X

Mutluluğa giden yol mideden geçer: Mutluluk hormonunu artıran besinler

Beyin hücreleri arasında kimyasal iletişimi sağlayan hormona serotonin, yani mutluluk hormonu denilir. Vücudumuzda yeterli miktarda serotonin bulunması ruh halimizi, iştahımızı, uyku saatlerimizi, öğrenme kabiliyetimizi, hafıza durumumuzu, sosyal ilişkilerimizi ve cinsel ilişkilerimizi olumlu olarak etkiler.

Son yıllarda kronik hastalıkların yeme alışkanlıklarıyla bir bağlantısı olduğuna ve tedavi süreçlerinde bunlara dikkat edilirse pozitif katkıları olduğuna yönelik farkındalıklar da artırmıştır. Genel olarak yetersiz ve dengesiz beslenmek bedensel ve zihinsel gelişimin yanı sıra sinir sistemi faaliyetlerini de olumsuz olarak etkilemektedir.

Bazı gıda bileşenlerinin merkezi sinir sistemine; depresyon, anksiyete, uyku, iştah, cinsel fonksiyon, beyne kan akışı gibi birçok önemli fonksiyonları düzenlemede pozitif etkilerinin olduğu belirtilmektedir (Herderich ve Gutsche, 1997). İnsan beslenmesinde amino asitler oldukça önemlidir. Özellikle L-Trp, birçok farklı yönüyle metabolizmadaki işlevinden dolayı en önemli amino asitlerden birisi olup, insan vücudundaki serotonin hormonunun salgılanmasında öncü olmasından dolayı beslenme bilimcilerinin ilgisini çekmektedir (Herderich ve Gutsche, 1997). 

Birçok bilimsel araştırma gösteriyor ki; depresyon, migren, hiperaktivite, insülin direnci, hatta obezitenin temelinde serotonin, yani mutluluk hormonu eksikliği yer alıyor. Serotonin yükseldiğinde veya yeterli olduğunda moraliniz son derece iyi oluyor. Daha rahat uyku uyuyorsunuz, iştahınız azalıyor, ruh sağlığınız düzeliyor, enerjiniz yükselerek artıyor. Daha düşük seviyedeki serotonin ise; sinirli, huzursuz ve depresif ruh hallerine neden oluyor, iştahı bozuyor, obezite, blumia veya anoreksiya nevroza gibi yeme bozukluklarına yol açıyor.

Çilek, üzüm, zeytinyağı, ceviz, domates, portakal, ananas, muz, avokado gibi çeşitli gıdaların bileşeninde bulunan serotonin; merkezi sinir sistemini etkileyerek, kişinin psikolojik durumunun ayarlanmasında önemli rol oynar. Ayrıca uyku düzenini 0lumlu yönde etkiler, vücut sıcaklığının dengede tutulmasını sağlar ve bağışıklık sisteminin direncini de artırır. Antioksidan etki mekanizması ile kanser gelişimini önler. Kan basıncı dengesini düzenler. Yapılan çalışmalarda beslenmeyi düzenleyerek otizmi önlediği de gösterilmiştir (Badria, 2002; Cirilo ve ark., 2003; Vieira ve ark., 2007).

Serotonin hormonunu salgılamada yardımcı olacak ve ruh halimizi olumlu yönde etkileyecek besinlerden bahsedelim.

Meyveler

Özellikle B ve C vitamini içeren meyveler; portakal, kivi, ananas, greyfurt, mango hem C vitamini hem de çeşitli mineraller açısından zengindir ve serotonin hormonunun artmasına yardımcı olur. Muz, içerdiği yüksek potasyum ve B vitamini sayesinde serotonin miktarını artırmaya destek sağlar.

Avokado

Omega 3, B vitamini, magnezyum ve folik asit yönünden zengin süper besin avokado, aynı zamanda doymamış yağları içeren sağlıklı bir yağ kaynağıdır. Vücutta sağlıklı yağ tüketimini artırmak, vücudun öncelikli olarak şeker yerine, yağ yakmasına olanak sağlar. Bu sayede daha uzun süre kendinizi dinç hisseder, ani ruh hali değişimlerine de maruz kalmazsınız. Doğal bir hormon dengeleyici olan avokado, iyi hissetmenizi sağlayan kimyasalları salgılarken sindirim sistemini iyileştirir, depresyon riskine karşı koruyucudur.

Ham kakao

Yapılan araştırmalar, ham kakao tüketmenin ruh halini iyileştirmeye ve daha sakin hissetmeye yardımcı olduğunu ortaya koymaktadır. Aynı zamanda, beyindeki zevk merkezini de harekete geçiren kimyasallardan endorfin üretimini destekleyerek duygusal dengesizlik halini ve stresi azaltır. Etkili bir anti-enflamatuar olup bağışıklık sistemine yardımcı bir besindir.

Çiğ kuruyemişler

Serotonin seviyeleri, temel amino asitlerden biri olan ve serotonin yapımında kullanılan tek besin maddesi triptofan ile artırılmaktadır. Triptofan, besinlerle vücuda alınan bir amino asittir. Triptofan yönünden zengin besinlerin tüketilmesi, serotonin seviyelerini artırmaya yardımcı olur. Özellikle ceviz, fındık, kaju ve badem gibi çiğ kuruyemişler yüksek oranda triptofan içeren besinlerdir.

Kinoa

Magnezyum, demir ve B vitamini gibi pek çok vitamin ve mineral yönünden zengin süper besin kinoa; kompleks bir karbonhidrat olup uzun süre tok kalmanıza yardımcı olur. Kan şekeri seviyesini dengeler ve serotonin üretimine katkıda bulunan amino asitleri içerir.

Somon

Omega 3 esansiyel yağ asitlerince zengin somon balığı, beynin gelişiminde önemli bir rol oynamaktadır. Güçlü bir antidepresan olarak bilinen somon; ruh halini dengeler, anksiyete semptomlarını hafifletir ve stresi azaltmaya destek olur.

Yeşil yapraklı sebzeler

Vitamin ve mineral bakımından zengin marul, ıspanak, roka, Brüksel lahanası, karalahana ve brokoli gibi yeşil yapraklı sebzeler, vücuttaki enflamasyonu önlemeye yardımcı olurken antidepresan görevi de görürler. İçerdikleri C ve D vitaminleri sayesinde dopamin üretimine katkı sağlarlar. Özellikle çiğ tüketildiğinde, zihinsel aktiviteyi güçlendirir ve genel duygu durumunu iyileştirirler.

İlginizi çekebilir: Bağışıklık sistemini güçlendirmek için nasıl beslenmeliyiz?

Ayten Sebzeci: 2014 Mutfak Sanatları Akademisi, uzun dönem profesyonel pasta ve ekmekçilik mezunuyum. Sektörde çok sayıda işletme ve projelerde yer aldım. 2016 yılında kendi beslenme ve yaşam tarzıma uygun, ana mottosu "doğaya saygılı ve temiz içerikli üretim yapmak" olan Sağlıklı Fırın’ı kurdum. Farklı Avrupa ülkelerinde sağlıklı reçeteler geliştirme üzerine eğitimlerim oldu. 2017 yılında ise Uludağ Üniversitesi’nin Bütünsel Beslenme Koçluğu programından mezun oldum ve halen tıbbi içerikli eğitimlere katılmaya devam ediyorum. Ayrıca permakültür, tarım, bahçecilik en belirgin ilgi alanlarım arasında.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale