X

Nefret ettiğiniz birine takıntılı olmaktan nasıl vazgeçersiniz?

Hepimizin hayatında sevmediğimiz, enerjimizi tüketen, hatta aklımıza geldikçe kalbimizin sıkışmasına neden olan insanlar olmuştur. Belki işyerinden bir mesai arkadaşı, belki sosyal medyada sürekli karşımıza çıkan bir yüz, belki de geçmişten iz bırakan bir tanıdık… Onlara karşı duyduğumuz öfke ya da huzursuzluk çoğu zaman normaldir. Ancak bu duygular zamanla zihnimizde fazlaca yer kaplamaya başladığında, artık sadece “birini sevmeme” meselesi olmaktan çıkar ve bizi içten içe yıpratmaya başlar.

Düşüncelerimizin sürekli aynı kişiye takılı kalması, uyku düzenimizden iş verimimize, ilişkilerimizden ruhsal dengemize kadar pek çok alanı olumsuz etkileyebilir. Zaman içerisinde farkında olmadan taşıdığımız bir yük haline gelebilir. Neyse ki bu yükten kurtulabilir, öfkemizi dönüştürebilir, takıntılı düşüncelerden özgürleşebiliriz. Bunun için kendimizi yeniden merkezimize getirmemiz şart. Peki bunu nasıl yapacağız? İşte tam da bu noktada, bazı pratik adımlar devreye giriyor. Self.com yazarlarından Jenna Ryu, şu adımları öneriyor:

1. Nefesinize odaklanın 

Öfkenizin yükseldiğini hissettiğinizde ve zihninizde nefretinizi besleyen unsurlar dolaşmaya başladığında en basit ama en etkili yöntem nefes egzersizidir. Derin nefes almak, bedenindeki gerginliği azaltır, zihninin hızla kontrolden çıkmasını engeller. Böyle anlarda 4-7-8 tekniğininefes egzersizidir. deneyebilirsiniz: Burnunuzdan 4 saniye nefes alın, 7 saniye tutun ve 8 saniyede yavaşça verin. Kendinizi daha dingin hissedene kadar tekrarlayın.

2. Sosyal medyada o kişileri sessize alın

Biriyle ilgili içerikleri görmek sizi rahatsız ediyorsa ama engellemek ya da takipten çıkmak fazla sert bir hamle gibi geliyorsa, onları sessize almak daha iyi bir seçenek olabilir. Psikoterapist Fanny Tristan, sizi sürekli sinirlendiren ünlüler ya da eski tanıdıkları takip etmeye devam etmenin sadece moral bozduğunu söylüyor. Eğer mümkünse bu kişileri engellemek ya da takipten çıkmak iyi bir fikir.

Ancak gerçek hayatta hala ilişki kurmanız gereken kişiler (örneğin patronunuz ya da ortak bir arkadaş) söz konusuysa, onları sessize almak daha az kaygı verici bir çözüm olabilir. Bu sayede içeriklerini görmeden kendinizi koruyabilir, ama karşı taraf bundan haberdar olmaz.

3. Olumsuz düşüncelerinizi yazıya dökün

İçinizde biriken duyguları saklamak, konuşmak, beslemek yerine yazıya dökmek çok daha rahatlatıcı olabilir. Yazıya başlamadan önce kendinize 20 dakika ayırarak aklınıza takılan soruları, kırgınlıklarını, öfkenizi canlandıran eylemleri bir mektuba yazın. Aklınızdaki düşünceleri yazıya dökmek olumsuz duyguların dışa vurmasını ya da zihninizde nefretin dolaşmasını hafifletecektir.

4. Öfkenizi motivasyon aracı olarak kullanın

Öfke, nefret, kıskançlık beslediğiniz kişinin başarıları ya da yaptıkları içinizdeki olumsuz duyguları besler. Böyle anlarda kıskançlık ya da kırgınlık hissetmek son derece insani… Ama bu duygulara tutunup kalmak yerine onları olumluya dönüştürmek çok daha sağlıklı bir yol olabilir. Öfkenin sizi ele geçirmesine izin vermek yerine onu üretken bir şeye yönlendirmek, hem ruhunuza hem de geleceğinize hizmet eder. Belki sizin için bu, zihninizi boşaltacak 30 dakikalık tempolu bir koşu olabilir.

5. İntikam senaryoları kurmayın

Nefreti ve öfkeyi intikam düşüncelerine yöneltmek kısa süreli rahatlama yaratabilir; ama tam olarak bu yüzden tehlikelidir. Düşüncelerde bu senaryolara sıkışmak, öfkeyi besler ve ilerlemenizi engeller. Ne kadar çok düşünürsek, o kişiye o kadar çok yer açarız. Oysa ki asıl özgürlük, bu döngüyü fark etmek ve enerjimizi kendimiz için faydalı olana yönlendirmektir.

6. Unutmayın: Nefret, size daha çok zarar verir

Unutmayın, sürekli birini düşünmek aslında ona değil, size zarar verir. O kişi hayatına devam ederken, siz zihninizdeki olumsuz düşüncelere takılı kalabilir, nefretinizi besleyecek bir çok sebep üretebilirsiniz. Gerçek olmayan döngüde kendi kendinizi aşağıya çekersiniz. Kendinize yatırım yapın; çünkü gerçek özgürlük, başkalarını kontrol etmeye çalışmak yerine kendi merkezinizde durabilmektir.

Kaynak: self.com

İlginizi çekebilir: Başkalarından nefret etmek mental sağlığınızı nasıl etkiliyor?

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale