X

Neden boyun, sırt ve bel ağrısı çekiyoruz: Masa başı çalışanlar için egzersiz önerileri

Günümüzde birçok kişi işleri nedeniyle masa başında uzun saatler geçiyor. Masa başında çalışan birisinin, gün içerisinde masa başında en az 4-6 saat geçirdiğini görebiliriz. Ne yazık ki bu kişiler işten çıktıktan sonra eve-bir merkeze giderek egzersiz yapma imkanı bulamıyor ya da tercih etmiyor. Bütün gün yorulan zihinler ve vücutlar, gün sonunda sadece yatıp dinlenmek istiyor.

Durum böyle olunca gün boyunca neredeyse hiç hareket etmemiş bir beden karşımıza çıkıyor. Gün boyu hareket etmemiş bir beden; zayıf, kısalmış, dirençsiz kaslara ve sağlıksız fasyaya (kasların ve organların etrafını saran zar şeklinde şeffaf bağ dokusu) neden oluyor. Bu tip bir hayat yaşayan kişi eninde sonunda, vücudunun belli bölgelerinde ağrı sorunları yaşamaya başlar ve ağrıları arttıkça, hareket etmekten iyice çekinir hale gelir. Bu durum kısır bir döngü halini alır; zayıf ve spazmlı kaslar ağrılı vücudu oluşturur, ağrılı vücut hareketsizliğe yol açar ve hareketsizlik ise güçsüz ve kısalmış kaslar demektir…

Bu kısır döngüyü nasıl kırarım?

Bu kırılamayan kısır döngü sonucunda oluşan ağrılar yaşam kalitesini düşürmeye başladığında ise kişiler doktora, oradan da fizyoterapistlere yönlendirilir. Fizyoterapide hedeflenen şey ise hastanın bu konuda bilgilendirilmesi, ağrının kontrol altına alınması ve daha sonra uygun egzersizler ile kasların kuvvetlendirilmesi ve esnemesidir. Bu süreci kalıcı olarak aşabilmek için egzersizlerin devamı çok önemlidir çünkü bir noktadan sonra her birey kendi vücudunu tanımalı ve hayatı boyunca vücudunun ihtiyacına göre bedensel egzersizlere devam etmelidir. Doğru egzersizleri kişi vücut farkındalığını artırarak hayatına entegre edebilmelidir. Aksi takdirde uygulanan bütün tedaviler, geçici çözümler olarak kalır.

Kısır döngüyü kırmak için YOGA


Fotoğraf: joyoushealth.com

Peki yoga bu kısır döngüyü kırmamıza nasıl yardımcı olur? Vücut farkındalığını en çok sağlayan hareket sistemlerinden birisi, Yoga Asana (duruş) akışlarıdır. Yogada yapılan duruşlar ile vücut dayanıklılık, güç ve esneklik kazanır. Buna ek olarak vücut farkındalığı artar ve kişi, varlığından haberi bile olmadığı kaslarını kullanmayı öğrenir. Yoga pratiği yapan kişiler vücutlarını daha detaylı tanımaya ve algılamaya başlar. Gün içerisinde ne kadar hareketsiz olsalar da neye ihtiyaç duyduklarını bilirler. Böylece herhangi ekstra bir tedaviye ihtiyaç duymadan, kendi başlarına sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürdürebilirler.

Negatifleri pozitif yapalım…

İş hayatının zihninizde ve vücudunuzda yarattığı negatif sonuçları en aza indirmek için Yoga pratiklerini, size uygun terapiyle birlikte veya terapiniz bittikten sonra devamlı olarak hayatınıza sokmanızı öneririz. Böylelikle hem ağrı-hareketsizlik kısır döngüsünü kırmış olur, hem de kendi vücudunuzu daha farkındalıkla kullanmaya başlayabilirsiniz. Hatta masa başında olduğunuz süre boyunca oturduğunuz yerde yapabileceğiniz, sizi kısır döngüden çıkaracak kısa Yoga akışlarını günlük olarak yapabilirsiniz. Bunlara örnek olması için sizlere kısa masa başı akışları hazırladık. Siz de bu akışları masa başında yapmaya başlayın ve değişimleri kendi vücudunuzda deneyimleyin. Bu Yoga akışlarına aşağıdaki videolardan ulaşabilirsiniz.
Unutmayın, ağrısız ve farkındalıklı bir beden sağlıklı ve kaliteli bir yaşam demektir.

Sevgilerimizle…

Hazırlayan: Yoga Eğitmeni ve Uzman Doktor Burak AYHAN, Yoga Eğitmeni ve Fizyoterapist Fatma ÇAKILLI

İlginizi çekebilir: Meditasyon yapmak ya da yapmamak, işte bütün mesele bu!

Burak Ayhan: 1987 yılında, Akdeniz'in sıcakkanlı şehri Mersinde gözlerini dünyaya açan Burak, kendi kişisel öyküsüne başlamış. Herkes gibi kendi öyküsünün kahramanı olan bu şahıs, üniversitede tıp okumayı seçerek etrafındaki kişilere şifa vermeye niyetlenmiş. Sonrasında Radyoloji dalında uzmanlaşarak yolculuğuna devam etmiş. Fakat bu süreçlerde içinde hep bir şeylerin eksik olduğu duygusunu taşıyan kahramanımız, çeşitli kişisel gelişim seminerlerine, ruhsal öğreti danışmanlıklarına katılmış ve bu alanlarda bilgi sahibi olabileceği araştırmalar yapmış. Ta ki bir gün bütün öğretilerin dediği gibi "KENDİNİ BİL, KENDİNİ TANI" ifadesini uygulamaya ve gerçekten sadece kendi içine yönelmeye karar verip, meditasyon yapmaya başlayana kadar. Meditasyon yapmaya başlayıp kendini anlamaya ve tanımaya başladıkça, onun için süreç hızlanmış, işinin onu ifade etmediğine karar vererek işini bırakmış ve bir süre sonra da yolunu aydınlatan öğretmeni ile tanışıp YOGA yapmaya başlamış. Artık kendisi Yoga yolunda kendine giden bir yolcu. Bu yolda bir yandan öğretmeye devam ederken kendisi de bir yandan öğrenmeye, kendini keşfetmeye devam ediyor. İnsanlara artık bu yolla şifa vermeye ve aslında insanların kendi şifalarını bulmalarına destek oluyor.
İlgili Makale