X

Mutfakta harikalar yaratmamızı sağlayan bitkileri ne kadar tanıyoruz?

Hazırladığınız yemeklere benzersiz bir tat mı katmak istiyorsunuz? O zaman çareyi bitkilerde arayabilirsiniz. Yemeklerinizi lezzetlendirmek için tuz, yağ veya çeşitli soslar eklemeden önce bitkilerle harikalar yaratmak mümkün. Üstelik hazırladığınız yemeğe bir tutam yeşillik serpmek onu sadece daha hoş ve lezzetli yapmakla kalmıyor, aynı zamanda sağlık açısından çok yararlı nitelikler de kazandırıyor.

Peki mutfakta kuru veya yeşil olarak her gün elimizin altındaki bu bitkileri ne kadar tanıyoruz? Bitkileri mutfakta ne kadar verimli kullanıyoruz? İşte mutfakta harikalar yaratmanızı sağlayacak bitkileri doğru kullanmak için ipuçları:

Bitkileri nasıl saklamak gerekiyor?
  • Taze olarak saklama

Bitkileri öncelikle soğuk suda yıkayın ve üzerindeki toprak kalıntılarını nazikçe temizleyin. Fazla suyunu süzün ve daha sonra kağıt havluyla kurulayın. Orta boy bir kavanozu birkaç parmak yüksekliğinde suyla doldurun. Bitkilerinizin sap kısımlarını kesin. Daha sonra bitkileri kavanozun içine koyun. Bu şekilde tezgahın üzerinde veya buzdolabında saklayın.

  • Derin dondurucuda saklama

Taze bitkilerinizi ince ince doğrayın ve buz kalıplarına doldurun. Daha sonra dondurucuya koyup donmaya bırakın. Dilerseniz zeytin yağıyla karıştırarak dondurabilirsiniz.

  • İnce ince kıyma

Bitkileri yıpratmadan öğütebileceğiniz aletler sayesinde ince ince kıyarak da saklayabilirsiniz. Eğer böyle bir aletiniz yoksa, keskin bir bıçak yardımıyla taze bitkileri ince ince kıyabilirsiniz. Bitkileri yıpratmamak için yıkadıktan sonra kurulayın ve daha sonra kıymaya başlayın.

  • Yetiştirme

Balkonda veya pencere önünde kendi bitkilerinizi yetiştirerek saklamaya ihtiyaç duymadan her seferinde taze olarak tüketebilirsiniz.

  • Kurutma

Bitkileri taze olarak kullanmayı tercih etsek de eğer elinizde çok fazla bitki varsa ve diğer saklama koşulları sizin için uygun değilse kurutarak da saklayabilirsiniz. Elinizdeki taze bitkiyi demet şeklinde bağladıktan sonra sapları yukarı gelecek şekilde asarak kurumaya bırakabilirsiniz.

Peki mutfakta hangi bitki, nasıl kullanılır?
  • Reyhan

Yeşil ve mor renkli olarak bulabileceğiniz, zaman zaman fesleğen de denilen reyhan, yemeklerde en sık kullanılan bitkilerden biri. Yemeklerinize reyhan koymak istediğinizde, daha fazla lezzet elde edebilmek için pişirme işleminin sonlarına doğru ekleyin. Bu aynı zamanda reyhanın yeşil rengini korumasına da yardımcı olacaktır. Eğer reyhan çok fazla sıcağa maruz kalırsa rengi kahverengiye dönüşür. Hoş kokusu ve tadının yanı sıra reyhan anti-inflamatuar özelliğiyle de biliniyor. Aynı zamanda vücutta şişkinliğe neden olan enzimlerin bloke edilmesine yardımcı oluyor. Reyhanı yemeklerinize koyarken, yapraklarını elinizle nazikçe yırtarak koymaya çalışın.

  • Defne yaprağı

Akdeniz türü ve Kaliforniya türü olmak üzere iki çeşit defne yaprağı bulunuyor. Akdeniz türü defne yaprağı daha yumuşak bir tada sahipken, Kaliforniya türü defne yaprağı keskin tadıyla biliniyor. Defne yaprağı genellikle kurutularak kullanılıyor çünkü kurutma işlemi defne yaprağının acımtırak tadını alıyor. Çorbalara, makarnalara lezzet katan defne yaprağı, karın bölgesindeki ağrıları dindirme özelliğiyle biliniyor.

  • Kişniş

Keskin bir tada sahip olan kişniş otunu bazıları çok seviyor, bazıları da nefret ediyor. Sıkça maydonozla karıştırılan kişniş otu, çok zengin bir A vitamini kaynağı. Meksika yemeklerinin vazgeçilmezi olan kişniş, ekşimtırak bir tada sahip.

  • Dereotu

Uykusuzluğa iyi geldiği bilinen dereotu, aynı zamanda yaşlılığa bağlı olarak zayıflayan bilişsel yetenekleri de güçlendirici özelliğiyle öne çıkıyor. Çorbalarla, salatalarla birlikte kullanılan dereotu, tatlı ve otsu tadıyla biliniyor. Balık ve soslarda da gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz.

  • Nane

Pek çok türü bulunan nanenin parlak ve yeşil yaprakları, sindirime yardımcı olma özelliğiyle biliniyor. Nanenin aynı zamanda alkolün vücuttaki olumsuz etkilerine karşı da iyi geldiği söyleniyor. Ferahlatıcı bir tada sahip olan naneyi çorbalarda, içeceklerde, çikolatalarda, salatalarda, soslarda kullanabilirsiniz.

  • Maydanoz

Belki de mutfakta en çok kullanılan bitkilerden biri olan maydanoz, içeriğindeki kimyasallar sayesinde beyin hücrelerini serbest radikallerin hasarından korumaya yardımcı oluyor. Aynı zamanda cildin güneşin zararlı etkilerinden korunmasını sağlıyor. Bu mucizevi bitkiyi salatalarda, soslarda, yumurtayla, balıkla ve et yemekleriyle rahatça kullanabilirsiniz.

  • Biberiye

İğne yapıdaki biberiye, genellikle ızgara etlerle, patatesle veya zeytinyağının içinde karşımıza çıkıyor. Biberiye, içeriğindeki antioksidanlar sayesinde aşırı kilo alımının önüne geçiyor ve kolesterol seviyesini düşürüyor.

  • Kekik

Fransız mutfağının vazgeçilmezi olan kekik de biberiye gibi antioksidan özelliğe sahip. Et yemeklerine, çorbalara, patatese harika bir şekilde eşlik eden kekik, bazı soslar ve makarnalarla da güzel bir uyum sağlayabiliyor.

Kaynaklar:
Greatist
Food Network

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale