X

Nasıl 30 kilo verip durmadan 32 diş gülen birine dönüştüm?

Artık her an, her yerde beslenme ile ilgili birçok şey görüyoruz, duyuyoruz, okuyoruz. Kimimiz zayıflama çabasında dönemsel hırslara bürünüyor, kimimiz ise bu gereksiz hırsı tüm hayatına yayıyor ve o korkutucu “diyet” kelimesinin varlığıyla, hayatın tüm güzelliklerinden uzak bir yaşam sürdürüyor. Peki aslolan ne? O yağsız, tatsız, saatli öğünler ve sayılı miktarlarda yiyeceklerle bir ömrü geçirmek veya geçici de olsa bedenimize her geçen günü zehir etmek mi? Tabii ki hayır…

Nasıl 30 kiloyu verip mutlu bir insana dönüştüm?

Aslında gerçek olan şeyi de çok sık duyuyoruz! Doğru veya yanlış, her yerde adından söz ettiriyor artık… Evet evet bildiniz “Sağlıklı beslenme”. Peki nedir bu iki kelimenin içeriği? Bence en güzel karşılığı “Vücudumuza hak ettiği değeri vermek”. Çok manidar değil mi? Madem bu kadar değerli, madem bu kadar özel… Neden zevklerimizden ödün vermeden, bedenimizi de mutlu ederek o zinde, pozitif ve harika hayatı seçmeyelim ki?

Aslında, biraz emek verdiğimizde, gerisi inanın çorap söküğü gibi geliyor. Gün içerisinde ne yediğimizi bilip, vücudumuz için gerçekten doğru olanı seçersek, bedenimiz de bizim ondan istediğimiz her şeyi fazlasıyla veriyor. Bundan hiç şüpheniz olmasın..

İyi ama benim canım hep sağlıksız şeyleri istiyor“, “Ben hep kaçamak yapmak istiyorum“, “Çikolatasız bir hayat düşünemiyorum” gibi cümleleri kafanızdan geçiriyor olabilirsiniz… Bunlar içinse cevabım çok net. İstediğinizi en sağlıklı şekilde yapıp yiyebilirsiniz. “Ay ben beceremem, yapamam” diyenler şu anda kendi tariflerini üretiyor haberiniz olsun. Doğallığın o enfes lezzetine alıştığınızda, canınızın çektiği, sağlıksız olan her şey adeta bir saman tadı verecek inanın…

Kendi tariflerini üreten, durmadan 32 diş gülen, hayatı küçük mutluluklarla en harika şekilde yaşayan birine dönüştüm!

30 kilogram veren birisi olarak size şunu söylemeliyim ki çikolata kaşıklamak mı dersiniz, iki hamburger menüsü yemek mi dersiniz, aklınıza ne gelirse hepsini yiyen ve aynı zamanda yorgun, depresif, mutsuz bir bedene sahiptim bundan 6 yıl önce… Şimdi ise yepyeni bir ben, kendi tariflerini üreten, durmadan 32 diş gülen, hayatı küçük mutluluklarla en harika şekilde yaşayan birine dönüştüm!

Yani demem o ki “Ne Yersen O’sun” güzel insan… Öyle gidip ne olduğu belirsiz, içeriğine bakmadan aldığımız paketli ürünlerle doldurmayalım bu harika hayatımızı. Yaşam bize verilmiş en büyük hediye bence. Düşünsenize her şey bizim etrafımızda dönüyor şu koca dünyada. Biz ne kadar iyiysek, hayat da o kadar güzel. Biz biraz olsun kötüysek de bu dünya bomboş… Eğer bedenimizi güzelliklerle doldurursak, ruhumuz da beslenir, kalbimiz de…

Her ne kadar apayrı ilişkisi olmayan ikili gibi görünse de ruh ve beden bizi biz yapan, bizi özel kılandır. Kıymeti biline… 

 

İlginizi çekebilir: Atıştırmalıklarınızı daha sağlıklı hale getirerek tatlı krizlerini azaltmanın yolu

Ezgi Köse: 20 yaşına kadar daima tombiş, iri yarı bir kız çocuğuydum. Bu süre boyunca hiçbir zaman istediğim kıyafeti giyemedim, istediğim ruhu yaşayamadım. Daha sonra kendi çabalarımla 30 kg verdim ve adeta kendimle tanıştım, aslında bir mühendisim. Aynı zamanda bendeniz sağlıklı beslenme ve yaşam koçu. Kilo verme süreci boyunca edindiğim deneyimleri herkesle paylaşıyor, sağlıklı tarifler üretiyorum. Yoga ve pilates hayattaki en zevkli tutkum. En sevdiğim şey anda kalmak, doyasıya.. Ne öncesi ne sonrası.. En büyük arzumsa herkesin sağlıklı beslenmenin önemini anlaması..Öyle işte, ortaya karışık...

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale