X

Nedir bu alkali beslenme: Alkali beslenmenin özü nedir?

Alkali beslenmenin takipçileri, kilo kaybına neden olan diğer diyetlerin aksine, buna “vücudu iyileştiren bir beslenme sistemi” demeyi tercih ederler. Bu tür beslenmenin kurallarına uyulduğu taktirde kilo vermek çok daha kolay hale gelmektedir.
Alkali diyetin temel amacı, vücudun pH dengesini alkali tarafa kaydırmak ve onu orada tutmaktır. Bunu yapmak için asitli yiyecek tüketimini en aza indirmeli ve alkali besin miktarını artırmalısınız. Böyle bir diyetin temeli çiğ yenmesi gereken sebze ve meyveler olmalıdır. Bu sınırlama, bazı yiyeceklerin pişirme işlemi sırasında doğalarını alkaliden asidik hale getirmesinden kaynaklanmaktadır.

Son öğün en geç 19.00–20.00 saatleri arasında olmalıdır. Alkali beslenmede sadece alkali edilmiş su ve bitki çayları içilmesi önerilir. Alkali beslenmenin “yasak” olarak adlandırılan besin öğelerinden bazıları beyaz un, hayvansal besinler, alkollü içecekler, kahve ve çay, beyaz pirinç, çikolata, et, balık ve deniz ürünlerinin çoğu, yüksek glisemik indeksi olan bazı kuruyemiş ve meyveler. Genel olarak alkali beslenmenin ideali şu şekildedir: Beslenmenizin en az %80’i alkali ve en fazla %20’si asidik olmalıdır. Bu oran, 07.35-07.45 arasında sağlıklı bir pH dengesi elde etmenize yardımcı olacaktır.

Alkali beslenme nasıl olmalı?

Alkali gıdalanma sistemine geçiş sorunsuz olmalıdır. Hastalık ve özel durumlar söz konusu olduğunda doktor tavsiyesine göre belirlenmelidir. Zaman zaman yaptığınız bir diyet veya beslenme şekli olursa çok işe yarar olmayabilir, burada sistematik bir yaklaşım önemlidir.

Bu gıdalanma şekline geçtiğinizde, alkali yiyeceklerin asidik yiyeceklere anında panzehir olamayacağını anlamanız gerekir. Yani, geleneksel olarak, öğle yemeğinde üç dilim pizza ile kendinizi şımarttıysanız, onun zararını büyük bardak alkali edilmiş su ile elimine edemezsiniz.

Alkali beslenmede, alkali besinlerin miktarını artırmak bu beslenmenin temel amacı değildir. Buradaki asıl amaç, asitli yiyecekleri en aza indirmek ve pH’ı normale eşitlemektir. Tüm felsefe parazitlerin, mantarların ve bakterilerin alkali bir ortamda gelişmemesi gerçeğinde yatmaktadır. En azından ebeveynlerimizin sebze ve meyveleri, onlardan bakteri plağını çıkarmak ve diğer şeylerin yanı sıra tüm larvaları çıkarmak için soda ile nasıl yıkadığını hatırlayalım.

Mealkaline: Mealkaline olarak gelişen ve değişen dünyada sağlıklı beslenmenin değerini önemsiyor, yaşam tarzı olarak benimsiyoruz. Birçok yaşamsal faktörü göz önünde bulundurarak sizlerin gereksinimlerine özel oluşturduğumuz alkali ve sağlık paketlerimizi damak tadınıza uygun sunmayı ve alkali beslenmeyi yaşamınızın ayrılmaz bir unsuru yapmayı hedefliyoruz. Tedavi etmek yerine tedaviye gereksinim duymanızı önlemek, alkali bir yaşamla beraber Mealkaline olarak sizinle paylaşmak istediğimiz en önemli değerlerden.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale