüstri mühendisi Hjalmar Nilsonne ve Spotify’ın kurucusu Daniel Ek Neko Health’in temellerini attı. Daniel Ek, Spotify’ın dünya çapında müzik sektöründe yarattığı etkinin benzerini ortaya koyacak yeni bir girişimin hayalini kurarken Hjalmar Nilsonne ile bağlantı kurdu. İkili, önleyici tedbirler ve erken teşhis yoluyla insanların sağlıklı kalmasına yardımcı olabilecek bir sağlık hizmeti tasarlama vizyonuyla yola çıktı.

Neko Health, geleneksel sağlık sistemlerinin odağını değiştirmeyi amaçlıyor. Bu şirket, çeşitli hastalıkların ortaya çıkmasını önlemeye odaklanıyor. Sağlık hizmetlerinin maliyetinin çok hızlı bir şekilde yükseldiğini vurgulayan şirket, sektördeki maliyet eğrisini düzeltmek adına reaktif sağlıktan ziyade proaktif sağlık yaklaşımını benimsiyor. Bir başka deyişle, Neko Health olumsuz bir sağlık durumunun ortaya çıkmasını beklemek yerine erkenden önlem alarak insan sağlığına yönelik durumları kontrol etmeyi hedefliyor.

Merkezi Stockholm’de bulunan şirkette yüzden fazla doktor, araştırmacı ve mühendis çalışıyor. Bu başarılı ekip, önleyici sağlık hizmetlerini gerçeğe dönüştürmek adına önemli bir efor sarf ediyor.

Neko Health’in yapay zeka destekli çözümü neler vadediyor?

Görsel: nekohealth

Neko Health, Neko Body Scan isimli bir ürün geliştiriyor. Bu ürün, yapay zekayı kullanarak semptomların ortaya çıkmasından yıllar önce hastalıkları tespit ediyor. Neko Body Scan, yetmiş farklı sensörü gelişmiş yapay zeka ile birleştiriyor.

Şirketin çözümü, yirmi saniye içinde insan vücudunu tarıyor ve bu tarama esnasında vücudun iki binden fazla yüksek çözünürlüklü fotoğrafı çekiliyor. Ayrıca, cildin her santimi haritalanarak çeşitli vücut bölgeleri detaylı bir şekilde inceleniyor. Bunlara ek olarak, üründeki özel kameraların kanın damarlardaki hareketine kadar her şeyi takip ettiğini belirtmek istiyoruz.

Taramadan elde edilen veriler, yapay zeka ile işleniyor. Bu işleme sayesinde de sağlık profesyonellerinin düzenli muayeneler esnasında gözden kaçırabileceği sağlık sorunları tespit edilebiliyor.

Üründeki lazer sensörleri sayesinde insan vücuduna temas edilmeden kalp atış hızı, kolesterol değerleri, kan şekeri ve kan akışı gibi önemli değerler ölçülüyor. Bu noktada, bu değerlerin incelenmesiyle birçok hastalığın tespit edildiğini vurgulamak istiyoruz.

Neko Health’in ürünü, ilk olarak çoğu elli yaşından genç olan bir grupta test edildi. Bu test esnasında yapay zeka sayesinde kendilerini tamamen sağlıklı hisseden katılımcıların çoğunda henüz teşhisi konulmamış kritik sağlık problemlerine rastlandı. Bu ilk testten sonra, 20000’den fazla kişi ürün için bekleme listesine dahil oldu.

Dünya çapında sağlık hizmetlerini verimli bir şekilde dönüştürmeyi amaçlayan Neko Health, Neko Body Scan’in ilk satış fiyatını 299 İngiliz sterlini olarak duyurdu. Şirket, tıbbın geleceğinin sadece hastaları tedavi etmek olmadığını ve sağlık sorunlarının ciddileşmeden önce tespit edilmesi gerektiğini vurgulayarak birçok insanın hayatına dokunuyor.

Kaynak: https://www.nekohealth.com

İlginizi çekebilir: Yapay zeka tabanlı 5 sağlık girişimi

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale