X

Neden Şansım Yok?

Hayatta bazen her şey ters gidiyormuş gibi görünebilir. Çok istediğiniz bir işi alamamış olabilirsiniz. Sırtınız ağrıyor olabilir. Bilgisayarınız bozulmuş olabilir. Büyük ya da küçük karşılaştığınız her tür aksilikte hayatınızın daha kötüye gittiğini hissediyor olabilirsiniz. Hatta kendinizi şanssız olarak nitelendirmeye ve diğer insanların neden bu kadar şanslı olduklarını düşünmeye başlamış olabilirsiniz.

Ancak gerçek şu ki şanslı insanlar tesadüf eseri şanslı olmamışlardır. Bu kişiler, sahip oldukları zihniyet nedeniyle kendi şanslarını kendileri yaratmaktadır. Şanslı olduğu düşünülen kişiler, kötü şansın kaçınılmaz olduğunu kabul ederken iyi şansın ise çok çalışarak ve iyimserliği koruyarak elde edildiğini bilmektedir.

Kendinizi neden şanssız hissettiğinizi ve kendi şansınızı kendiniz yaratmak için neler yapabileceğinizi bu yazıda okuyabilirsiniz.

Neden Şanssızım?

Şanssız olduğunuzu düşünüyorsanız, şanssız olma ihtimaliniz daha fazladır. Yani şansınız üzerindeki etkiniz büyüktür. Bu nedenle kendinizi şanssız hissetmenize neden olan davranışlarınıza ve düşüncelerinize göz atmanız, kendinizi daha şanslı hissetmeniz açısından önemlidir.

Şanssız olduğunuzu düşünmenize neden olan davranış ve düşüncelerden bazıları şu şekildedir:

Hayatı aktif bir şekilde yaşamıyorsunuz

Hayatı aktif bir şekilde yaşamayan kişiler genelde hayatları üzerinde kontrollerinin olmadığını hisseder, ilk hamleyi diğer insanların yapmasını bekler ve tüm dünyanın ona karşı olduğunu düşünür. Bunlar, pasif bir zihniyetin düşünceleridir. Pasif bir zihniyete sahip olmak, kişinin kendini güvende ve korunuyor hissetmesine yardımcı olur. Ancak hayata karşı pasif kalan kişiler hayatın gözlerinin önünden akıp geçtiğini fark edebilirler. Bu durumda kişi harekete geçmediği için kendi şansını yaratamaz ve şanssız olduğunu düşünür.

Olumsuz şeylere odaklanıyorsunuz

Olumsuz şeylere çok fazla odaklanmak, olumlu şeyleri görmezden gelmeye neden olabilir. Şanssız olduğunuzu düşünüyorsanız, hayatınızdaki olumlu şeyleri görmezden gelip olumsuzlara odaklanıyor olabilirsiniz. Hayatınız olumlu ve stabil olmasına rağmen sorunlara odaklandığınız için kendinizi şanssız hissediyor olabilirsiniz.

Hayatınızı zorluklar etrafında inşa ediyorsunuz

Sorunlar peş peşe geldiğinde hayatınızı zorlukların şekillendirmesine izin vermeye başlamış olabilirsiniz. Bazı insanlar olumsuz olaylara karşı daha dayanıklı olsa da bazıları daha hassas olabilir. Örneğin, yıllarca sağlık sorunları veya ekonomik zorluklarla karşılaşmış kişiler, hayatta işler yolunda gitmeye başladığında buna inanmayabilir. Veya öğrenilmiş çaresizlik sonucu kişi kendisini kurban olarak görebilir ve hayatındaki zorluklardan diğer insanları sorumlu tuttuğu için şanssız hissedebilir.

Şanssızlık üzerine çok fazla düşünüyorsunuz

Yaşadığınız kötü deneyimleriniz ve şanssızlıklarınız üzerine çok fazla düşünüyor olabilirsiniz. Başınıza kötü bir şey geldiğinde kendinizi kötü hissetmeniz normaldir. Ancak bu şeyi tekrar tekrar düşündüğünüzde başınıza tekrar kötü bir şey geleceği düşüncesine saplanıp kalabilirsiniz.

Şansımı Nasıl Arttırabilirim?

İyimser insanlarla kötümser insanların hayatta karşılaştıkları zorluklar birbirine benzerdir. Ancak iyimser olan kişiler bu zorlukları daha iyi atlatır ve zorluklardan daha iyi bir şekilde çıkar. Ekonomiyi, hava durumunu, borsayı veya evreni kontrol etme şansınız olmayabilir. Ancak yine de kendi şansınızı kendiniz yaratabilirsiniz.

Şanslı olduğu düşünülen insanlar gizli fırsatları görerek, kendilerine güvenerek ve cesurca harekete geçerek hayatlarında yaşadıkları zorlukları atlatırlar. Sorun yaşadıklarında çevrelerindeki insanların da desteğiyle ayağa kalkıp kendi şanslarını kendileri yaratırlar.

Şanslı insanların sahip oldukları özellikleri ve şansınızı arttırmak için uygulayabileceğiniz stratejileri aşağıda okuyabilirsiniz.

1. Düşüncelerinizin ve eylemlerinizin sorumluluğunu alın

Şanssızlığınız için birilerini veya bir şeyleri suçlamanız kolaydır. Ancak hayatınızda kötü giden bir şeyler olduğunda hemen başkalarını suçlamaya başlamamalısınız. Bunun yerine düşüncelerinizin, duygularınızın ve eylemlerinizin kontrolünü elinize almalısınız. Sorunların ortaya çıkmasını engellemeniz mümkün olmayabilir ancak sorunlara verdiğiniz tepkiyi kontrol edebilirsiniz. Bu sayede sorunlara yönelik çözüm geliştirmek için gerekli adımları atabilirsiniz.

2. Risk alın

Şanslı insanlar genelde cesur adımlar atan insanlardır. Hayatta bazen alınmaması gereken riskler olsa da risklere çok fazla odaklanmak, fırsatları kaçırmaya neden olabilir. Bu nedenle konfor alanınızın dışına çıkmaya çalışmalısınız. Risk olmadan değerli şeylerin gerçekleşmesi ve kendinizi şanslı hissetmeniz zordur. Eyleme geçmeden önce cesaretinizi toparlamayı beklemek yerine bir an önce harekete geçmelisiniz.

3. Hayatınızdaki iyi şeyleri gözden geçirin

Hayatınızda iyi giden şeylerin bir listesini yapın. Bunlar arasında anılar, başarılar, sahip olunan şeyler, ziyaret edilen yerler ve sevdiğiniz insanlar olabilir. Becerileriniz üzerine ve bunların hayatınız üzerindeki etkileri üzerine düşünün. Listeniz uzadıkça hayatınızla ilgili daha olumlu bir şekilde düşünmeye başladığınızı fark edebilirsiniz. Bunu yaptığınızda ise olumsuz şeylere ve şanssızlığınıza daha az odaklanabilirsiniz.

4. Zor zamanlarda pes etmeyin

Şanslarını kendileri yaratan kişiler, geçmiş deneyimlerinden ders çıkaran ve yeni şeyler öğrenen kişilerdir. Zorluklara rağmen yılmamanız ve denemeniz, hedeflerinize ulaşmada kendinizi daha güçlü hissetmenize yardımcı olacaktır. Örneğin, iş bulma konusunda kendisini şanssız hisseden biri zorluklar yaşayabilir. Bu kişi iş görüşmesine gitse dahi cesareti kırılmış bir şekilde gidecek ve işi alamazsa belki de iş aramayı bırakacaktır. Aksine görüşmeye gittiği işi alamamasına rağmen daha fazla görüşmeye giden kişi ise istediği işi alma ihtimalini arttıracak ve bu sayede şanslı görülecektir.

5. Başarısızlığı kaçınılmaz olarak görün

Hayatta kimse her zaman şanslı değildir. Herkes zaman zaman hayal kırıklığı ile karşılaşır. Şanslı olduğu düşünülen kişiler şanssız zamanlarda denemeye devam eder ve her şeye rağmen kendini motive hisseder. Bu nedenle hayatta her şey olabileceğini unutmamalı ve hoşunuza gitmeyen durumlar karşısında yılmamalısınız.

6. Şanslı olduğunu düşündüğünüz kişilerle görüşün

Görüştüğümüz kişilerin hayatımız üzerindeki etkilerini yadsıyamayız. Sürekli olarak söylenen, şanssız olduğunu düşünen ve bir şeyler hakkında şikayet eden kişilerle görüştüğünüzde siz de böyle bir insan haline gelebilirsiniz. Duyguların bulaşıcı olduğunu unutmamalısınız. Bu nedenle hayatınız üzerinde olumlu etkileri olacak kişilerle görüşmeyi amaç edinmelisiniz. Bunu yapmanız gelecekte şanslı olacağınızı garanti etmese de bu yolda atmanız gereken önemli adımlardan bir tanesidir.

İlginizi çekebilir: Nasıl şanslı olunur: İyi şans, kötü şans ve şansınızı artırmanın yolları

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale