X

Müzikle iyileşin: Müzik terapisi nedir, nasıl fayda sağlar?

“Müzik terapisi” terimi yaklaşık 1950 yılında tanıtıldı. Çağdaş müzik terapisi birçok tıp alanında olduğu kadar özel pedagojilerde ve zihinsel sağlığı korumada da kullanılıyor. Terapistlerin, doktorların ve psikologların sıkı işbirliğini gerektiren diğer dallar -arteterapi, psikoterapi ve fizyoterapi- ile birlikte karmaşık tedavinin bir parçası olarak farmakoterapiyi tamamlıyor.

Müzik nasıl terapi olabilir?

Müzik terapisinde birçok teknik vardır. Şaşırtıcı olmayan bir şekilde, bu teknikler; nörolojik (inme, Parkinson hastalığı), psikiyatrik (depresyon, şizofreni), gelişimsel (erken doğum, otizm, öğrenme bozukluğu) veya zorlu yaşam koşullarıyla başa çıkmada kullanılır… (travma sonrası stres bozukluğu, palyatif bakım, onkoloji). Müzik terapisinde iki ana teknik vardır; pasif terapi ve yaratıcı (veya aktif) teknikler.

Pasif terapide bireye müzik dinletilir ve bu yolla anksiyete gibi şikayetlerin azaltılması amaçlanır.

Aktif terapide ise bireyin kendisinin müzik yaratması istenir. (Örneğin şarkı söylemek gibi.)

Enstrüman çalma ise bilişsel ve motor kabiliyetleri iyileştirmede yardımcı olur.

Müzik niye terapi olarak kullanılabilir?

Çünkü müzik…

  • Konsantrasyon gerektirir; özellikle depresyonda olan bireylerin ana odaklanmalarını sağlamış olur.
  • Ulaşılabilirdir; her kültürde farklı farklı olsa da müzik yer alır. Dolayısıyla yaratması ve dinlemesi kolaydır.
  • Fizikseldir. Sadece işitsel boyut taşımayan müzik, yaratıcılığımızı kullanarak fiziksel boyutta motor aktivitelerimizin de gelişmesine yardımcı olur.
  • İletişim gerektirir. İnteraktif bir aktivite olduğu için karşılıklı yapılarak ilişkileri kuvvetlendirebilir.
  • Özgürdür. Hayatınızda yaşadığınız duygu durumlarını ve değişimlerini müziğe aktarabilir, bu sayede kreatif düşünebilirsiniz.

Daha doğmadan önce anne karnındayken bebeklerin müziğe karşı duyarlılığının ve beyin fonksiyonlarındaki olumlu etkisinin başlıyor olması; müziğin beyin fonksiyonlarımıza ne kadar etkili olduğunu kanıtlıyor.

İlginizi çekebilir: Dünya Gülümseme Günü: Siz günde kaç kere gülümsüyorsunuz?

Psikolog Melisa Darmar: İstanbul’da doğdum. Liseyi Koç Lisesi ve üniversiteyi Koç Üniversitesinde Psikoloji alanında tamamladıktan sonra King’s College de Nörobilim ve Psikoloji Masterı yaptım. Aynı zamanda Barselona’da Davranışsal Nörobilim Sertifikası aldım. 2019-2020 yıllarında Danone İnsan Kaynaklarında çalıştım. Şimdi ikinci yüksek lisansımın Çift ve Aile Klinik yükseklisansı olması için çalışmalarımı sürdürüyorum. Aynı zamanda Sosyal Ben, TESYEV gibi vakıflarda gönüllü olarak çalışıyorum. Yazı yazmayı çok seviyorum! Gelin beraber Uplifers’da buluşalım!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale