X

Nasıl bir yaşam sürüyorsunuz: Karışık ve çaresiz mi, canlı ve huzurlu mu?

Kimi zaman deriz ya kendimize: “Eee! Bugün de dünün aynısı!”

Şu an kendinizi nasıl hissediyorsunuz? İhtiyaçlarınızın ne kadarını karşılıyorsunuz? Sizin için önemli olan neler yapmaya gayret ediyorsunuz? Gelin, kendinizi nerelerde hissediyorsunuz birlikte bakalım…

Mücadele bölgesi

İhtiyaçlarınızın pek azı karşılanmış ve sanki uyurgezer gibi bir şekilde, bugünü de dün yaptığınız şeylerin aynısını yaparak geçiriyorsanız, çoğu insan gibi siz de mücadele bölgesindesiniz demektir. Kararlarınızı alışkanlıklarınıza, geleneklere, sorumluluklara veya başkalarının beklentilerine dayanarak veriyorsunuz. Yaşamanız gereken hayatı yaşamadığınızı; şu anda yaşamakta olduğunuzdan çok daha fazlasının olabileceğini hissediyorsunuz ama özlem duyduğunuz hayatın sadece ulaşamayacağınız bir hayalden ibaret olduğuna inanıyorsunuz. Kendinize sürekli “Bir gün kendimi bu kabustan kurtaracağım” diyor ve hatta ne yapmanız gerektiğini de biliyor ama yapmıyorsunuz. Her şey gözünüze çok zor görünüyor.

Uyanış bölgesi

Uyanış bölgesindeyken, bir nevi uyanıksınızdır ama tam olarak uyanmış sayılmazsınız. Hayattan ne istediğiniz konusunda bir fikriniz var ve ihtiyaçlarınızın çoğu karşılanmaktadır. İhtiyaç duyduğunuzda güvendiğiniz birinden destek alarak, hak ettiğinizi düşündüğünüz yaşamı elde edebileceğinize inanıyorsunuz. Her şeyin mümkün olduğunu anlıyor ve dönüşmeye başladığınız kişiden memnun olduğunuzu hissediyorsunuz. Ancak aynı zamanda geçmişte çok fazla zaman kaybettiğinize dair hissiyatlarınız, kendinize taktığınız türlü etiketler ya da her şeyin arkasındaki nedeni anlamaya çalışmak gibi düşünceler arasında gidip gelerek çok fazla zaman harcıyorsunuz. Kendinize bu kadar yüklenmek ve kafanızın içinde oluşturduğunuz senaryolar ile yaşamak, yalnızca sizin canlı olmanın bütünlüğüne ulaşmanızı engelliyor.

Canlılık bölgesi

Kim olduğunuzu onurlandıran, hem kendinize hem de başkalarına saygı duyan, sizin için önemli olduğunu bildiğiniz değerleri ve amaçları tam olarak yansıtan, bilinçli bir yaşam sürüyorsunuz. Kendinizi sevdiklerinize içtenlikle ve samimiyetle bağlı hissediyorsunuz. Hayatın kendisine de tamamen bağlı hissediyorsunuz. Hayatın zorluklarını açık yüreklilikle, güvenle ve sağlıklı bir kırılganlıkla karşılamanıza destek olan olağanüstü bir bilgeliğe ve öngörüye sahipsiniz. Hayatınızdaki huzur, neşe, dinginlik ve sevgi için minnet duysanız da, rutin olarak kendinize yatırım yapmanın değerini anlıyorsunuz çünkü hayatın bolluk ve bereketinin sınırı olmadığı bir gerçek (ama siz bunu zaten biliyordunuz).

Çok zamanımız var gibi düşünürken, zamanın hızlıca geçtiğine şahit oluyoruz, biz istesek de istemesek de akmaya devam ediyor. Zaman zaman yukarıda sayılan farklı bölgeler arasında geçiş yaptığımızı da görüyoruz. Önemli olan kendi ihtiyaçlarımızı sağlıklı bir şekilde gözetebilmek. İhtiyaçlarımızı gözetirken yalnızca fiziksel ve zihinsel olarak değil, ruhsal olarak da beslenmeyi hatırlamak.

Okuduklarınız ilginizi çektiyse  @dorecoaching Instagram hesabını takip ederek diğer paylaşımlarımı görebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Başkası için yaşamayı bırakıp gerçek benliğimize nasıl yaklaşırız?

Beyza Turan: Profesyonel olarak yaşam koçu, amatör olarak yazarım. “Bu hayatı nasıl daha iyi yaşarım?” sorusuna kafayı takmış biri olarak öğrendiklerimi paylaşmayı çok önemsiyorum. İlgi alanlarım arasında olan duygu, davranış, bilinçaltı, motivasyon ve ilişkiler konularında okumayı, konuşmayı ve yazmayı çok severim. Geçmişimden kısaca bahsetmem gerekirse; Koç Üniversitesi’nde Endüstri Mühendisliği okudum ve Uluslararası İşletme yüksek linans programını tamamladım. İş hayatımda Google, Facebook (Londra) ve Adphorus şirketlerinde çalıştım. Daha sonra kendi kişisel gelişimimi de önceliklendirerek, profesyonel koçluk eğitimimi tamamladım ve Dore Coaching’i kurarak danışanlarıma destek vermeye başladım. Dilerseniz bir selam vermek veya sorularınızı iletmek için bana @dorecoaching Instagram hesabı üzerinden ulaşabilirsiniz.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale