X

Mutluluk da, mutsuzluk da katılıma açıktır: Mutluluk için ne yapmalı?

Eğer bir süredir işleriniz kolaylıkla ve düzen içinde akıyorsa, yaşamla uyumlanmışsınız demektir. Bir yere gitmek üzere yola çıktığınızda tüm trafik ışıkları yeşilse, büyük şehirlerde çok nadir denk gelebildiğimiz açık-akıcı trafikteyseniz, özlediğiniz, “Arasam iyi olur” dediğiniz arkadaşınız sizi duymuşçasına sizden önce sizi arıyorsa, desteğe ihtiyacınız olacağı konularda; belki bir fikir, belki bir danışman, belki bir tesisatçı, adına şanslı tesadüf dediğimiz olaylarla önünüze geliyorsa kozmik bilgi size akıyor demektir.

Böyle zamanlarda neredeyse hiçbir şey aşılması zor, çözülmesi imkânsız gözükmez. Her sıkışık alandan çıkılacak bir kapı, her sorun için bir çözüm yolu vardır. O an için yoksa bile bulunabileceğine dair bir inanç yeşermiştir. Ki o inanç kalpte yerini bulduysa o bilgi de yine o kalbe gerçekten akar. Günün sonunda barındırdığı pek çok güzel hisse rağmen tek bir kelime ile özetlemek gerekirse mutlusunuzdur. Mutlu bir insan vardır. Mutlu olmak iyi bir şeydir, öyle değil mi? Kelime olarak pozitif, herkesin olmak istediği bir hal. Mutluluk nasıl kötü bir sonuç doğurabilir ki?

Sosyal medya aracılığıyla bir sebepten fiziken görüşmediğimiz arkadaşlarımız başta olmak üzere, tanımadığımız pek çok insanın yaşam kesitlerine tanık oluyoruz. Onların “mutlu ve iyi” hallerini gösterdikleri fotoğrafları, paylaşımları sizde nasıl bir his uyandırıyor?

Bu yazıyı okurken kalbinizle baş başasınız. Dürüst olmamak için bir neden yok. Sevdiğiniz, sempati duyduğunuz birinin paylaşımı olmasının sizin de mutlu olmanıza yetmediği anlarınız oluyor olabilir mi? Sanılanın aksine mutlu olan birinin mutluluğu ile mutlu olmak en zor şeylerden biridir. Hele ki o anda kişi kendini çok da iyi hissetmiyorsa. Bu denli çok kişi tarafından sürekli olarak arzu edilen bir hale, yokluğunda tanıklık etmek, sanki evrenin size karşı cimri davranıyorken, gözlediğiniz kişiye cömert bir yaklaşımı varmış hissini uyandırabilir. Mutluluk ve iyi hal, yokluğunda ulaşmak istediğimiz ama bizden yukarıda, ulaşması zor görünen bir şey gibidir.

Oysa ki bununla ilgili bir kota yoktur. Hepimizin mutlu ve çok iyi hissettiği anları olmuş olmasına karşın, bu halleri tüketebilmiş değiliz. İyi ki de değiliz.

Peki ya tam tersi durumda genellikle neler oluyor? Birinin, yabancı veya tanıdık, mutsuzluğuna tanık olduğumuzda… Genellikle ilk yükselen duygular merhamet, sempati ve belki acıma olacaktır. Mutsuz biriyle karşılaştığımızda onun gibi olmak istemeyiz. Belki ona yardım etmek isteriz, ama onunla mutsuzluğunu paylaşmak istemeyiz. Ancak bu duygulardan biri veya birkaçı özellikle yoğun hissediliyorsa tersine; mutlu ve iyi olma haline verilen dikkatten ve ilgiden daha çoğunu bu mutsuzluk kaynağına harcar insan. Üstelik artık gözleyen de mutlu değildir, etrafında bunca mutsuz insan varken, mutlu olmaya devam etmeye vicdan elvermez. İçeride bir yerde neşeyle dans eden bir çocuk olsa bile, öyle bir bastırılır ki sonunda o da susar ve sessizce geriye çekilir.

Kısa yoldan kolaya kaçmak isteyen zihin, başkasında olup bizde olmadığında kıskançlık uyandıran mutluluğa karşın merhamet ve hatta istemsiz bir şekilde üstünlük hissi uyandıran mutsuzluğu aramayı tercih eder. Ve bir bakmışız aniden, üstelik bunun için açık bir sebep bulamaz bir halde mutsuz olmuşuzdur.

Ve mutsuzluk pek çok hastalıktan çok daha hızlı şekilde bulaşıcıdır. Oysa ki her ikisinden de sonsuz miktarlarda mevcut bir dünyada yaşıyoruz. Mutluluk da, mutsuzluk da paylaşıma değil, katılıma açık haller. Ve bir iyi haber daha: Kimse kimsenin mutluluğunu çalamaz veya azaltamaz.

Şayet ortada göreceli güçlü bir sebep olmaksızın mutsuzluk içindeyseniz, bugünkü davetim farkındalıklı bir şekilde önce kendi içinize bakmanız yönünde olacak. Bu vesile ile size engel olan şeyleri fark edip bunlarla ilgili eyleme geçmeyi seçebilirsiniz belki. Hiç kimse bile isteye mutsuz olmak istemez. İkinci davetim daha önceleri size ilham olmayan, tanık olduğunuz mutluluk anlarına daha dostça bir gözle bakmayı denemeniz yönünde olacak. Gözler nereyi görürse enerjimiz o yöne akacaktır. Siz mutlu oldukça etrafınıza da mutluluk yayacaksınız. Belki başta kaynağı olduğunuz alan, bir süre sonra sizden çoğalarak, sizi de içine aldığında artık arayışta olmak zorunda hissetmeyen zihniniz de gevşeyebilir ve sakinleşebilir. Bu sayede yeniden yaşamla uyumlanmaya kapı aralayabilirsiniz.

Sevgiyle…

İlginizi çekebilir: Senin kerteriz noktan nerede: Alınganlık ve beklentiler arasındaki bağ

Birce Sinem Tezer: Merhaba, ben Birce. Yoga ile lise yıllarımda tanıştım. 200 saatlik temel eğitimimi 2014 yılında aldım. İçlerinde Godfrey Devereux gibi pek çok kıymetli eğitmenlerin olduğu farklı yoga stillerine ve meditasyon pratiğine dair 500 saate ulaşan derinleşme yolculuğum halen devam ediyor. Yoga & meditasyon derslerim ve bireysel pratiklerimde yoga pozlarında verilen tepkilerin günlük yaşamdakinin aynısı olduğu, aynı yollar his ve düşüncelerden geçildiği felsefesini benimsiyorum. Mat pratiğinin günlük yaşama yansımalarını araştırmak öncelikli davetim. bircesin@gmail.com mail adresi ve @birceileyoga instagram hesabı ile sorunuz veya paylaşımınız varsa bana ulaşabilirsiniz..

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale