X

Nasıl bir hayat yaşamayı hayal ediyorsunuz?

30’lu yaşlarda 20’lere dönüp “ah keşke vaktimi ve enerjimi bana daha yararlı olacak şeylere harcasaydım” demeyen varsa gerçekten çok şanslı. Zira bu pişmanlığı duyanlar için zaman o kadar hızlı akıyor ki hızlandırılmış şekilde kendimizi geliştirmeye, bir yerlere yetişmeye ve arayı kapatmaya çalışıyoruz. Bu süreçte kimisi sevdiği bir işte çalışarak hayatını daha keyifli yaşıyor, kimisi ise her sabah ayakları geri geri giderek işine gidiyor ve harcandığını düşünüyor. 17-18 yaşında yaptığımız üniversite ve bölüm tercihleriyle hayatımızın şekillendiğinin ne kadar farkındayız?

Temelde “hayat çok zor” deyip bu zorluğu kabullenerek mücadele verenlerle, bu zorluğun altında ezilerek hep başkalarının ne kadar şanslı olduğunu düşünenler arasında iki türlü ayrım var. Bu aslında üniversite ve bölüm tercihlerinden başlayan bir süreç; büyük hayallerle girilen bölümler, arkadaşlar orada olduğu için yazılan üniversiteler. İşin içine girince görüyor insan gerçekleri. İstediği okul veya bölümde okuyanların ileride hayatlarından memnun ve umutlu olduklarını kendi öğrencilerimden görüyorum. “Koşullar onu gerektirdiği için” bir üniversite veya bölüm tercih etmek zorunda kalanların çoğu okuduğu alandan çok farklı bir işte çalışıyor. Burada işten alınan zevk çok önemli. Yaptığın işi seviyorsan başarı oklarını istediğin hedefe yönlendirebiliyorsun, bazen umutsuzluğa kapılsan da sonucunda azmin zaferini tadabiliyorsun.

Peki zevk almayarak yapılan işten nasıl memnun olunur?

Hangi bölümden mezun olmuş olursan ol, insan kendine kattığı bireysel becerileri, özgüveni ve pratikliği ile her zaman farklı bir şeyler üreterek gelişiyor. Mutlu, huzurlu, daha az stresli ve başarılı olanlar, olanı kabul etmeyip bir şeyler katıyor ya da en azından katmaya çabalıyor. Burada kilit nokta kendine inanç, çaba ve sevgi. Değişim, değişmek isteyen herkesin elinde. İnsan bir şeyi yapmak istiyorsa koşullarını esnetebilir.

İnsan bir şeyi yapmak istiyorsa koşullarını esnetebilir.

Geleceği düşünmeden verilen kararlar bazılarımızı oradan oraya savursa da şu andan itibaren ne istediğini biliyorsa geleceği tasarlamak kendi ellerinde. Çocukken oyunlarının içinde olan o hayal ettiğin geleceği yaşamak istiyorsan öncelikle kendine inan, şikayet etmekten vazgeç, plan yap ve harekete geç.

Seçimlerinizin hayatınızda verdiğiniz en iyi kararlar olması dileğiyle.

İlginizi çekebilir: Başarılı olmanın ve fark yaratmanın 6 anahtarı

Yazarın diğer yazıları için tıklayın.

Eğitim Danışmanı Burçak Çakmak: A Sınıfı Eğitim kurumunda yönetici ve eğitim danışmanı. 7. sınıftan itibaren öğrencilere verimli ve düzenli ders çalışmayı öğreterek programlarını takip ediyor. Liseye Geçiş ve üniversiteye hazırlık sınavlarında Türkiye derecesi yapan öğrencilere rehberlik yapıyor. Hayatta hepimize lazım olanın sadece inanç, çaba ve sevgi olduğunu düşünüyor. Her ay eğitim, başarı, motivasyon, psikoloji ve kişisel gelişim gibi farklı alanlarda yazılarıyla okurlarının yüreğine dokunmaktan mutluluk duyuyor. Eğitim ile ilgili güncel gelişmeleri TRT Haber'de konuk olarak değerlendiriyor. TRT kuşak programlarında eğitim gününde danışmanlık hizmeti veriyor. Ankara Üniversitesi İLEF’te Yüksek Lisans tezini "Yeni Medya, Dijital Nesil ve Kimliklerin İnşası" konusu üzerine çalışıyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale