X

Mutluluğa giden yol kalabalık sofralardan geçer: Ailenizle yemek yemeniz için 7 neden

İster kısıtlı imkanlarla kurulmuş olsun, ister binbir çeşitten oluşsun, sofralarda aileleri bir araya getiren bir büyü var. Beslenmekten çok daha fazlasını ifade eden yemekler, aynı zamanda aile bireylerini birbirine yaklaştırıyor, bağları güçlendiriyor. Gelin, ailecek oturulan sofraların mutluluğa olan katkısına birlikte bakalım.

Tablet bahane değil!

Birlikte yemek yemek, beraber vakit geçirmenin en iyi yoludur. Günlük koşuşturmalardan uzak, ailenizle kaliteli vakit geçirebildiğiniz bu anlar, aile bağlarını güçlendirme potansiyeline sahiptir.

Rutin aile yemekleri küçük çocuklarda güvenlik ve aidiyet hissini sağlar. Daha büyük çocuklar ve gençler de birlikte yemek yemeyi tercih ederler.

Çocuklarımız tabletten başını kaldırmıyor” diyenleri duyar gibiyiz, bu bahaneyi kabul etmiyoruz! Columbia Üniversitesi’nde yapılan çalışmalara göre, gençlerin yüzde 71’i aile bireyleriyle daha fazla zaman geçirmek, onları daha fazla tanımak istiyor. Haydi şimdi onunla kaliteli vakit geçirmeye bir adım atın.

Aile yemekleri ile sağlıklı seçeneklere yönelim artıyor

2000 yılında yapılan bir araştırmada, aileleriyle birlikte akşam yemeği yiyen 9 ila 14 yaşındaki çocukların daha fazla meyve ve sebze, daha az gazlı içecek ve kızarmış yiyecekler tükettiği sonucuna ulaşıldı. Ayrıca besin değerlerinde kalsiyum, demir ve lif gibi birçok önemli besin maddesi yüksekti. Anketin baş araştırmacısı Matthew W. Gillman, aile yemeklerini hem beslenmeyle ilgili sohbetlerin yapıldığı, hem de sağlıklı yemek yemenin sağlandığı bir fırsat olarak görür.

Ortalama bir restoran yemeği, ev  yapımı bir yemeğe göre yüzde 60 oranla daha fazla kaloriye sahiptir. Restoranlarda servis edilen porsiyonların genişlemeye devam ettiği gerçeğini bilerek, daha fazla yiyecek sunulduğunda, daha fazla yemek yeme olasılığımız yükselir ve bunun sonucunda da yine evde yemek yemenin çok daha sağlıklı olduğu sonucuna varırız.

Aileler birlikte yemek yediğinde, küçük çocukların aşırı kilolu veya obez olma olasılığı daha düşüktür, çünkü bu çocuklar düzenli, besleyici, evde pişmiş yemekler yerler ve ayrıca bu yemeklerin yapılmasına veya servis edilmesine yardımcı olurken, motor becerilerini geliştirebilirler.

Aile sofralarından akademik başarıya

Araştırmalar, aile ile beraber yenilen yemeklerin akademik performans ile arasında önemli bir bağ olduğunu kanıtladı. CASA’nın bir raporu, haftada beş ila yedi aile yemeği yiyen gençlerin, haftada üçten az ile yemeği yiyen gençlere kıyasla, çoğunlukla daha iyi notlar aldığını ve rapor etme becerilerinin iki katı olduğunu tespit etti. Ayrıca rapora göre, aileleriyle sık sık yemek yiyen gençlerin yalnızca yüzde 9’u okulda yetersiz kalmıştır.

Damak zevki ailede gelişir

Ebeveynler çocukları farklı yiyeceklere yönlendirmeleri ve damak  zevklerini genişletmeleri için mükemmel fırsatlar yaratır. 2003 Avrupa Klinik Beslenme Dergisi’nde yapılan bir çalışmada, çocuklara tatlı kırmızı biber teklif edildi ve ne kadar sevdiklerini derecelendirmeleri istendi. Daha sonraki sekiz gün boyunca, istedikleri kadar biber yemeye davet edildiler. Bu deneyimin sonunda çocuklar biberi daha yüksek puanladılar ve daha sık yiyorlardı.

Ne kadar sofra, o kadar mutluluk

5000 genci inceleyen araştırmalar, çocuklar ebeveynler ile düzenli olarak yemek yediklerinde, duygusal olarak güçlü olmalarının ve zihinsel sağlıklarının korunmasının daha olası olduğu sonucuna varılmıştır. Düzenli aile yemeği yiyen gençlerin de iyi davranış ve iletişim becerileri olması daha olasıdır. Bu etki çocuklarla sınırlı değildir, aileleriyle birlikte yemek yiyen annelerin, yemeyen annelere kıyasla daha mutlu ve daha az stresli olduğu öğrenilmiştir.

Yemekte aile terapisi

Zorlu bir işiniz ve stresli bir hayatınız varsa, ailenizle yemek yemek için zaman bulmak daha az stresli hissetmenize neden olabilir. 2008’de Brigham Young Üniversitesi’ndeki araştırmacılar IBM çalışanları üzerinde bir araştırma yaptılar ve aileyle birlikte yemek yemenin, çalışan ebeveynlerin ofiste uzun saatler boyunca yaşadığı gerginliği azaltmasına yardımcı olduğu sonuca vardılar.

Paranız cebinizde kalsın!

Amerika’daki rakamlar gösteriyor ki, 2007 yılında ev dışında yemek başına 8 $ ve evde yapılan her yemek için yalnızca 4.50 $ dolar harcıyor.

Referans: https://www.goodnet.org/articles/9-scientifically-proven-reasons-to-eat-dinner-as-family

İlginizi çekebilir: İstikamet mutfak: Çocuğunuzla yemek pişirmenin 10 faydası

Hecha: Hecha'nın doğuşu, lezzet kaşifi Yağız İzgül'ün 2006 yılında gittiği bir restoranda dökme demirde pişen etleri tatması ile başladı. Tadına duyduğu hayranlığı baba mesleği olan dökümcülükle birleştirme kararı alan Yağız İzgül, kendi tava markası olan Hecha'yı üretti. Hecha ürünleri %100 dökme demirden imal edilir ve emaye ile kaplanır. Yerli üretimde bir dünya markası olma yolunda ilerleyen Hecha, sizlere Uplifers aracılığı ile sizlerle buluşuyor olmaktan çok mutlu!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale