X

Neden yardım ediyorsun: Sevilmek için mi, içinden geldiği için mi?

Dışarıdan beklediğim kadar destek alamadığımı düşündüğüm için belki, destek vermek konusu hayatımda çok önemsediğim bir konudur.

Bir arkadaşım yeni bir iş kurduğunda ondan bir şey almak, kişilerin o an elimden geliyorsa ihtiyacı olan bağlantıları sağlamak ya da yapamayacağını düşündüğü bir konuda ona motivasyon vermek gibi aslında hepimizin rahatlıkla yapabileceği konuları gerçekleştirmek bana her zaman iyi gelmiştir ve geliyor.

Bir gün kendime şu soruyu sorarken buldum kendimi:
Neden insanlara destek veriyorsun?
Neden bu konu senin için bu kadar önemli?
Sen de insanlardan karşılık beklediğin için mi yapıyorsun bunları?
Ya da yaptıklarının karşısında insanlardan daha çok sevgi görebilmek için mi?
İnsanlar için özel olabilmek için mi?

Çünkü yaptıklarımızın ardındaki gerçek niyet ve o niyetin saflığı, temizliği gerçekten çok önemli. Eğer ki niyetimizle, aldığımız aksiyonlar temiz bir noktada buluşuyorsa, bence hayat o zaman tertemiz bir yerden su gibi akıyor.

Eğer ki sevgi görmek, daha çok sevilmek için yapıyorsan mesela yaptıklarını, bunun adı sevgi dilenciliğine girmez mi?
Peki kendinin aslında bedenlenmiş saf bir sevgi enerjisi olduğun bilgisine sahip olsan, o zaman başkalarından sevgi dilenmeye ihtiyacın kalır mıydı?

Aslında sevginin kendisi olduğunu bilip sevgi oldukça, o sevgiyi yayıp etrafından da tamamen aynı frekansı çekiyorsun. Evrenin matematiği böyle işliyor. 2+2=4 gibi bir şey bu. Bu sebeptendir ki aslında kendi sevgine odaklanıp orayı büyütmek, başkalarından dilenmek yerine kendini kendi sevgine adamak, daha mantıklı geliyor sanki kulağa, değil mi? Size de öyle geldi mi?

Çünkü dışarıya bağımlı olmak gerçekten çok özgürlük kısıtlayıcı bir durum. Başkalarının keyfine göre yaşamak sizce de çok sıkıcı değil mi? Kendi ihtiyaçlarımızın başkalarının hayatına, moduna göre karşılanmasına hiç ihtiyacımız yok. Biz bizdekine konsantre olduğumuz sürece her şey çok daha özgürleşip rahatlıyor olacak. Düşünsenize, siz aslında güneşin kendisisiniz ve Ay’ın ışığına muhtaç olduğunuzu sanıp Ay’ın ışığından yararlanmak için 1001 takla atıyorsunuz. Halbuki Ay değil mi sizin ışığınızı size geri yansıtan?! Güzel haber: Durum aynen bu! Kötü ama istediğiniz an değiştirebileceğiniz haber ise: Evet, bugüne kadar kendinizi dışarıda Ay’a muhtaç sanmış olabilirsiniz ama hiç öyle değilsiniz! Şimdi herkes derin bir oh çekebilir…

Ben sorgulamayı seven bir tip olduğum için tüm davranışlarımı az çok didikliyorum. Destek konusunun altından benim için ne çıktığını soracak olursanız ise, bazen ilgi isteği, bazen daha çok sevilmek ama asıl olayım insanlara destek verdiğimde gerçekten çok mutlu oluyorum, enerjim yükseliyor. Saf niyetle aksiyonu buluşturmanın yolu ise pratikten geçiyor. İçimden her destek olmak geçtiğinde kalbime bakıyor ve her defasında tekrar soruyorum:

Bu hareketi şu an neden yapıyorsun? Gerçekten beklentisiz misin?

Cevabım evet ise devam ediyorum. Eğer cevabım hayır olup altından bambaşka bir ihtiyacım çıkıyorsa, o ihtiyacımı karşılamaya yöneliyorum. Günün sonunda şunu söylüyorum: Aksiyonlarının ardındaki niyetine bak. Saf, temiz olsun. Bunu yaparken de dürüst davran kendine. Kendine dürüst davranman en önemli nokta oluyor ki fark et. Fark et ve gerçek yönde hareket edebil.
Sevgiyle…

İlginizi çekebilir: Ne ekersen onu biçersin: Sevgi sevgiyi, ilgisizlik ilgisizliği doğuruyor

Gamze Baytan: Selamlar, Gamze ben. Meditasyon ve yoga hocasıyım. 7/24 çalıştığım organizasyon sektöründen bir anda "Ne yapıyorum ben kendim için" diyerek çalışma hayatımda ne istediğime karar vermek adına verdiğim arada; kendimi bir anda bol kitap, bol sorgulama, bol seans ve bol yazının içerisinde buldum. Yol yolu açtı ve ben artık izlemek yerine hayata katılmayı seçtim. Eylül '15'te Ezgi Sorman'dan aldığım Meditasyon Eğitimi Eğitmenliği'nden mezun oldum. Şu an toplam 2 günden oluşan ve içerisinde “stres nedir, bedene etkileri nedir, sağlıklı seçimler yapmamız nasıl mümkündür, meditasyon nedir, ne işimize yarar, faydaları nedir, biz aslında kimiz” gibi soruların cevabını konuşup; her birimizin modu her an değişkenlik gösterdiği için tek bir tekniğe kendimizi sıkıştırmak yerine, esnek olabilmek adına 3 ayrı varyasyonun deneyimendiği eğitimler ve grup meditasyonları yapmaktayım. Yollar bitmez tabi hayat boyu; görebildiğimiz sürece. Ayık ve uyanık olarak yakalayabildiğimiz takdirde hayatı. Ve Cihangir Yoga'da Berivan Aslan Sungur'un Yin Yoga Eğitmenliği eğitimiyle kesişti yolum. Temmuz '17’de de meditasyon hocalığımın yanı sıra yin yoga hocalığına tam anlamıyla adım atmış oluyorum. Ben ruh-zihin-beden ile bütünüyle çalışmaktan çok keyif alıyorum. Yeni şeyler keşfediyorum. Hayatta hem daha güçlü hem daha esnek durabiliyorum artık. Her şey artık hem daha derin hem daha hafif. Ve bütün bu deneyimleri daha rahat anlamamı, içselleştirmemi, görmemi sağlayan en büyük araç da kelimelerim. Yazıyorum çünkü yazı benim bu hayatta ruhumla özgürce dansedebildiğim en özgür alan. Yazıyorum çünkü yaşadığımız, başımıza gelen herhangi bir şeyde yalnız olmadığımızı, çaresiz olmadığımızı bilelim, kuvvetimizi yine birbirimizden alalım, birbirimize yayalım ve şifa olalım diye.. Tüm insanlığa yayılmak niyetiyle. Mail adresim: gamzebaytan@gmail.com

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale