X

Mutfaktaki otomatik pilotu devre dışı bırakın: Rutinden çıkmanız için birkaç öneri

Yeni bir güne başladın ve her zamanki gibi aynı kahvaltıyı yaptın, öğlen ne yiyeceğin, akşama neler seçeceğin ise hemen hemen belli. Evet, bu hepimizin hayatında var. Kendimizi daha konforlu hissettiğimiz yiyeceklerin eline kaptırmış durumdayız. Peki bu büyük bir problem mi? Aslında hayır, avantajları bile var diyebilirim. Mesela her gün, hemen hemen aynı şeyleri tüketmek, özellikle diyet yapıyorsan risk almaman ve alman gereken kalorinin üzerine çıkmaman demek. Aynı zamanda farklı şeylerle uğraşmak varken her gün aynı şeyleri tüketmenin stresi azalttığı da bir gerçek.

Ama bu durum çok uzun zamandır böyleyse ve geriye dönüp baktığında her gün tükettiğin besinlerde çeşitliliğin sınırlıysa, mutfaktaki otomatik pilotu devre dışı bırakmanın vakti gelmiş demektir. Haydi biraz rutinden çık, neden mi?

Bağırsak mikrobiyotan farklı besinleri seviyor

Bağırsaklarında milyonlarca bakterinin yaşadığını biliyorsun. Evet, özellikle de iyi bakterilerin sayıca çok olması bir avantaj. Bunun yanı sıra çeşitlilik de önemli. Yani mikrobiyotanda ne kadar farklı tür varsa, çeşitlilik o kadar fazla ve çeşitlilik ne kadar fazlaysa miktobiyotan o kadar güçlü diyebiliriz. Sindirim sisteminde farklı besinlerin sindirimi için farklı bakteriler görev yaparlar; bu sebeple çeşitli beslenmek bağırsaktaki sağlıklı bakteri çeşitliliğini artırmaya yardımcı olur. Bu iyi bakterilerin fazlalığı sindirim sağlığı başta olmak üzere genel sağlığı da destekler.

Hastalıkların riski azalıyor

Vücudumuz ihtiyacı olan makro besinleri, vitamin ve mineralleri alabilmek için çeşitli meyve, sebze, tahıl ve protein kaynağı besinlere ihtiyaç duyar. Her gün aynı besinleri tüketmek bazı vitamin ve mineral eksikliği yaşamana sebep olabilir. Farklı besinleri tüketmek ve besinlerde çeşitliliğe gitmek de hastalık riskini azaltır. 2015 yılında yapılan bir çalışmada rengarenk ve çeşitli beslenmenin metabolik sendrom riskini azalttığı bulunmuş.

Kilo vermeye çalışıyorsan…

Her gün aynı kahvaltıyı yapmak, öğlen ve akşam aynı şekilde beslenmek vücudunun da bir rutine girmesine sebep olur. Kilo verme konusunda tıkanıklık yaşıyorsan kalori sınırlarını çok aşmadan farklı besinleri tüketmeyi deneyebilirsin. Rutinden çıkmak, motivasyonunu artırıp diyete uyumu kolaylaştırabilir. Aynı zamanda bağırsaklarındaki bakteri çeşitliliğinin artmasının da kilo kaybını destekleyebileceğini unutmamak lazım.

Mutfaktaki otomatik pilotu devre dışı bırakman için birkaç öneri

  • Rutinden çıkmak istiyorsan işe farklı kahvaltıları denemekle başlayabilirsin. Klasik kahvaltı sevenlerden ve her gün yumurta, peynir tüketenlerdensen, kahvaltında yoğurt, yulaf ve nar üçlüsüne veya farklı bir smoothie’ye yer aç. Sana iyi geleceğine eminim.

  • Farklı yağları dene. Kahvaltıdaki zeytinin yerine avokadoyu, öğle yemeğindeki salatana zeytinyağı yerine cevizi koymayı dene. Eğer kilo kaybetmeye çalışmıyorsan her ikisini birden de deneyebilirsin.
  • Kış aylarında sıcak bir çorbayı hepimizin gözü arıyor. Hep aynı çorbaları içiyorsan çorbalarında çeşitliliğe gidebilirsin. Mesela mercimek çorbasını patates yerine, pancar veya kerevizle denedin mi? Kestaneli balkabağı çorbasını da seveceğine eminim, hayal gücünü sınırlama.
  • Ara öğünlerde hepimiz en hızlı ve en pratik seçeneklere kayıyoruz. Genelde taze veya kuru meyve ve yağlı tohumlar en pratik seçenek oluyor; ama bu rutinden sıkıldıysan işte sana sağlıklı ve lezzetli bir öneri. Muz ve fıstık ezmesi iyi bir ikili olabilir. Avokado, muz, kakao ve sütü birleştirip hazırlayacağın hızlı bir puding de enerjini yükseltmeye yardımcı olur.
  • Farklı karbonhidrat türlerine yer ver. Bulgur pilavı yerine arada bir karabuğday pilavına şans verebilir, ekmek yerine balığın yanına patates ekleyebilirsin.
  • Akşam atıştırmalıklarını çeşitlendirmek istersen, dünden kalan simitleri ince ince dilimleyip, baharat ve zeytinyağıyla fırınlayıp simit cipsi yapmayı denemeye ne dersin?
  • Mutfağını farklı baharatlarla zenginleştir ve daha önce hiç tüketmediğin baharatlara da şans ver. Mesela zerdeçallı karnabaharı denemediysen, hemen dene, hem rengine hem de tadına hayran olabilirsin.

  • Gün içinde en çok tükettiğimiz sıvı su. Hadi onu da renklendirelim, içine biraz zencefil ve biraz nar ve birkaç tane de tarçın çubuğu koyarak, suyunu hem daha sağlıklı, hem de daha renkli hale getirdin bile. 

İlginizi çekebilir: Beslenme düzeninizde ufak değişikliklerle daha sağlıklı olabilirsiniz: Lif alımını artırın

Betül Karakuş: 2014 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden şeref öğrencisi olarak mezun oldu. Üniversite eğitimi süresince, Hacettepe Üniversitesi Erişkin Hastanesi onkoloji, nutrisyon destek, poliklinik ve dahiliye bölümlerinde ve Özel Ankara Güven Hastanesi’nde yetişkin beslenmesi üzerine; Hacettepe Üniversitesi İhsan Doğramacı Çocuk Hastanesi’nde çocuk beslenmesi üzerine; T.C. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği ve Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri mutfağında kurum beslenmesi üzerine stajlarını başarıyla tamamladı. Diyabet diyetisyenliği, kardiyoloji diyetisyenliği, sporcu diyetisyenliği kursları başta olmak üzere bir çok eğitim ve kurs programına katıldı. Nisan 2014 tarihinden itibaren Mezura Kliniği’nde diyetisyen olarak çalışmaya başlayan Betül Karakuş; Mezura’nın wellness çalışmalarının yönetimi ve koordinasyonundan sorumludur. Ayrıca Mezura Kliniği’nde hasta tedavi ve eğitimi konularında, bilimsel yayın takip ve uygulama geliştirme konularında Uzm. Dyt Dilara Koçak’a yardımcı oluyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale