X

Nedenleri ve çözüm önerileriyle sırt ağrısı problemi

Kazalar ve spor yaralanmaları, kronik sırt ağrısının en yaygın nedenleri arasında yer alıyor. Fakat bazen yere düşen bir şeyi almak için eğilmek kadar basit eylemler bile sırt ağrısına neden olabiliyor. Aşağıda sırt ağrısına yol açabilecek bir dizi etken yer alıyor:

Kötü duruş (postür),

Obezite,

Hareketsizlik,

Böbrek taşı, iltihap ve kan pıhtılaşması gibi iç hastalıklar

Psikolojik ya da duygusal stres,

Kemik erimesi.

Bel, boyun ve diğer kas ağrıları genellikle uzun süre doğal olmayan pozisyonlarda oturulduğunda ortaya çıkan, vücuttaki dengesiz güç dağılımından kaynaklanır.

İlginizi çekebilir: Zihne dayalı terapiyle bel ve sırt ağrılarından kurtulmak mümkün

Bu nedenler arasında en yaygın görünen etkenin ise hareketsiz yaşam tarzı olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü bel, boyun ve diğer kas ağrıları genellikle uzun süre doğal olmayan pozisyonlarda oturulduğunda ortaya çıkan, vücuttaki dengesiz güç dağılımından kaynaklanır. Bunların yanı sıra hareketsiz yaşam tarzı kilo alma, obezite, eklem hastalıkları ve karpal tünel sendromu gibi sinir rahatsızlıklarını da tetikler.

Sırt ağrısı ve diğer ağrılarla ilgili oldukça şaşırtıcı bir gerçek de bu tür rahatsızlıkların duygusal sağlığınızla bağlantılı olması. Yaşadığınız stres, üzüntü, kaygı gibi durumlar fiziksel sağlığınızı da doğrudan etkiliyor ve fiziksel ağrılara sebep olabiliyor. 2004 yılında bu konuyla ilgili yapılan bir araştırmada 100’den fazla hasta 4 yıl boyunca gözlemlendi. Psikolojik testlerle desteklenen araştırmada, 4 yılın sonunda, duygusal sorunlar yaşayan hastaların diğerlerine oranla sırt ağrısı yaşamaya  kat daha fazla eğilim gösterdiği ortaya çıktı.

İlginizi çekebilir: İnsan vücuduyla ilgili şaşırtıcı 10 gerçek

Sırt ağrısı için çözüm önerileri

Sırt ağrısı uzun süre oturarak çalışanlar başta olmak üzere birçok kişinin yaşadığı oldukça yaygın bir sorun. Öte yandan gerek bu ağrıyı yaşamamak, gerekse ağrıyı azaltmak için kendi kendinize uygulayabileceğiniz bazı yöntemler mevcut. Bunlardan bazılarını şu şekilde sıralayabiliriz:

Esneme hareketleri: Egzersizden önce ve sonra mutlaka esneme hareketleri yapmalısınız. Bu şekilde oluşabilecek sakatlıklara karşı bedeninizi koruyacak, kaslarınızı egzersiz için hazır hale getireceksiniz. Ancak esneme hareketlerini sadece egzersiz zamanıyla kısıtlamak yanlış olacaktır. Ofiste çalışırken, sabah uyandığınızda ya da gece yatmadan önce yapacağınız esneme hareketleri de sırt ağrılarınızı hafifletecektir.

Postür: Masa başında otururken, yürüyüş yaparken, ya da toplu taşımada ayakta dururken… Postürünüz yani nasıl durduğunuz her zaman çok önemlidir. Uzun süre kambur durmak sırtınızı ağrıtacak olmasının yanı sıra ileride omurganızla ilgili sorunlar yaşamanıza da neden olabilir.

Ağırlık kaldırma: Ağır bir cismi kaldırırken dikkat etmeniz gereken şey sırtınızın her zaman düz durması. Bu şekilde kaldırdığınız cismin ağırlığını büyük oranda kollarınızla taşıyacaksınız. Aksi takdirde belinizi sakatlama riskiniz oldukça yüksek.

Oturma şekli: Gün içerisinde uzun süre oturan biriyseniz oturma şeklinizi sürekli değiştirmeye gayret edin. Hatta sık sık ayağa kalkıp masanızın etrafında kısa bir tur atmak, daha önce de belirttiğimiz gibi esneme hareketleri yapmak çok faydalı olacaktır.

Kilo kontrolü: Sizin için en ideal kiloya ulaşıp bunu sürdürmeye dikkat edin. Fazla kilo bedeninizin taşıdığı fazla yük demektir. Bu ise sırt ağrıları yaşamanıza neden olabilir.

Zararlı alışkanlıklar: Özellikle sigara kemik erimesini tetikleyen etkenlerin başında geliyor. Kemik erimesine bağlı sırt ağrısı yaşamamak için, eğer kullanıyorsanız, sigarayı bir an önce bırakmalısınız.

Topuklu ayakkabı: Yüksek topuklar omurganızın alt kısmına baskı uygular ve dik durmanızı engeller. Topuklu ayakkabılar yerine anatomik ayakkabılar tercih edin.

İlginizi çekebilir: Kronik ağrılarınızdan kurtulmak için önce bedeninizi dinleyin

Kaynak: 

mercola.com

webmd.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Saç kalitesinin sırrı yıpranmayı onarmak mı önlemek mi? 

Saçlarınız gün içinde fark etmeden düşündüğünüzden daha çok yıpranabiliyor. Sabah saçınızı kuru taramanın bıraktığı hasar, gün içinde hava kirliliğine maruz kalmak, duş sonrası yüksek ısıyla kurutma, sık şekillendirme… Tüm bu küçük adımlar zamanla birikiyor ve saç tellerinizde gözle görülmeyen hasarlar bırakıyor. Çoğu zaman “yıpranan saçları nasıl onarabileceğimize” odaklanıyoruz; oysa bilim bize çok daha kritik bir gerçeği fısıldıyor: Yıpranan saç kalıcı olarak onarmak pek mümkün değil. Çünkü saç, canlı dokular gibi kendi kendini yenileyen bir yapı değildir. Saç telini oluşturan keratin zincirleri bir kez hasar gördüğünde, uygulanan ürünler sadece yüzeyde geçici bir güçlendirme sağlar. Saç daha parlak görünür, daha yumuşak hissedilebilir fakat bu görünüm kalıcı bir onarım sunduğu anlamına gelmeyebilir.



Bu yüzden sağlıklı saç denkleminin en kritik noktası, saçın zarar görmesini engellemektir.

Türkiye’de uzun, gür ve dalgalı saçlar her zaman popülerliğini koruyor. Saçlarını uzatmak için maskeler, yağlar ve vitaminler deneyen pek çok kişi, saçlarının dipten sağlıklı bir şekilde uzamasına rağmen saç uçlarının sağlıksız göründüğünü fark edebiliyor. Peki bunun ardındaki sebep ne olabilir? Çoğu zaman bu durumun nedeni, farkına varılmayan koparak dökülme ve kırılmadır.



Trikologlar birçok insanın, saçlarının “koparak döküldüğünün” farkında bile olmadığını belirtiyor. Yüksek ısı, yanlış kurutma rutinleri ve sıcak şekillendirme araçları, saç boyunu uzatmaya çalışırken en hızlı kaybettiren etkenlerin başında geliyor.



Peki çözüm? Saçı şekillendirirken ona zarar vermemek. Yani ısıyı kontrol etmek.

Bilimin ışığında saçın anatomisi: Neden geri dönüş yok?

Saç telinin ana yapısını, tıpkı merdiven basamakları gibi sıkıca birbirine bağlanmış keratin proteinleri oluşturur. Saç telinin dış katmanı olan kütikül ise bu iç yapıyı koruyan pulcuklardan oluşur.

  • Yüksek ısı etkisi: Saçınızı aşırı yüksek ısıya maruz bıraktığınızda, bu ısı saç telindeki protein bağlarını parçalar. Saçın dış katmanı olan kütikül pulcukları zarar görür, kalkar ve saçın nemini kaybetmesine neden olur. Saçın içindeki suyu ani bir şekilde buharlaştıran aşırı ısı, protein yapısında geri dönüşü olmayan, kalıcı hasar yaratır.
  • Kalıcı hasar: Saç, tırnaklar gibi canlı olmayan bir dokudur. Cildinizde oluşan bir kesik gibi kendini yenileme yeteneği yoktur. Piyasada “onarım” iddiasıyla sunulan ürünler, hasarlı kütikül katmanını geçici olarak pürüzsüzleştiren ve saçın nem tutma kapasitesini artıran dolgu maddeleri içerir. Bu sayede saçınız bir süreliğine daha parlak ve güçlü görünebilir. Ancak saçın iç yapısındaki tahribat (kopan protein bağları) kalıcıdır ve eski haline getirilemez.

İşte bu yüzden, saç sağlığınız için hasar meydana geldikten sonra onu onarmaya çalışmak değil, baştan önlemektir.





Yıpratmamayı seçin: Dyson’ın saç bilimiyle tanışın

Saç sağlığının ilk adımı, birçok kişinin gözden kaçırdığı bir detayda gizli: Saç şekillendirmede kullanılan aşırı ısıdan kaçınmak. Dyson, bu bilimsel gerçeği merkeze alarak tüm saç şekillendirme ürünlerini, aşırı ısı hasarı olmadan etkili sonuçlar verecek şekilde tasarlar.

Dyson’Dyson’Dyson’ın temel felsefesi basittir: Saçı kuruturken ve şekillendirirken sıcaklıktan değil, akıllı mühendislikten ve güçlü, kontrollü hava akımından faydalanmak.

Yüksek teknolojiyle gelen koruma

Dyson saç şekillendirme makinelerinin tamamı, saç ve saç derinizin sağlığını korumaya odaklanan ortak bir teknolojiye sahiptir:

  1. Akıllı ısı kontrolü: Tüm Dyson ürünlerinde saniyenin çok küçük bir bölümünde sıcaklığı onlarca kez ölçen akıllı sensörler bulunur. Bu sensörler sayesinde makineler, saçın aşırı ısınmasını engelleyecek sabit ve güvenli bir sıcaklıkta kalır. Bu teknoloji, özellikle saç kurutma makinelerinin bile farkında olmadan yarattığı günlük ısı hasarını ortadan kaldırır. Örneğin, Dyson Supersonic Nural™ saç kurutma makinesi, saç ve saç derisi sıcaklığını sürekli analiz ederek, gerektiğinde ısıyı otomatik olarak düşürüp yükseltir.
  2. Dijital motor teknolojisi: Dyson’ın güçlü ve hafif dijital motoru, geleneksel makinelerin aksine ısıya bağımlı kalmadan, yüksek hızlı, kontrollü hava akışı sağlar. Bu sayede saçınızı yüksek ısıya maruz bırakmadan çok daha kısa sürede kurutabilir ve şekillendirebilirsiniz.
  3. Esnek şekillendirme gücü: Saç, ıslakken en esnek halindedir. Dyson Airwrap™ ve Dyson Airstrait™Dyson Airwrap™ gibi makineler, bu nemli halinden yararlanarak saça şekil verir. Saçınızı kuruturken ve şekillendirirken aynı zamanda saçı sabitlemek için soğutma gereklidir. Bu sebeple tüm makinelerde şekli kalıcı kılmak için saçın hızla soğumasını sağlayan Soğuk Şok (Cold Shot) özelliği bulunur.

Saç sağlığınıza yapılacak en iyi yatırım

Saç sağlığınız için sürekli olarak yüksek fiyatlı bakım maskeleri, serumlar ve kremler satın alıyorsanız, aslında hasarın sonuçlarına yatırım yapıyorsunuz demektir. Oysa Dyson, size bu hasarı kökten önleme seçeneğini sunuyor.

Unutmayın, binbir zorlukla uzattığınız saçlarınızın boyu, aşırı ısı nedeniyle her gün biraz daha koparak dökülüyorsa, hiçbir bakım ürünü bu kaybı geri getiremez. Saç tipinize en uygun Dyson ürünü (Airwrap™, Airstrait™, Supersonic™) ile tanışarak yıpratmamayı seçmek, sadece daha mantıklı değil, aynı zamanda daha kalıcı bir çözümdür.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale